Sen ne beğenirsen, herkes onu beğenir" der.Mindenki találhat benne valamit, ami tetszik.”
Beğendik, beğendik...Szeret, nem szeret...
Kollama dizisindeki "Memduh" karakteriyle büyük beğeni aldı.Igen, a kedvedért elvittem sétáltatni a tokot.
Müjdat Gezen, Vakvak Rıza rolüyle büyük beğeni toplamıştır.Kurázsi, én, megkuruzsolnám Jó üsti szesszel szívesen.
Albüm, 2006 Temmuz ayında Japonya'da da dinleyicilerin beğenisine sunulmuştur.2003. februárjában az ausztrál rádiós játszási listák kedvelt dala volt.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.A cárné nagyon félénk, visszahúzódó asszony volt.
Ancak performansı beğenilmedi ve sözleşmesi feshedildi.Nem szerette a mellébeszéléseket, az alkotó munkának azonban híve volt.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Önző és akaratos nő.
İlk sezon hemen hemen evrensel bir beğeniyle karşılaştı.Hamarosan egész Európában kedvelt édesség lett.
En beğenilen mantarlardan biridir.Ő volt a kedvenc kettejük közül.
Film hem eleştirmenler hem de seyirci tarafından beğenildi.Mind a kritikusoknak, mind a közönségnek tetszett.
İşimde zor beğenen biriyimdir.Egyáltalán szeretem, amikor magamnak dolgozom.
My Beautiful Dark Twisted Fantasy, müzik eleştirmelerinin ortak beğenisiyle karşılandı.Kedvenc együttesei (KISS, Twisted Sister) nagyban befolyásolták, hogy milyen zenét játsszon.
Eğer saldırgan mizahı beğenen birisiyseniz, muhtemelen bu programı çok seveceksiniz." yorumunda bulundu.If you like this position you can tape it.« (»Meztelenül akarsz látni?
Büyük kitlelerce beğeni kazanmış Harry Potter serisi filmlerde rol almıştır.Harry Potter-rajongóként szeretett volna szerepet kapni a megfilmesítésben.
Dante'yi gördüğünde beğenir ve onunla çalışmaya başlar.Megtetszik neki a dal, és táncolni kezd rá.
2007 yılına kadar bu final NBA tarihinde en az beğenilen finaldi.1990-ig bezárólag ezen a vb-döntőn született a legkevesebb gól.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Azonban abban biztos vagyok, hogy ez az élmény juttatott közel először a szórakoztató iparhoz.
Kötü ratingler ve izleyicinin beğenmemesi nedeniyle dizi 13 bölüm sonrasında yayından kaldırıldı.A lapot általános érdeklődés és előfizetők hiányában a 13. számmal megszüntették.
Fakat Spielberg, Monty Python and the Holy Grail adlı parodi filminde işlendiği için bu fikri beğenmedi.Az ötlet a Gyalog Galopp (Monty Python and the Holy Grail) című filmből jött.
Oyuncunun çizdiği Joker portresi çok beğenildi.Műtermi felvételek kedvelt portré-objektívja volt.
Makalede Çağrı Beğ'in oğlu Alp Arslan'a da yer verilmiştir.Ezt követően a csapatvezető fiának, Armaan Ebrahimnak kellett átadnia az ülést.
Özellikle nakaratı ve Beyoncé'nin vokalleri beğeni topladı.Főként Lukianosz és Plutarkhosz munkáit kedvelte.
Ama kendisi daha çok R&B ve Soul'u beğeniyordu.Az Unbroken kiadása után sokkal inkább az R&B és hiphop műfajok kedvelőjének érezte magát.
Gülçehre de Asker'i beğenmiştir.Katonái igen kedvelték Blüchert.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.A lemezt nagy örömmel fogadták a rajongók.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Szóval nem igazán voltam erős ebben.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Viola nagyon szeret focizni, de nem veszik be a csapatba.
Tom kendini beğenmiş görünüyor.Tom önelégültnek látszik.
Yapımcılar onun enerjisini beğendiler ve Ana Lucia karakterinin sezon sonunda öldürülmesini kararlaştırdılar.Tuottajat pitivät hänen energiastaan, joten he suostuivat tappamaan Ana Lucian kauden lopussa.
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Monet kriitikot sen sijaan pitivät elokuvasta.
