bazen ile cümle
bazen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
WPA (Bazen IEEE 802.11i standardı olarak da isimlendirilir) 2003 yılında kullanıma sunulmuştur.WPA (a volte definito come progetto di standard IEEE 802.11i) è stato reso disponibile nel 2003.
Klaritromisin veya moksifloksasin bazen streptomisin yerine de kullanılır.La claritromicina o la moxifloxacina sono a volte utilizzate invece della streptomicina.
Bazen hamburger dükkanında çalışır.Lavora part-time in un negozio di hamburger.
Bu içe düşmeye zorlanır ve böylece bu bazen statik sınırı denir.È costretto/a a cadere all'interno, e perciò questo è chiamato limite statico.
Bu yüzden kendisini bazen aptal hisseder.Per tal motivo a volte sembra persino stupida.
İki seviye arasında 70–90 cm, bazen 120–130 cm fark görülür.Tra i due livelli si vede una differenza 70-90 cm, a volte di 120-130 cm.
Müşterilerin "yüzde 98'i erkek" idi, fakat bazen lezbiyenler de barı ziyaret ederdi.I clienti erano per "il 98% di sesso maschile" ma raramente venivano anche le lesbiche.
Alberta ile Britanya Kolumbiyası bazen Dağ eyaletleri (mountain provinces) adıyla anıldığı da olur.Alberta e Columbia Britannica sono anche chiamate mountain provinces.
Brezilya’da bulunan sarı beril, bazen aquamarin krisolit olarak adlandırılır.Il berillo giallo chiaro del Brasile viene spesso chiamato aquamarine chrysolite.
Trollfest (bazen TrollfesT şeklinde de yazılır) Norveçli folk metal grubu.I Trollfest (alcune volte TrollfesT) sono un gruppo folk metal norvegese.
Saray bugün bir müzedir, fakat bazen uluslararası zirveler için kullanılmaktadır.Oggi il palazzo è un museo, ma è talvolta utilizzato dalle autorità ucraine per summit internazionali.
Beyaz, duruma göre bazen ölümü bazen de yaşamı simgeler.Il bianco simbolizza anche la morte, ma in certi casi può simbolizzare la vita.
Karmaşık düzleme bazen de Argand düzlemi denmektedir çünkü Argand diagramlarında kullanılmaktadır.Il piano complesso è a volte chiamato piano di Argand per il suo uso nei diagrammi di Argand.
Bazen ulur.A volte settile.
Bazen de video oyunları oynar.A volte presenta anche videogiochi.
Bazen iyilik bazen kötülük yapar.Il bene degli altri a volte si fa mettendosi da parte.
Tipik olarak 5-10 bireyden oluşan ve bazen de daha büyük gruplarla dolaşırlar.Si raggruppano solitamente in gruppi di circa 5-10 individui e a volte anche in gruppi più numerosi.
Ancak ücretsiz sağlık hizmeti, uygulamada zorunlu kayıt nedeniyle bazen sınırlı olabilmektedir.Tuttavia tale gratuità appare parzialmente limitata a causa della registrazione obbligatoria.
Bazen evlere temizliğe gider.Talvolta entra nelle case.
Bu terim bazen aynı tarihlerde Yunnan'da gerçekleşen Panthay Ayaklanması için de kullanılmaktadır.Il termine a Volte comprende la ribellione Panthay nello Yunnan, che si verificò durante lo stesso periodo.
Bazen üç eli, üç ayağı ve üç gözü vardır: Biri önde, ikisi arkada.Possiedono tre aureole: una sulla testa e due sulle gambe.
Bazen, varan, firavun faresi ve bir kez de sığırda görülmüştür.Aronne e Mosè tornarono dal faraone portando fra le mani della fuliggine di fornace.
Bazen bir yılan olarak betimlenir.Viene a volte rappresentato come un serpente.
Bazen kılların rengi o kadar koyu olabilir ki çizgiler ayırtedilemeyebilir.Il colore di fondo può essere così scuro che le strisce possono essere a malapena distinguibili.
Bazen ciddi durumlarda epinefrin kullanılabilir.Occasionalmente l'adrenalina può essere utilizzata nei casi più gravi.
Tarihi alanlar, bazen dünyanın en büyük açık müzelerinden biri olarak bilinir.Le aree storiche sono conosciute come uno dei più grandi musei all'aperto del mondo.
Bazen unutkanlık yapar.Talvolta sono untuosi.
