beğ ile cümle

beğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Settle eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve 2013 Merkür Ödülü'ne aday gösterildi.Ele foi lançado para aclamação da crítica e foi nomeado para o Mercury Prize 2007.
İlk romanı Boston Macerası , en çok satan ve ulusal beğeni toplayan bir eseriydi.Seu primeiro livro, Boston Adventure, foi um best-seller, garantindo-lhe reconhecimento nacional.
Ve bazı çağdaşları onu kendini beğenmiş olarak görüyordu.Logo algumas pessoas próximas começam a considerá-lo louco.
20. yüzyılın en etkili, başarılı ve beğenilen vokallerinden biriydi.Uma das mais bem sucedidas, elogiadas e influentes artistas francesas do Séc.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.Ajuda com abertura de xadrez.
The Chronic'in yenilikçi ve çığır açan prodüksiyonu dünya çapında eleştirmenlerin beğenisini kazandı.A produção em The Chronic foi vista como inovativa e pioneira, e recebeu aclamação universal dos críticos.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.Isabella Hartley parece ser uma típica garota comum.
Pettersson birçok kez kendisinin bir sosyal demokrat olduğuna ve Olof Palme'yi beğendiğine değinmiştir.Várias vezes, Pétain reafirmou que ele considerava a si próprio como um aliado e um amigo da Grã-Bretanha.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.A textura atmosférica das guitarras e o falsete de Thom Yorke foram bastante aclamados por críticos e fãs.
Herkesin onu beğenmesini ister.Todos devem gostar dela.
İkinci single "Begin Again" 1 Ekim 2012'de yayınlandı.Já o segundo single promocional "Balançando Diferente" foi lançado no dia 2 de outubro de 2012.
Martin Lawrence'ın oyunculuk performansını beğenen Topper Carew ona filmi teklif etti.Fran Walsh, um grande fã de seu trabalho, sugeriu-lhe para Jackson.
Tuva gençlerinin en çok beğendiği popüler şarkıcı ise İşkin-oğludur.Mas a música que mais encantam os jovens é A Beautiful Mistake.
Wuhl "Benim karakterimi çok beğendiler.Lana gosta de chamar Mia de "Esquisitona".
Anayurt Oteli filminde Zebercet rolündeki başarısı ile büyük beğeni topladı.O público gostou do seu desempenho em papéis com bermudas.
Onu sahiden beğeniyorum.Eu gosto mesmo dele.
Tom her yerde beğeniliyor.Tom é bem visto em todos os lugares.
Ayrıca başka insanlar da komedyeni beğenmiş midir (fikir birliği)?Mensen zijn voor hun (voort)bestaan afhankelijk van andere mensen.
Slumdog Millionaire önemli ölçüde beğeni kazandı.Slumdog Millionaire werd een groot succes.
2005 yılına kadar, yeni bir Batman filmi yapılmadı, ta ki Batman Beginse kadar.Pas in 2005 werden de films een nieuw leven ingeblazen met Batman Begins.
İnsanlar tarafından çok beğenilmiştir.Ik ben aangetrokken tot mensen.
15 yaşındayken bir arkadaşı fotoğraflarını Prag'da bir ajans'a gönderdi ve ajans tarafından beğenildi.Toen ze 15 was stuurde een van haar vrienden foto's van haar naar een modellenbureau in Praag.
Amélie’nin festivaldeki yoksunluğu, filmi oldukça beğenen medya ve izleyiciler tarafından tepki topladı.De afwezigheid van Amélie veroorzaakte een controverse door het enthousiaste filmpubliek en de media.
Boy begleri (beyleri) Bilge'yi kağan ilan etti.Het wil een aanvulling, bevestiging van de kennis van God uit de Schrift vormen.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1978 - Menachem Begin en Anwar Sadat krijgen de Nobelprijs voor de Vrede.
Mart 1983'te Abdussattar, Begüm Halide Ziya'yı BNP başkan yardımcısı olarak atadı.In maart 1983 maakte Justice Sattar Khaleda Zia tot vicevoorzitter van de BNP.
Yeni adı Özbaşı ise; halkının beğenilir insanlardan oluşmuşluğundan dolayı verilmiştir.De nieuwe naam Kwadijk was afgeleid van de kwade (moeilijk te onderhouden) dijk.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Dan ga je ook andere dingen leuk vinden."
