Ana içeriğe geç
Sözlük

beğ ile cümle

beğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Книги Шаха про суфізм досягли гранично значного схвалення.
Bunlar arasında Çekermiş'in çok beğendiği bir cariye vardı.Любив, щоб навколо нього була добра компанія.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Був улюбленцем студентів.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Особливо його захоплювали потужні машини.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı.""Було собі одне поросятко, яке полюбляло мандрувати.
90'dan fazla roman ve 300 hikâye kaleme alan yazarın özellikle çocuk kitabı Animal Castle beğeni kazandı.Авторка понад 90 романів і 300 коротких оповідань, дитячої книжки-картинки (Animal Castle) і багатьох віршів.
Yörükler orayı beğenir ve yerleşir.Сподобалась їм ця місцевість і вони поселилися тут.
Şarkı ABD'de oldukça beğenilmiştir.Ця пісня дуже полюбилася американським дітлахам.
Yerel haberler sunan radyo ilin gündemine ışık tutarak halkın beğenisini kazanmıştır.У чому, безсумнівно, виграє — популярність радіостанції зростає.
Kahraman bir havacı portresi oyuncuya farklı çevrelerin beğenisini kazandırdı.За допомогою спеціального годинника герой може приймати вигляд інших людей.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Критикам фільм не сподобався.
Eser çok tartışıldı ve beğenilmedi.Воно не сподобалося видавцям і було викреслене.
Call of Duty serisinin en beğenilmiş oyunlarındandır.Гра стала однією з найкращих у серії Call of Duty.
Serinin en beğenilmiş oyunlarından biridir.Вони є одною з улюблених розваг карнавалу.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Королева була дуже активною жінкою.
Bunu bir yıl sonra eleştirmenlerce çok beğenilen That Face oyunundaki Henry karakteri takip etti.Роком раніше він отримав схвальні відгуки критиків за роль Генрі у п'єсі «Те обличчя».
Ancak 4 Eylül 2008 tarihinde, kulübün transfer politikasını beğenmeyerek istifa etti.3 вересня 2008 року покинув клуб через незадоволення політикою клуба.
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.Через рік знявся у стрічці «Чотири весілля і похорон».
1992’de “ Bitter Moon - Acı Ay” u çeker ama beğenilmez.2003 — «Чарівні окуляри» Men jeg sagde ikke noget.
Yaptıklarını beğenmiyordum.Йому дуже сподобалося те, що вони робили.
Şarkı çok beğenilmiştir ve grup müzikseverlerin ilgisini çekmeye başlamıştır.Музика сподобалась і музикантів просили грати ще.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Але бачив брехню навколо себе щодня.
Ancak bunu kendini beğenmişlik olarak değil, bir olgu olarak sunar.Брехати не з поганою, а з доброю метою.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Він захоплювався цим, адже йому подобалася публіка.
Dükkana gelen müşterilerden biri mangal sosunu çok beğenir.Багато з відвідувачів полюбляють позатрасове катання.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Йому подобалось модно одягатись, вести досить розкутий спосіб життя.
İlk üç oyun eleştirmenler ve oyuncular tarafından aşırı beğenilmişti.Bloodborne була високо оцінена гравцями і критиками.
Yeşili beğenirim.Мені подобається зелений колір.
Bu şehri beğeniyor musun?Тобі подобається це місто?
Bu kızı beğeniyor musunuz?Тобі подобається ця дівчина?
Tom, Avustralya'yı beğendi.Тому сподобалася Австралія.
Tom'un hediyemi beğeneceğini düşünüyor musun?Ти думаєш, Тому сподобається мій подарунок?
Eti beğenmiyorum.Я не люблю м'ясо.
Abdülhamid'e gösterme fırsatı bulduğu suluboya tabloları Abdülhamid tarafından beğenildi.[1] Акварельні картини Фаусто Зонаро, які він мав змогу виставити, дуже сподобалися Абдулхаміду.
Üzerinde çok yavaş çalışıyorum ama şu ana kadar yaptığım her şeyi beğendim.Pracuji na tom velmi pomalu a miluji vše co jsem udělala.
Ürün kısa zamanda beğenilen ve tercih edilen gıdaya dönüştü.Výrobek se rychle stal oblíbeným a napodobovaným.
2002-2003 yılları arası çok beğenilen ama kısa ömürlü bir suç draması olan Boomtown da rol aldı.V letech 2002–2003 hrála v kritiky oslavovaném, ale brzy zrušeném krimi dramatu Boomtown.
Halk tarafından şarkıları çok beğenildi.Lidem se ale píseň líbila.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Další album Stiff Upper Lip vyšlo v roce 2000 a kritikou bylo pozitivně přijato.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Mezi studenty je velmi oblíbená.
Beğeni görebilen şeyler bunlar büyük bir şehirde.Krásné je to, co se líbí v prostém posouzení.
Şarkı ABD'de oldukça beğenilmiştir.Píseň byla velice oblíbená v Itálii.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Ať se ti to líbí nebo NE!"
1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikâyeyi beğendi.V roce 1863 ukázal nedokončený rukopis nakladateli Macmillanovi, kterému se okamžitě zalíbil.
Ancak bunu kendini beğenmişlik olarak değil, bir olgu olarak sunar.Pak to asi nejsou krásna nýbrž pouze libosti.
Ayrıca roman ve oyunlar da yazdı ancak yazdıkları yayınevleri tarafından beğenilmedi.Rovněž psal romány a divadelní hry, ale nakladatelé jej odmítali.
Aslında en başlangıç aşaması hoşlanma ve beğenmedir.Váš oblíbený postup, jistě ho poznáváte.
Ve orayı beğenirler.Líbí se jim tam.
Beğler atlarını yordular.Jejich koně však byli opotřebováni.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı."Mám rád způsob jak sebe definuje."
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Většina posluchačů jejich zvuk nepreferuje.
Manastır'daki tutumu ilk günden beğenmemiştim.Na začátku však do kláštera vstoupit nechtěla.
İttihat ve Terakki yönetimini beğenmez.Nemá rád hierarchii a přísnou disciplínu.
Araba'nın klibi de çok beğeni topladı.Oblíben je i automobilový veletrh.
Klip beğeni toplar.Baví mě nabourávat klišé.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Toskánská vína jsou světově proslulá.
Beğenip beğenmediklerini anlamıyorsunuz.Buď se vám líbí nebo nelíbí.
Her biri yalnız kendi duyuşuna, kendi beğenisine göre bir güzellik yaratma çabası içindeydi.Každá z nich jej okamžitě chtěla pro sebe, protože samozřejmě za nejkrásnější považovala sebe.
Film çok büyük beğeni karşılandı.Filmy sledoval velmi rád.
Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı.Jí se ale nelíbil a připadal jí starý.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod