Klingsor’un kendini beğenmişliği kendine ait resimleri değerlendirirken de ortaya çıkmaktadır.האידיאליזם של ברקלי שולל את קיומם של הדברים כשהם לעצמם.
Performansı beğenildikten sonra 11 Şubat 2010 tarihinde sözleşmesini 2014 yılına kadar uzattı.לאחר היכולות המרשימות שלו הוא הוחתם על הארכת חוזה ב-11 בפברואר 2010 עד ל-2014.
Şarkı, Madonna'nın gelmiş geçmiş en çok satan ve en çok beğenilen hitlerinden biri olarak kabul edilmektedir.האחרון, מוכר כאחת מהבלדות הידועות והאהובות ביותר שלה.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.הסרט קיבל ביקורות חיוביות רבות.
David’in ikinci albümü Slicker Than Your Average” 2002 piyasaya sürüldü ve beğeniyle karşılandı.האלבום השני של דייוויד, "Slicker Than Your Average", יצא ב-9 בנובמבר 2002.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.למרות הצלחתו של השיר חברי הלהקה לא אהבו את השיר.
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.המיני אלבום "SWAAY" שלהם זכה לביקורות טובות.
Charles Chaplin bu filmin en çok beğendiği film olduğunu söylemişti.אינגמר ברגמן אמר כי זהו הסרט האהוב עליו ביותר.
Mart 1990'da yayınlanan üçüncü albümü Blacks' Magic, beğeniyle karşılandı.האלבום השלישי של ההרכב, Black's Magic, יצא ב-1990.
Jennifer Aniston, Matthew Perry ve Lisa Kudrow da seçmelerde beğenilerek kadroya eklendi.ג'ניפר אניסטון, מת'יו פרי וליסה קודרו לוהקו לתפקיד על פי האודישן שלהם.
Fox senaryoyu çok beğendi ve filmde rol almayı kabul etti.קרייבן אהב את הבניין באופן מיידי והחליט להשתמש בו לסרט.
Filmin müzikleri de çok beğeni toplamıştır.בוודאי שאהבתי מאוד את השירים גם כן.
Sonraki filmi Batman & Robin'de eleştirmenler filmi beğenmese de, film gişede çok başarılı oldu.לעומתו, הסרט השני שביים "באטמן ורובין" קיבל ביקורות קשות ולא הצליח בקופות כמו קודמיו.
Yeni albümümü umarım beğenirsiniz,” diye konuştu."זה אינו אחד מהאלבומים המועדפים עלי", הודה.
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.ב-1995 השתתף בסרט "ארבע חתונות ולוויה אחת".
Dante'yi gördüğünde beğenir ve onunla çalışmaya başlar.מחבבת מאד את קליי ומנסה להתחיל איתו.
İşimde zor beğenen biriyimdir.אתה איש שאוהב מאד עובדות.
Turgut, Fatma’yı görmüş beğenmiştir.אני לא רוצחת, אהבתי את פייגה.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Сигурен съм, че ще ти хареса да работиш с него“.
Yörükler orayı beğenir ve yerleşir.Мястото му харесва и се преселва там.
Ve orayı beğenirler.Харесало им мястото.
(Her ülke beğendiği 10 şarkıyı 1-8, 10 ve 12 puanla ödüllendirir.Всяка държава дава на предпочитаните песни точки от 1 до 8, 10 или 12.
Jüri ise filmi çok beğendiğini açıkladı.В интервю заявява, че театърът му харесва повече.
Büyük beğeni toplayan The Blueprint albümünü iki günde yazdı.Неговият критично приет албум „The Blueprint“ беше написан само за два дни.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Сантра има влечение към модата.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Маслините и бялото вино на Агилар се ценят в цяла Испания.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Колкото и да ми е неприятно, ако трябва да бъда честен, намразих пиесата.
Bu albüm oldukça beğenilmiş ve birçok ödül almıştır.Албумът е много успешен и носи много продажби и награди.
