Hep beğeniriz, ama artık ona gülmeyiz.Yleensä kaikki kuitenkin pitävät hänestä, kunhan hän vain ei laula.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Hän pukeutuu mielellään isänsä pukuun, sillä se on hänen mielestään sopivan asiallinen.
Planlarını general hiç beğenmez.Isä ei ole tyttärensä suunnitelmista mielissään.
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Idries Shahin suufilaisuutta käsittelevät kirjat saivat huomattavaa kriittistä suosiota.
Ona kendini beğendirmeye çalışır.Hän myöntää itse jopa pitävänsä siitä.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.Kriitikot kuitenkin pitivät laulusta.
Bu eserde Justinianus gaddar, kendini beğenmiş ve becerisiz bir yönetici olarak gösterilmiştir.Beauceron tarvitsee siis oikeudenmukaisen ja määrätietoisen ohjaajan.
Lane hırslı ve kendini beğenmiştir.March vaikuttaa kypsältä ja hellältä.
Tyndereos'un ise Odisseas'un bu yaklaşımını önce beğenmedi.Emil Cedercreutz ei itse milloinkaan pitänyt Ilmilinnasta.
Tom Mary'nin onun için yaptığı akşam yemeğini beğenmiş gibi yapması gerekip gerekmediğini merak ediyordu.Tom ihmetteli, pitäisikö hänen teeskennellä pitäneensä Maryn hänelle valmistamasta illallisesta.
Üzerinde çok yavaş çalışıyorum ama şu ana kadar yaptığım her şeyi beğendim.Ξεκίνησα να εργάζομαι λίγο αργά, αλλά αγαπώ και μ' αρέσουν όλα όσα έχω κάνει μέχρι τώρα.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Το ''Stiff Upper Lip'' κυκλοφόρησε το 2000 και είχε καλή υποδοχή από τους κριτικούς.
Umarım beğenirsiniz.Ελπίζουμε να σας αρέσει.''
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Οι κριτικοί αγάπησαν την ταινία.
Film serisinin gittiği yönü beğenmeyen Michael Keaton, Batman rolünü tekrarlamamaya karar verdi.Ο Μάικλ Κίτον αποφάσισε να μην επαναλάβει το ρόλο του καθώς δεν του άρεσε η νέα κατεύθυνση της ταινίας.
Bunu kavram olarak beğendim.Λάτρευα αυτή τη σειρά.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Ο οίνος της Βιρτζίνια παρασκευάζεται σε πολλά σημεία της πολιτείας.
Film büyük beğeni topladı.Σε γενικές γραμμές όμως του άρεσε η ταινία.
Yörükler orayı beğenir ve yerleşir.Το σχήμα αυτό τους άρεσε και το διατήρησαν.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Αυτό τον έκανε να νοιώθει οικείος με τον τόπο και έτσι ήταν δημοφιλής.
Bu eserde Justinianus gaddar, kendini beğenmiş ve becerisiz bir yönetici olarak gösterilmiştir.Ο Γκασεμλού σε αυτή την περίοδο συμπεριφέρθηκε ως ένας υπεύθυνος και αξιοπρεπής ηγέτης.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Αυτό θέλω να το θυμάστε αν κανένας σας ζήσει.»
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Πρόκειται για ένα από τα σπουδαιότερα και γνωστότερα τραγούδια του συνθέτη.
Milliyet. s. 2. ^ "Zor Kadın beğeniliyor".Το νιώθω....» παραπονιέται η δεύτερη κόρη.
Maç boyunca kendisini beğenerek izledim.Ο ίδιος έπαιξε σε όλο τον αγώνα.
İkinci hit şarkısı albümle aynı adı taşıyan Haykırsam Dünyaya yayınlandığında ise yine büyük bir beğeni gördü.Το τραγούδι των τίτλων Somebody Up There Likes Me έκανε επίσης επιτυχία.
Arabanı beğeniyorum.Μου αρέσει το αυτοκίνητό σου.
Bu dönemde Lodoïska (1791), Eliza (1794) ve Médée (1797) adlı eserleri yapımlandı ve bunlar beğenildi.Ακολουθεί, το 1794, η «Ελίζα» και το 1797 η πιο γνωστή του σήμερα όπερα με τίτλο «Μήδεια».
