Çok beğeni almıştır.Veľmi rýchlo si ju obľúbili.
Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı.Niektorým ľuďom sa to páčilo, a niektorým ľudom nie.
Buna karşın söz konusu single MTV'den büyük destek gördü ve geniş kitleler tarafından beğenildi.Pochádzajú z neho úspešné single Miss Murder a Love Like Winter.
Böylece kendini kilise ve manastır mensuplarına beğendirmeye çalıştı.Rád bol a je zväzok samosprávnych kláštorov.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Je veľmi sebecký a egoistický.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Dodal, že si cení mužov, ktorí sa radi obliekajú do tesných pančucháčov.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Súčasne sa cisárovná prejavila ako veľmi sociálne cítiaca žena.
Eser çok tartışıldı ve beğenilmedi.Akokoľvek, bolo to nepríjemné a nepáčilo sa mi to.
Millais ayrıca yaptığı çocuk resimleri ile de büyük beğeni topladı.Plicka s obľubou fotografoval deti.
Oyun, eleştirmenler tarafından beğenildi ve iyi bir satış başarısı elde etti.Hra bola pozitívne prijatá kritikmi a mala komerčný úspech.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.Seriál si našiel silnú podporu medzi fanúšikmi.
Bu dönemde genellikle eskiden hazırladığı güzel eserleri dolayışyla beğenilmekteydi.Obľúbil si najmä krásne štýly batožín, ktoré videl.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
Sanatçının en çok satılan ve beğenilen albümüdür.Je to najúspešnejší a najpredávanejší album tejto skupiny.
Beğenmek – İnsanlar beğendikleri insanlar tarafından kolaylıkla ikna edilebilmektedir.Referenčna moč (Liking) – Ljudi zlahka prepričajo ljudje, ki so jim všeč.
Ama yine de seyirciler tarafından beğenildi.Kljub kontroverznostim pa jo je imelo občinstvo rado.
Kendini beğenmiştir, tembeldir ve beceriksizdir.Počuti se samega, nemočnega in nekoristnega.
En çok beğendiği oyuncu Kim Clijsters'tır.Njegov najljubši igralec je William Shatner.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı.""Moški, ki je rad slab".
Basketbol da beğeniyle izlenen bir spor dalıdır.Košarka je tudi priljubljen ulični šport.
Hep beğeniriz, ama artık ona gülmeyiz.Uživamo jo pred obrokom, nikoli pa ne po njem.
Edebiyat çevrelerinde beğeni topladı.Prav zato je priljubljen v literarnih vedah.
Sesimi beğeniyorum ve kimseyi bu sesten mahrum bırakmak istemedim." sözleriyle dile getirmiştir.Čakal sem, nisem jih ubil, preden ne slišim vaše besede o tem."
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Škodoželjni človek je neka ženska.
Film Rotten Tomatoes internet sitesinde %93 beğenme oranına sahiptir.Film danes na spletni strani Rotten Tomatoes drži na podlagi 39 ocen odličen odstotek - 93%.
Yörede yetiştirilen Agonya tütünü beğenilen bir tütün çeşididir.Na Bližnjem vzhodu je priljubljeno kajenje tobaka s pomočjo vodne pipe.
Rotten Tomatoes'ta %50'lik beğeni düzeyine sahiptir.Ponoči je raven melatonina znižan za 50%.
Eleştirmenler tarafından bu versiyonu beğenilmedi.Kritikų ši versija nesužavėjo.
Murat Erşahin: “Ben filmi beğendim.S. Kubrikas yra pasakęs: „Aš myliu montažą.
En sonunda burayı beğenip kalmaya karar verirler.Teigiama, kad jis mėgdavo po juo sėdėti.
Herkesin onu beğenmesini ister.Jį mėgo kiekvienas.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Simpatizavo Baro konfederacijai, bet prie jos neprisijungė.
Bu ekler modern edebiyat tenkitçileri tarafından çok beğenilmektedirler.Elfai taip pat labai mėgstami fantasy literatūros autorių.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Pirmuosius vaidmenis sukūrė mėgėjų spektakliuose Kelmės scenoje.