Albümün en beğenilen parçalarından birisi oldu.Het favoriete fragment van...
""Beni beğenmeseler gönderirlerdi""."Als ik word gekozen, dan zal ik mij daaraan houden."
Begler atın urgurup.Hop, Hop mijn Paard.
Super Junior’ın performansları medya tarafından beğeniyle karşılandı.Super Meat Boy is zeer goed ontvangen.
Film büyük beğeni topladı.De film genoot veel bijval.
Halkın beğenisini okşayan güfte ve besteler yapmıştır.En bestelde hij daar eten en wijn, omdat hij daar blij wilde zijn’.
Hangilerinden nelerden hoşlanmıyorsunuz/ beğenmiyorsunuz?Wat u voor uzelf niet wenst, wens dat een ander niet."
Girl on Fire, müzik eleştirmenlerinin beğenisini kazandı.4 In The Morning werd goed ontvangen bij de muziek critici.
1954'te çıkardığı çalışması Little Things Mean a Lot beğeni kazanmıştır.Ze maakte in 1954 een comeback met de hit 'Little Things Mean a Lot'.
Ancak Kılıçoğulları sülalesinin Beğdili, Avşaroğullarının da Afşar boyundan olduğu bilinmektedir.Slechts Angkar bepaalde wie zich met wie mocht voortplanten, en voedde de kinderen die hieruit voortkwamen op.
Şarkı eleştirmenlerin beğenisini kazandı; sözleri ve Eminem'in rap hızı övgüler topladı.Het lied kreeg positieve recensies; critici prezen Eminem's lyrische vermogen en rapsnelheid.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Dit houdt in dat zowel studenten als andere jongeren welkom zijn om lid te worden.
Slater bu teybi çok beğendi ve onu şirkete dahil etti.AWS houdt van een grapje en daarom gaat zijn secretaris daarin mee.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Maar toch bleef de inhoud van het tijdschrift voornamelijk gewijd aan de amusementswereld.
Besteci, konuyu beğenmemesine rağmen görevi kabul etti.Hoewel Kramer hier niet blij mee was, gaf hij toe.
250 bin beğenilmeme aldı.Het bracht 250 frank op.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Het nummer geniet bekendheid onder niet fans.
Bu beğeniyi göstermek için el çırpma.Zet geen paal op voor aanbidding.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Tom is intussen teruggekeerd en heeft in eerste instantie de voorkeur van Mary Crawford.
Günümüzdeki belediye başkanı ise Gagik Beglaryan'dır.De huidige burgemeester is Fadjar Panjaitan.
Bu performansıyla da dinleyicilerin tekrar beğenisini kazandı.Door deze plaat geloofden zijn fans weer in hem.
Bu parti Begin ile koalisyon kurdu ve bir sonraki seçimlerde ortadan kalktı.Bij de daaropvolgende verkiezingen viel de coalitie uit elkaar en verdween hij als premier.
Ama kendisi daha çok R&B ve Soul'u beğeniyordu.Hij is actief in de R&B en soul.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.Sheridan’s vertolking van Randall Flagg werd geprezen door kijkers en critici.
Programı çok beğenildi.Ze is dol op dit programmaatje.
Zain kendini beğenmiş hayatı umursamayan yakışıklı bir gençtir.Ze is een onbevangen jong meisje dat haar mening niet voor zich houdt.
Firma herkesçe beğenilen Batman: Arkham Asylum, Batman: Arkham City oyunlarıyla ün kazandı.Het spel is het vervolg op Batman: Arkham City.
Bu arada Alman ekibi Energie Cottbus tarafından denendi ama beğenilmedi.Aanvankelijk werkte het samen met het Duitse Jacobs Energie, maar dit was geen succes.
Yemekleri birçok kişi tarafından beğenilmiştir.Populariteit is geliefd zijn bij veel mensen.
Tarzı nedeniyle oyuncuların büyük beğenisini toplamıştır.De platenspelers kregen vanwege hun degelijkheid veel waardering.
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.Het klooster mocht aanvankelijk nog niet zijn eigen prior kiezen.
Günümüzde radyonun Facebook sayfa beğenisi 900.000 beğeniyi aşmıştır.De Facebookpagina heeft op dit moment ongeveer 300 likes.

İlgili Sayfalar