Sen gerçekten oldukça becerikli bir araştırmacısın.You really are quite a skillful investigator.
Sen son derece beceriklisin.You're extremely ingenious.
Genellikle bu kadar beceriksiz değilim.I'm not usually this inept.
Tom beceriksizce gülümsedi.Tom smiled awkwardly.
Tom'un yardımı olmadan becerebilirdik.We could've managed without Tom's help.
Becerin beni etkiliyor.Your skill impresses me.
Tom yapması istenilen her şeyi yapmayı nasıl becerebileceğini anlamadı.Tom didn't see how he could manage to do everything he'd been asked to do.
Müzakere becerilerin kötü değil.Your negotiation skills aren't bad.
Tom ve Meryem dürüst ve becerikli bir boyacı buldukları için çok memnun.Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Sherlock Holmes'ün olağanüstü problem çözme becerileri vardı.Sherlock Holmes had exceptional problem-solving skills.
Onu başarmayı nasıl becerdin?How did you manage to accomplish that?
O beceri ve deneyimle araba sürdü.She drove with skill and experience.
Tom'un iyi iletişim becerileri var.Tom has good communications skills.
Beceri ve azimle herhangi hedefe ulaşabilirsiniz.With skill and perseverance you can achieve any goal.
Herhangi birinden yardım almayı beceremedim.I haven't managed to get help from anyone.
Benim beceriksizliğim beni üzüyor.My incompetence aggrieves me.
Tom beceriksiz değil.Tom is no slouch.
Tom, Mary'nin becerisinden etkilendi.Tom was impressed with Mary's skill.
Bu beceri gerektirir.That takes skill.
Şu çocuklar sözlü becerilerini sınırladı.Those children have limited verbal skills.
Ölçüsüz korku daima beceriksizce hareket ettirir.Measureless fear makes always to act clumsily.
İletişim becerilerinin üzerinde çalışman gerekiyor.You need to work on your communication skills.
Sosyal medya gençlerin sözel iletişim becerilerini kısıtlıyor olabilir.Social media may be inhibiting the ability of young people to communicate verbally.
Tom o iş için yeterli becerilere sahip değil.Tom doesn't have the necessary skills for that job.
Beceriksiz insanlar en çok konuşan kişilerdir.Incompetent people are the ones who talk the most.
Becky bugüne kadar bütün hastanede en iyi hemşiredir.Becky is by far the best nurse in the whole hospital.
Benim dilleri öğrenmek için becerim var.I have the knack for learning languages.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin şey bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Sana bu beceriyi öğreteceğim.I will teach you this skill.
Tom son derece beceriksiz.Tom is extremely clumsy.
Beni becer.Fuck me.
Onlar Tom'un becerilerini ya da bunların eksikliğini tartıştı.They discussed Tom's skills, or lack thereof.
Ben becermek istiyorum.I want to do well.
Şiddet, beceriksizin son sığınağıdır.Violence is the last refuge of the incompetent.
Ben Macarca becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my Hungarian skills.
Mary, Tom kadar beceriksizdir.Mary is as incompetent as Tom.
Onun pilotluk becerilerinden etkilendim.I was impressed with his piloting skills.
Tom gerçek bir becerikli işçi.Tom is a real handyman.
Satranç okuma becerilerini ve konsantrasyonu geliştirmek için yardımcı olur.Chess helps improve reading skills and concentration.
Ben bunu beceremem.I cannot do this.
Onun becerisini yitirdiğini düşünüyorum.I think he's losing his touch.
Tom'un becerisini yitirdiğini düşünüyorum.I think Tom's losing his touch.
Sekreterim beceriksizdir.My secretary is incompetent.
Tom bir beceriksiz değil.Tom isn't a slouch.
Tom beceriksiz olabilir.Tom can be clumsy.
Piyano çalmak el becerisi gerektirir.Playing the piano requires manual dexterity.
Tom'un seyir becerileri yok.Tom has no navigational skills.
Tom akıllı ve beceriklidir.Tom is clever and resourceful.
Tom beceriksiz olduğumu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought I was incompetent.
Eskisi kadar becerikli olmadığını görüyorum.I see you haven't lost your touch.
Fadıl becerilerini kullandı.Fadil put his skills to use.
Fadıl becerilerini uygulamaya koydu.Fadil put his skills to use.
Kesinlikle beceriksizsin.You certainly are clumsy.
Sen becerikli görünüyorsun.You seem resourceful.
Ben çok becerikliyim.I'm very resourceful.
Tom beceriksiz olduğumu söyledi.Tom said I was incompetent.
Sen çok beceriksizsin.You're very incompetent.
Beceriksiz görünüyorsun.You seem incompetent.
İlginç bir işi var ama çok fazla beceri gerektiriyor.He has an interesting job but it requires a lot of skill.