Ana içeriğe geç
Sözlük

beç ile cümle

beç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.Але Арчі Кокрейн був винахідливою людиною.
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.Но Арчи Кокрън бил изобретателен човек.
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.Но Арчи Кохрейн был весьма находчив.
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.אבל ארצ'י קוקריין היה איש רב-תושייה.
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.ولكن "أرشي كوشران" كان رجل إرتجالياً يستثمر ما يوجد من حوله من أدوات
Ama Archie Cochrane becerikli bir kişi.抜け目のない男でした すでにビタミンCを手配しており
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.A v rámci procesu zvyšování příjmu to byly zlepšující se dovednosti, které zde vedly k velmi rychlému růstu.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.For at komme til en stigende indkomst og øgede kompetencer der her førte til en hurtigt stigende vækst.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Het proces van toenemend inkomen en toenemende vaardigheden leidde daar tot zeer snelle groei.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.소득의 증대를 얻는 과정에서 기술의 증가가 급속한 성장을 이루어 낸겁니다.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Namun, karena terjadi proses peningkatan pendapatan dan keterampilan pertumbuhan di sana menjadi sangat pesat.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Proces zwiększania dochodu i poprawy kwalifikacji doprowadził tam do bardzo szybkiego wzrostu.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Але зростання доходів і поліпшення навичок пожвавили економічний ріст.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Но, за да се получи процес на повишаване на дохода, повишаващите се умения, довели до много бърз растеж там.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.Процесс быстрого роста зарплат, улучшения навыков, привёл там к очень быстрому росту.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.אבל כדי להתחיל תהליך של הגדלת ההכנסות, מיומנויות שהשתכללו גרמו לגידול מאוד מהיר שם.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.ولكن ، الحصول على زيادة في الدخل ، و زيادة المهارات أدى إلى نمو سريع للغاية هناك.
Ama, artan gelir, artan becerinin görüldüğü bir sürece girmek orada çok hızlı bir büyümeye neden oldu.技能向上のプロセスに乗ることによって 香港ではとても急速な経済成長がもたらされたのです 香港はまた モデルにもなりました
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Dan ada banyak alasan mengapa menurut saya ini mungkin.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.E há muitas razões pelas quais acredito que é possível.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Et il y a de nombreuses raisons pour lesquelles je crois que c'est possible.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Hay muchas razones por las que creo que es posible.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.I istnieje wiele powodów, dlaczego uważam to za możliwe do osiągnięcia.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.In veliko razlogov je, zaradi katerih verjamem, da je mogoče.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.제가 그것이 가능하다고 믿는 대단히 많은 이유들이 있습니다
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Ma ci sono molte ragioni per cui io lo ritengo possibile.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Og der er mange grunde til, hvorfor jeg tror på, det er muligt.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Şi sunt multe motive pentru care cred că e posibil.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Több oka is van, hogy azt gondolom, hogy ez lehetséges.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Toch zijn er vele redenen waarom ik geloof dat het mogelijk is.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Und es gibt viele Gründe, warum ich an die mögliche Umsetzung glaube.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Và có rất nhiều lí do tại sao tôi tin chuyện này là có thể.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Есть множество причин считать, что это возможно.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.Є багато причин, чому я вірю, що це є можливим.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.И има много причини защо вярвам, че е възможно.
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.ויש הרבה סיבות מדוע אני חושבת שזה אפשרי
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.وهناك الكثير من الأسباب التي أعتقد أنها ممكنة
Ama becerebilmemiz için bir sürü sebep var.第一の理由は偉大なことを成し遂げるために
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.Ale, w przypadku Becka widzicie, że środkowa część mózgu zaczyna się znów włączać.
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.Beck esetében, azt látjuk, hogy az agy középső része megint kezd kivilágosodni.
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.하지만, 벡의 경우, 이제 뇌의 중간 부분이 다시 붉어지기 시작합니다.
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.אבל במקרה של באק, אתם יכולים לראות את החלק האמצעי של המוח הוא מתחיל להידלק שוב.
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.في حالة " بيك " يمكنكم أن ترون أن القسم الذي يقع في وسط الدماغ قد بدأ يضيء - يمتلك طاقة -
Ama Beck'in durumunda, gördüğünüz gibi beyninin orta bölümü yeniden parlamaya başlıyor.脳の中間部が また明るくなり始め 彼は家族について考え始めているのです
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Aber Beck war nicht tot; er hatte das gehört, aber er war überhaupt nicht fähig, sich zu bewegen.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ale Beck nebol mŕtvy, on to počul, ale bol úplne neschopný pohybu.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ale Beck nie był martwy, usłyszał to, tylko zupełnie nie mógł się ruszyć.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Dar Beck nu era mort; auzea asta, dar era total incapabil de a se mişca.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.De Beck nem volt halott: hallotta őket, csak képtelen volt mozogni.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.하지만 그는 죽지 않았습니다. 들을 수 있었지만 도저히 움직일 수 없었습니다.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Maar Beck was niet dood, hij hoorde het, maar hij was niet in staat te bewegen.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Ma Beck non era morto, li aveva sentiti, ma era totalmente incapace di muoversi.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Mais Beck n'était pas mort; il les a entendu, mais il lui était complètement impossible de bouger.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Nhưng Beck không chết, anh có thể lắng nghe được, nhưng không thể cử động.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Pero Beck no estaba muerto; él los escuchaba, pero no se podía mover.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Але Бек не був мертвим, він чув це, але був цілком неспроможний поворухнутись.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Но Бек не бил мъртъв; чул това, но бил напълно неспособен да помръдне.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.Но Бек не был мертв, он слышал это, но он был совершенно не в состоянии двигаться.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.אבל באק לא היה מת, הוא שמע את זה, אבל הוא לא היה מסוגל לזוז.
Ama Beck ölmemiş, bunu duymuş ama hiçbir şekilde hareket edememiş.ولكنه لم يكن كذلك فقد سمع ما قالوا ولكنه لم يستطع أن يتحرك على الإطلاق
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beç ile cümle - Sayfa 40 - beç kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App