Basketbol da beğeniyle izlenen bir spor dalıdır.Баскетболът е харесвана игра в Чад.
Fox senaryoyu çok beğendi ve filmde rol almayı kabul etti.Хепбърн харесва книгата и с удоволствие приема предложената роля.
Salonda sergilenen eserlerin kraliyet tarafından da beğenildiği düşünülürdü.Неговите идеи първоначално са приети позитивно и в кралския двор.
Paul Dini, Bruce Wayne'in karakterizasyonunu beğendi.Paulu Diniju se svidjela karakterizacija Brucea Waynea.
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Kritičarima se film uglavnom svidio.
2002 yılının yazında, yazar Carl Hiassen'in üvey oğlu bir kitapçıda Eragon'u buldu ve beğendi.U ljeto 2002. godine, polu-unuk autora Carla Hiaasena našao je Eragona u knjižari i odmah mu se svidjela.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Volio bih vidjeti kako biste to izveli..."
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Bio je vrlo omiljen među studentima.
Günümüzde radyonun Facebook sayfa beğenisi 900.000 beğeniyi aşmıştır.9GAG-ova stranica na Facebooku trenutno se sviđa više od 35 milijuna osoba.
Jennifer Aniston, Matthew Perry ve Lisa Kudrow da seçmelerde beğenilerek kadroya eklendi.Jennifer Aniston, Matthew Perry i Lisa Kudrow dobili su uloge zahvaljujući svojim audicijama.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.U njoj se bavi šahovskim otvaranjima.
En beğenilen mantarlardan biridir.Najviše ih love gepardi.
Gerçekten Martin onların müziklerinden çok kişiliklerini beğenmiştir.Martin voli više vrsta glazbe.
Beğenen beğenene, seven sevene" yazarak dile getirdi.Ona pristaje i dobacuje mu ceduljicu na kojoj piše: "Upomoć!
Elçi Gitme: Erkek tarafı kız ailesince de beğenilirse kız tarafına hatırı sayılır kişilerle elçi gönderilir.Do robova (ropstvo je bilo prisutno) i žena dolazilo se kupnjom.
Maç boyunca kendisini beğenerek izledim.Volio je igru cijelog života.
Bu tank Vietnam savaşında başarılı bir biçimde kullanılmış, performansıyla beğenilmiştir.U filmu vijetnamske snage su tretirane s poštovanjem.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Rezultat je bio taj da ljudi nisu bili oduševljeni viđenim.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Nekim se kritičarima film nije svidio.
Bunların içinden Avea için yaptığı reklam müziği beğeni topladı.Puštala se njegova glazba te glazba koju je i sam volio.
Beğenir, grubun menajeri olur.Glavna je zabavljačica grupe.
O kadar beğenildi ki besteci tam 32 kez sahneye çağrıldı.S istim učinkom gostovala je na 32.
Eleştirmenlerin beğenisini toplamasına rağmen bu albümden sadece 12.000 adet kopya satıldı.Iako je uglavnom primio pohvale od kritike, album se prodao u samo 39.000 primjeraka.
Albüm, Amerika’da beklenen başarıyı sağlayamasa da, Avrupa’da oldukça beğenildi.Iako je album u početku bio slabo primljen u Americi, veliki je uspjeh postigao u Europi.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı."Organski je riječ koju volim koristiti."
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Jedna je od najpoznatijih i najprepoznatiljivih pjesama sastava.
NBC fikri beğendi ve senaryonun yazılmasını istedi.NBC sa scenár páčil a seriál si objednala.
Halk tarafından şarkıları çok beğenildi.Pieseň sa publiku veľmi páčila.
1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikâyeyi beğendi.V roku 1863 ukázal nedokončený rukopis vydavateľovi Macmillanovi, ktorému sa ihneď zapáčil.
Umarım beğenilir." demiştir.Dúfam, že sa vám názov páči..".
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Medzi svojimi žiakmi bol veľmi obľúbený.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Tie sa čoskoro ukázali ako veľmi účinné a medzi ľuďmi sa stali obľúbenými.