Onu çok beğendim.Μου άρεσε πολύ.
Onu çok beğendim.Μ' άρεσε πολύ.
Şu şarkıyı beğendim.Μ' άρεσε εκείνο το τραγούδι.
Elbisenizi çok beğeniyorum.Μ' αρέσει πολύ το φόρεμά σας.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Stiff Upper Lip blev udgivet i 2000 og blev godt modtaget af anmelderne.
Ama kendisi daha çok R&B ve Soul'u beğeniyordu.Da han var barn, elskede han R&B og rap.
Mazda’nın facebook sayfası 800.000’den fazla beğeniye sahiptir.Desuden har hans facebookside "Chili Klaus" over 200.000 likes.
Ancak Howard Jones grubun müziğini beğenmedi.Eddie Jones er ikke vellidt af dramaafdelingen.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Vis dem hvad du synes om det.")
Ayrıca çok beğenilen A Werewolf Boy de de rol almıştır.Og vi elsker alle god ærlig pop.
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.I eftertiden blev den en af gruppens mest populære og bedst kendte sange.
Bu albüm oldukça beğenilmiş ve birçok ödül almıştır.Han har udgivet flere album og modtaget mange priser.
Basketbol da beğeniyle izlenen bir spor dalıdır.Basketball er også en populær sport i landet.
Tüm bu iyi yorumlara rağmen bölümü beğenmeyenler de oldu.Trods de gode udtalelser var det ikke alle anmeldere, der delte denne mening.
AfterEllen.com'un En Beğenilen 50 Bayan TV Karakteri listesinde de beşinci sırada yer aldı.AfterEllen.com har rangeret hende som nr. 18 i deres Top 50 Favorite Female TV Characters.
Bekina kadını beğenir ve onunla evlenir.Han beundrer Anne og vil gerne giftes med hende.
Film Metacritic'de 37 yorumdan 100 üzerinden 82 puan aldı ve ''evrensel beğeni'' olarak sınıflandırıldı.Filmen modtog også en score på 82 ud af 100 på Metacritic, og derved fik "universel anerkendelse."
Stein, kendini beğenmişlikle de suçlanır.Stein Bagger erklærer sig skyldig.
""Beni beğenmeseler gönderirlerdi"".'Jeg tror, at de ville samarbejde'".
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Særlig hans mandskvartetter var yndede.
Bunu ne burada insanlar dışarıya iş yaptığımı bilsinler diye yapıyorum ne burada beğensinler diye yapıyorum."Alle undrer sig over, hvorfor jeg gad fortsætte med at arbejde her.
Fakat tam bu sırada şans eseri olarak Victor Hugo'nun Le roi s'amuse eserini görüp beğendi.Operaen er baseret på skuespillet Le Roi s'amuse af Victor Hugo.
Fakat diğer ustalar bunu beğenmeyip teklifi kabul etmezler.Hvad, tror du at farvet mennesker ikke vil kunne lide den?
Film hem eleştirmenler hem de seyirci tarafından beğenildi.Filmen blev vel modtaget af såvel publikum som af kritikerne.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Uvidende om dette nyder de unge elskende deres rejse og hinanden.
"Serhat Hacıpaşalıoğlu: Ülkemde de beğenilirse oldukça mutlu olurum".Gid du kunde, min udvalgte Pige; thi du bør at vorde lykkelig."
Şovumuzu herkes çok beğendi, ancak beklediğimiz puanı alamadık."Jeg kan godt lide sangene, men pladen blev ikke, som jeg gerne ville have den."
Umarım beğenirsiniz.Du kan lide det sådan.
Dizideki oyunculuğu eleştirmenler tarafından beğenildi.Spillets grafik blev rost af kritikerne.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.Se også skak og åbningsspillet i skak.
Bu evi bayağı beğeniyorum.Jeg kan virkelig godt lide dette hus.
"Funny Little World" Norveçli eleştirmenlerin beğenisini toplamıştır.«Funny Little World» fikk positive kritikker av de fleste norske kritikerne.