Bazen de Aksaçlı, otalar (ilaçlar) hazırlayarak yiğidin yaralarını iyileştirir.Una volta mangiato basta respirare per guarire le proprie ferite.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Occasionalmente si tuffa in acqua per pescare.
Ve ayrıca bazen TV'de çıkmıştır.Di rado appare anche in televisione.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Talvolta può quindi essere necessario recuperare tutto lo spazio disponibile.
Üçü bazen birbirlerinin kelime kelime tamamlayarak bir cümle kurarlar.Spesso parlano completandosi le frasi a vicenda.
Bazen bu miktar 342 mg'a kadar çıkabilir.Si deve comunque tener conto che, talvolta, possono essere necessari fino a 300 mg.
Ayrıca, 5. ayette "Rab'be" yapılan bayram bazen Yehova'ya yapılan bayram olarak tercüme edilir.Inoltre, il festival "in onore del Signore" nel versetto 5 è a volte tradotto come "in onore di Yahweh".
Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.Queste nuvole rendono a volte difficoltoso il respiro.
Bazen hile yaparak diğerlerini kandırmaya çalışır.Spesso cerca di ingannare Peter.
Bazen insana da saldırır.Talvolta anche l'uomo dà loro la caccia.
Sadece bazen İngilizce konuşabilir.Parla spesso in inglese.
(Bazen tortul kayaç olarak da adlandırılabilir.)"Mazzo dei fiori"?) a volte chiamato anche hanakaruta (lett.
Bazen yapı sadece Baba ve adamları şeklinde de olmaktadır.Talvolta appaiono come padre e figlio negli episodi.
Bazen duygusal olur.A volte è infestante.
Firavun fareleri bazen tek, bazen 2 ila 7 hayvandan oluşan gruplar halinde gezerler.Le otarde di Stanley vivono solitamente da sole o in piccoli gruppi formati da 2 a 7 individui.
Anti-Monitor, boş bakan ve bazen parlayan gözlere, geniş ve buruşuk ağza, hatalı duran diş kütlesine sahiptir.L'Anti-Monitor era vuoto, con occhi vuoti, ed un'enorme bocca rugosa, spesso confusa con una massa di denti.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Questo fatto da talvolta adito a confusione.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Le viene talvolta attribuita la fondazione della città di Ardea, nel Lazio.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ha partecipato occasionalmente anche a gare automobilistiche.
İyi bir albüm Ben Bazen.Si tratta di un buon album.
Palladio bazen revaklı dışa açık galerileri (loca), revaklara alternatif olarak kullandı.In alcuni altri casi, Palladio usava la “loggia aperta” in sostituzione dei portici.
Bu pozisyonlar basketbol kurallarında zorunlu tutulmaz ve gayri resmi oyunlarda bazen kullanılmaz.Le regole della pallacanestro non obbligano a usarli, e a volte non sono utilizzati nelle partite informali.
Küreler yaygın olarak soyu tükenmiş Diquís kültürüne atfedilir ve bazen Diquís Küreleri olarak anılır.Le sfere sono comunemente attribuite all'estinta cultura Diquís e talvolta dette sfere Diquís.
Ancak bazen iki kardeş birbirleri ile zıt duruma düşmüşlerdir.I due uomini sono legati tra loro: sono fratelli.
13 parça bazen hepsini aynı anda kendi içinde eritiyor.I 13 brani a volte si fondono insieme simultaneamente.
Entesopati de bazen seronegatif spondiloartridlerle birlikte ilişkili olarak meydana çıkar.L'entesopatia a volte è anche presente in associazione alla spondartrite sieronegativa.
Bazen kafasında fesle beraber çizilir.A volte dipingeva con la spatola.
Bazen yerde, sığlık bir adacıkta yuva yapabilirler.Solo per caso riescono ad arrivare a casa di Tasso.
Bazen ilk etapta ne yapması gerektiği unutuluyor.Inizialmente è indeciso su quale carriera intraprendere.
Ama bazen Timmy yüzünden delirir.Viene spesso sconfitto da Timmy Turner.
Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?' diye soruyorum."Ed ho cominciato a pensare, 'Oh accidenti, come è potuto succedere a me?'
Bazen bir çam ağacı olarak kabul edilir.Talvolta si utilizzava come stipes un semplice albero.
Hermann Michel (yardım·bilgi), Bazen Vaiz olarak anılır (d.869. ^ Il padre è stato citato talvolta come solicitor (Cfr.