İki disklik albüm beğeniyle karşılandı ve bir de altın plak kazandı.Pasižymėjo dviem rezultatyviais perdavimais ir gavo geltoną kortelę.
Dave ikilinin performansını çok beğenmişti.Džimas Levis labai mėgo šios kompanijos žaidimus.
Ancak yürütdüğü bu politika bazı türkmen emirleri tarafından beğenilmedi.Tačiau dėl kai kurių nuostatų Malajos Sąjunga nebuvo mėgiama.
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.O pasaulinę šlovę jam atnešė 1994-ųjų hitai „Ketverios vestuvės ir vienerios laidotuvės“ bei „Sirenos“.
Dizinin 23 Eylül'deki premieri büyük beğeni topladı ve 12.61 milyon kişi tarafından seyredildi.Pirmoji serialo serija pasirodė 2009 m. rugsėjo 23 d. Tuomet ją žiūrėjo 12,6 milijonų žmonių.
Üzerinde çok yavaş çalışıyorum ama şu ana kadar yaptığım her şeyi beğendim.Aš verčiau tęsiu ir darysiu dalykus taip, kaip aš darydavau juos visada..
Yılın en beğenilen filmlerinden birisi olmuştur.Tai vienas prestižiškiausių kino festivalių pasaulyje.
Hyka'nın Tiran'daki performansı çok beğenildi.Labai vertino Homero veikalus.
Albüm, grubun resmi sitesinde ücretsiz indirilecek şekilde dinleyicilerin beğenisine sunuldu.Palydovui praskridus pro vartotojo vietą, programėlė leisdavo nemokamai perklausyti albumą.
Albüm, eleştirmenlerden iyi notlar alsa da, hayranlar tarafından çok beğenilmemiştir.Albumas, kurį kritikai pripažino nevykusiu, publikai patiko.
Sert, ama akıcı bir üslûba sahip köşe yazılarıyla kısa bir süre içinde büyük beğeni topladı.Linėjus šią paprastą, akiai malonią, trumpai žydinčią gėlytę labai mėgo.
Herkes bu ismi beğendi.Šis vardas visiems patiko.
Yerelnet BeğDerESTER avaleht
Speer, çok beğenilen Karlsruhe Üniversitesi'nde mimarlık çalışmalarına başladı.Speer alustas oma arhitektuuriõpinguid Karlsruhe Ülikoolis.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Nende perekonnasõber Mardile Reet meeldib ja ta ei suuda näha teda kannatamas.
Sen ne beğenirsen, herkes onu beğenir" der.Kui sa talle meeldisid, oleks ta teinud sinu heaks kõike.
Ona kendini beğendirmeye çalışır.Armastab end proovile panna .
Albüm 14 Nisan 2017'de yayımlandı ve büyük beğeniyle karşılandı.Album ilmus 21. juulil 2017 ja sai üldiselt positiivseid kommentaare.
Yazarlar, beğendikleri yahut beğenmedikleri entry'leri oylama hakkına sahiptirler.Redditi liikmetel on võimalik kujundada oma esilehte vastavalt sellele, mis neile meeldib või ei meeldi.
Grafikleri, oyun yapısı ve eğlenceli oynanabilirliği beğeni toplamıştır.Nemad hoolitsevad intriigide ja lõbusa meelelahutuse eest.
Bekina kadını beğenir ve onunla evlenir.Niina meeldib Saahhovile ja ta kavatseb temaga abielluda.
Şark, beğeniyle karşılandı.Teda peetakse meeldiva laulu pärast.
Dinlerken beğendim ve ben de bizimkine benzettim.Ta tõusis, ka mina seisin, me vaatasime teineteisele silma.
Milliyet. s. 2. ^ "Zor Kadın beğeniliyor".14, 2000) "Teravaima sulega eesti naine.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Vínland Viikingid Vinlandis.
Hep beğeniriz, ama artık ona gülmeyiz.Talle meeldib nalja teha, kuigi ei tule see tal alati kõige paremini välja.