beğeni ile cümle
beğeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Büyük beğeni toplayan albüm, Spin dergisi tarafından yılın en iyi 20 albümünden biri seçildi.O álbum recebeu críticas positivas e foi nomeado um dos melhores álbuns do ano pela revista Spin.
Kamp boyu sergilediği performansla teknik ekibin beğenisini kazandı.Seu desempenho rapidamente agradou ao técnico da equipe.
Hiro, üniversiteyi çok beğenip katılmak ister.Becky é muito estudiosa, gosta de ir à escola.
Bu albüm oldukça beğenilmiş ve birçok ödül almıştır.O álbum foi relativamente bem sucedido e recebeu vários prêmios.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.O filme recebeu muitas criticas negativas.
Film eşeltirmenlerce de beğenildi.Evidentemente ele favoreceu também o cinema.
Albümle adını duyurmayı başardı ve müzikleri insanlar tarafından beğenildi.O álbum foi aclamado pela crítica e agradou os fãs da banda.
Oyun 25 Eylül 2012'de oynanabilir bir şekilde oyunseverlerin beğenisine sunuldu.Sports, em 25 de julho o jogador parecia estar fazendo progressos.
Settle eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve 2013 Merkür Ödülü'ne aday gösterildi.Ele foi lançado para aclamação da crítica e foi nomeado para o Mercury Prize 2007.
İlk romanı Boston Macerası , en çok satan ve ulusal beğeni toplayan bir eseriydi.Seu primeiro livro, Boston Adventure, foi um best-seller, garantindo-lhe reconhecimento nacional.
20. yüzyılın en etkili, başarılı ve beğenilen vokallerinden biriydi.Uma das mais bem sucedidas, elogiadas e influentes artistas francesas do Séc.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.Ajuda com abertura de xadrez.
The Chronic'in yenilikçi ve çığır açan prodüksiyonu dünya çapında eleştirmenlerin beğenisini kazandı.A produção em The Chronic foi vista como inovativa e pioneira, e recebeu aclamação universal dos críticos.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.A textura atmosférica das guitarras e o falsete de Thom Yorke foram bastante aclamados por críticos e fãs.
Anayurt Oteli filminde Zebercet rolündeki başarısı ile büyük beğeni topladı.O público gostou do seu desempenho em papéis com bermudas.
Onu sahiden beğeniyorum.Eu gosto mesmo dele.
Tom her yerde beğeniliyor.Tom é bem visto em todos os lugares.
Slumdog Millionaire önemli ölçüde beğeni kazandı.Slumdog Millionaire werd een groot succes.
İnsanlar tarafından çok beğenilmiştir.Ik ben aangetrokken tot mensen.
15 yaşındayken bir arkadaşı fotoğraflarını Prag'da bir ajans'a gönderdi ve ajans tarafından beğenildi.Toen ze 15 was stuurde een van haar vrienden foto's van haar naar een modellenbureau in Praag.
Yeni adı Özbaşı ise; halkının beğenilir insanlardan oluşmuşluğundan dolayı verilmiştir.De nieuwe naam Kwadijk was afgeleid van de kwade (moeilijk te onderhouden) dijk.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Dan ga je ook andere dingen leuk vinden."
Albümün en beğenilen parçalarından birisi oldu.Het favoriete fragment van...
Super Junior’ın performansları medya tarafından beğeniyle karşılandı.Super Meat Boy is zeer goed ontvangen.
Film büyük beğeni topladı.De film genoot veel bijval.
Halkın beğenisini okşayan güfte ve besteler yapmıştır.En bestelde hij daar eten en wijn, omdat hij daar blij wilde zijn’.
Girl on Fire, müzik eleştirmenlerinin beğenisini kazandı.4 In The Morning werd goed ontvangen bij de muziek critici.
1954'te çıkardığı çalışması Little Things Mean a Lot beğeni kazanmıştır.Ze maakte in 1954 een comeback met de hit 'Little Things Mean a Lot'.
Şarkı eleştirmenlerin beğenisini kazandı; sözleri ve Eminem'in rap hızı övgüler topladı.Het lied kreeg positieve recensies; critici prezen Eminem's lyrische vermogen en rapsnelheid.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Maar toch bleef de inhoud van het tijdschrift voornamelijk gewijd aan de amusementswereld.
250 bin beğenilmeme aldı.Het bracht 250 frank op.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Het nummer geniet bekendheid onder niet fans.
Bu beğeniyi göstermek için el çırpma.Zet geen paal op voor aanbidding.
Bu performansıyla da dinleyicilerin tekrar beğenisini kazandı.Door deze plaat geloofden zijn fans weer in hem.
Ama kendisi daha çok R&B ve Soul'u beğeniyordu.Hij is actief in de R&B en soul.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.Sheridan’s vertolking van Randall Flagg werd geprezen door kijkers en critici.
Programı çok beğenildi.Ze is dol op dit programmaatje.
Firma herkesçe beğenilen Batman: Arkham Asylum, Batman: Arkham City oyunlarıyla ün kazandı.Het spel is het vervolg op Batman: Arkham City.
Bu arada Alman ekibi Energie Cottbus tarafından denendi ama beğenilmedi.Aanvankelijk werkte het samen met het Duitse Jacobs Energie, maar dit was geen succes.
Yemekleri birçok kişi tarafından beğenilmiştir.Populariteit is geliefd zijn bij veel mensen.
Tarzı nedeniyle oyuncuların büyük beğenisini toplamıştır.De platenspelers kregen vanwege hun degelijkheid veel waardering.
Günümüzde radyonun Facebook sayfa beğenisi 900.000 beğeniyi aşmıştır.De Facebookpagina heeft op dit moment ongeveer 300 likes.
Özellikle oyunun grafikleri ve gerçekçi savaş ortamı beğenilmiştir.Zo werden het acteerwerk en de realistische weergave van de oorlog geprezen.
Çok beğeni almıştır.Kennelijk vindt ze mij aardig.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.De film kreeg nogal wat kritiek te verduren.
Ne dese beğenirsin?Je raadt nooit wat hij mij gezegd heeft!
Sence Marry hangisini beğenir?Welke denk je dat Marry mooier vindt?
Sence Mary hangisini beğenir?Welke denk je dat Mary mooier vindt?
"Funny Little World" Norveçli eleştirmenlerin beğenisini toplamıştır.Funny Little World otrzymało pozytywne recenzje od norweskich krytyków.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Jeśli się Panu spodoba, proszę powtórzyć”.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Dziewczyna jest lubiana przez studentów.
Onu daha önce de çok beğenirdim.Kiedyś go podziwiał.
My Beautiful Dark Twisted Fantasy, müzik eleştirmelerinin ortak beğenisiyle karşılandı.My Beautiful Dark Twisted Fantasy spotkało się z ogólnym uznaniem ze strony krytyków.
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Książki Idries Shah o sufizmie osiągnęły znaczne uznanie krytyków.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Była bardzo popularna i lubiana wśród ludu.
Çok beğeni almıştır.Bardzo się polubiliśmy.
Yılın en beğenilen filmlerinden birisi olmuştur.Był to jeden z moich ulubionych filmów, gdy dorastałem.
Diğer bir kesimin ise beğenisini kazandı.Lippi: Wygraliśmy tak, jak lubię.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.Koncert został ciepło przyjęty przez fanów.
Film çok büyük beğeni karşılandı.Wierzę, że ten film spodoba się Państwu tak bardzo, jak mnie się spodobał.