Wallis'i bulduklarında çok sevindiler ve onun resme olan yaklaşımını çok beğendiler.He ilahtuivat Wallisista ja hänen suorasta tavastaan tehdä kuvia.
Jennifer Aniston, Matthew Perry ve Lisa Kudrow da seçmelerde beğenilerek kadroya eklendi.Jennifer Aniston, Matthew Perry ja Lisa Kudrow palkattiin rooleihinsa koe-esiintymisen perusteella.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.Samaan aikaan hän alkoi kiinnostua shakkitehtävistä.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Varsinkin värikkäät lelut ovat mieluisia.
450 dakikalık film 1994'te beğenilere sunuldu.40-minuuttinen Sähkö-filmi valmistui 1995.
Maç boyunca kendisini beğenerek izledim.Seisoo katsomossa koko ottelun ajan.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Ero on siinä, pidätkö siitä vai rakastatko sitä."
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Se on eräs yhtyeen tunnetuimmista ja suosituimmista kappaleista.
Salonda sergilenen eserlerin kraliyet tarafından da beğenildiği düşünülürdü.Salongissa pidetty näyttely tarkoitti kuninkaallista hyväksymistä.
1877 yılındaki çalışması Rönesans (Fransızca:La Renaissance) bugünlerde beğeniyle karşılanmaktadır.Hänen tutkielmansa La Renaissance (1877) sai osakseen aikalaisten suosiota.
Şarkı ABD'de oldukça beğenilmiştir.Yhdysvalloissa Song oli hyvin suosittu.
Albüm 14 Nisan 2017'de yayımlandı ve büyük beğeniyle karşılandı.As You Were -albumi julkaistiin 6. lokakuuta 2017, ja se sai positiivisen vastaanoton.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.Elokuva on herättänyt paljon arvostelua.
Eleştirmenler Simpson'ın performansını gayet iyi bulmuştular, ama filmi hiç beğenmemiştiler.Homer Simpson piti elokuvaa loistavana, mutta muut eivät pitäneet siitä.
Bunu kavram olarak beğendim.Arvostan sitä kuviota.
Fakat tam bu sırada şans eseri olarak Victor Hugo'nun Le roi s'amuse eserini görüp beğendi.Libretto perustuu Victor Hugon näytelmään Le roi s'amuse (Kuningas huvittelee).
Kendini beğenmiştir.Sami kiehtatuojik.
Ünlü bir yapımcı olan Russell onu beğenmiş ve evine görüşmeye çağırmıştır.Virta oli aidosti ylpeä kodistaan ja esitteli sitä mielellään tuttavilleen.
250 bin beğenilmeme aldı.Hän sai 250 000 dollaria.
Murat Erşahin: “Ben filmi beğendim.Lucker totesi asiasta: "Pidän taideteoksien näkemisestä.
Eser çok tartışıldı ve beğenilmedi.Tapahtuma oli ikävä, enkä mielelläni edes ajattele sitä.
Türkiye'de de forma giymiş ve beğeni kazanmıştır.Turkka myös lavasti ja puvusti esityksen.
Charles Chaplin bu filmin en çok beğendiği film olduğunu söylemişti.Charles Chaplin sanoi elokuvaa parhaaksi näkemäkseen amerikkalaiseksi elokuvaksi.
Prodüktörlüğünü Just Blaze ve Kanye West'in üstlendiği albüm beğeniyle karşılandı.Levyllä kuultiin myös hittinikkareiden Just Blazen ja Kanye Westin tuotantoa.
Evlenmelerde kız beğenme, kız isteme, düğün ve düğün ziyaretleri merasimleri vardır.He menevät kihloihin, tytön pyynnöstä ilman sormuksia.
Fox senaryoyu çok beğendi ve filmde rol almayı kabul etti.Cameron piti siitä ja hyväksyi sen elokuvaan.
Sesimi beğeniyorum ve kimseyi bu sesten mahrum bırakmak istemedim." sözleriyle dile getirmiştir.Me no gusta como el parla. = En pidä tavasta, jolla hän puhuu.
Dünyanın en beğenilen obuacılarıdan biri olmuştur.Se on yksi maailman suosituimpia teesekoituksia.
1954'te çıkardığı çalışması Little Things Mean a Lot beğeni kazanmıştır.Hänen levyttämänsä menestyskappale ”Little Things Mean a Lot” nousi vuonna 1954 Billboard-listan ykköseksi.