bazen ile cümle
bazen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.En algunas ocasiones son un sustituto del café con churros.
Bu bazen şakacı bir biçimde dile getirilerek egzoz zengini motor olarak adlandırılır.Cuando esto se produce a veces se llama, un tanto en broma, como un "escape del motor enriquecido".
Bazen dar bazen çok geniş olabilir.El número de casos a veces puede ser muy grande.
Bazen bu tanımlar eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.Históricamente, estos términos se han utilizado de manera inconsistente.
Ancak bazen tek bir meclis olarak karşılayabilir.A veces solo quiere ser parte de un grupo popular.
Bazen mizahi de olabiliyordu.Pero a veces tuvieron que escardar.
Ayrıştırılan kül bazen yan ürün olarak çimento üretiminde kullanılabilmektedir.En algunos casos como la fabricación de cemento puede ser devuelto al proceso de fabricación.
Sinemada sessiz film dönemi bazen Gümüş Ekran Dönemi olarak da tanımlanır..La era del cine silente, a menudo, es referida como "La edad de la pantalla de plata".
Morlar bazen votka ile karıştırılan alkollü kokteyllerde kullanılır.El mors se utiliza en algunos cócteles alcohólicos.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.El equivalente de informática en inglés a veces se entiende en el mismo sentido.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.Sin embargo, algunas bromas de Donald rara vez hacen daño.
Terminal çiçekler salkım, bazen de yan durumludur.Las inflorescencias terminales o, a veces hojas opuestas.
Bazen “Bucak İyesi” tabiri de kullanılır.También se comporta a veces como una “mocosa malcriada”.
Bazen de bir tanrı veya tanrıça olarak görünür.Incluso, me parezco un poco a una diva.
Bazen bir adanın birden fazla okla karaya bağlandığı görülür.Aunque está en una isla, el hielo frecuentemente la conecta con tierra firme.
Her zaman tetiktedirler ve bazen çok havlarlar.Son tímidos y a veces difíciles para ver.
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.A veces, ambas circunstancias pueden ocurrir simultáneamente.
Bazen tembeldir ve işlerini esneme gücüyle halleder.A veces jugamos y otras trabajamos codo con codo.
Teke tek dövüşler ise bazen ölümle sonuçlanabiliyor.Tal la lucha, a veces más allá de la muerte.
Bazen, düzenli olarak Schengen ülkeleri arasındaki sınır kontrollerinde kullanılır.A veces existen controles fronterizos en las fronteras internas dentro de un Estado soberano.
Üniformalarda bazen rütbe veya ayrıcalık belirtici süs olarak kullanılır.Se comprende por qué, en algunos ritos, el lavado de manos está prescrito.
Bazen geniş koloniler kurarlar.A veces, forman colonias.
İyi bir albüm Ben Bazen.Definitivamente, un gran álbum.
Bazen bu tatlılar kek ya da bisküvi ile kaplıydı.Algunos de estos postres se forraban con pastel o galletas.
Bazen şarkı da okurlar.A veces canta por la noche.
Bazen sigara içtiği görülür.Se le ha visto fumar en varias ocasiones.
Bu şekilde insanların tanrılara yanaşabildiği ve bazen de onlardan mesaj alabildiğine inanılırdı.Escribió que los seres humanos podían y debían experimentar a Dios directamente.
Çocuk kadına günahkâr olup olmadığını sorduğunda "Bazen." yanıtını alır.Uno de los chicos le pregunta: "¿Es usted una pecadora?" y ella responde: "A veces".
Bazen duygusal olur.Es a veces algo temperamental.
Bu durum bazen Hooke ve Newton arasında hararetli çatışmalara yol açıyor.Esto creó algo así como una pelea de alto perfil entre Carson y Newton.
Bazen ağzından alevler saçar.Suele escupir fuego por la boca.
Güçlerini iyilik için kullansa da bazen okulda intikam almak için çocukça nedenler için de kullanmaktadır.Por consiguiente, estas niñas suelen necesitar ayuda adicional para tener éxito en la escuela.
Bazen yanlış olarak labarba şeklinde de telaffuz edilir.A veces es escrito incorrectamente Chocho.
Bazen y sesine dönüşür, bazen de tamamen kaybolur.A veces la voz amenaza por desaparecer por completo.
Bu da Türkiye Bibliyografyası gibi üç ayda bir yayımlanmakta bazen yayınını aksatmaktadır.Mantiene, como en sus orígenes, una periodicidad mensual.
Bazen bu durumu hissetmek bile mümkün olmayabilir.Puede parecer imposible para ellos a veces.
Bu yüzden kendisini bazen aptal hisseder.A veces se comporta como una sabelotodo.
Bazen de "Pan" olarak isimlendirildi.Se conoce también con el nombre de "pan".
Bazen bu iki method birlikte kullanılır.Frecuentemente se combinan ambos métodos.
Bazen uçurum kenarları ya da erozyon önleyici set gibi sahile doğru açıyla yerleştirilir.A veces hay una planta de transbordo o sky lobby justo debajo de estas plantas.
WPA (Bazen IEEE 802.11i standardı olarak da isimlendirilir) 2003 yılında kullanıma sunulmuştur.Todos son, o fueron, estándares del IEEE 802.3 (aprobado en 1995).
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Los modelos físicos de pozos de gravedad a veces se usan para ilustrar conceptos de astrodinámica.
Bazen Güneş ve Ay da listeye eklenir ve sayı yediye çıkardı.A veces se contaban también a la Luna y al Sol, totalizando siete cuerpos celestes.
Bazen de vatana kurban olsun diye adeta kurbanlık koç gibi eline kına yakılır.Y se deberá, según la costumbre, llevarlos a la muerte por el fuego.
Silindir şeklinde uzun kısımdır, bu kısım bazen eksik, bazen dallanmış da olabilir.Los peciolos son de longitud variable, a veces ausentes.
Bazen özel olarak Pazartesi günleri de yayınlandı.Normalmente se emite los lunes.
Bazen bir çam ağacı olarak kabul edilir.Un árbol a veces recibe el nombre de árbol libre.
Küçük sulak alanlarda bazen yerde bazen ağaç üzerinde kurulmuş platformlara yuvalanır.En ocasiones se organizan excursiones a pie por el interior de la mina.
Bazen makaleler yazdı ve sonradan onları, takma bir ad altında yerel gazetede yayımladı.Publicó con frecuencia en los periódicos locales pero, más tarde, castigado en el mismo.
Bunlara da bazen "bads =kötüler" adı da verilmiştir.A veces es llamada "langosta de los pobres."
Bazen ulur.Se suele tocar sentado.
Genelde yalnız yaşarlar ama bazen ikişer veya üçer bireyin birlikte yem aradığıda görülür.Es muy solitario, con dos o a lo más tres animales juntos para comer.
Bazen durduk yere ağzı ve gözleri kararır.Matt se sienta y lentamente cierra los ojos.
Hayatta kalmayı da bazen kendi dışkısını yiyerek ve kan içerek başarmıştır.Finalmente, explica ya cómo se efectúa ese su comer su cuerpo y beber su sangre.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.A veces lo emiten cuando el observador los recoge en sus manos.
Bazen "hikâye" sözü "anlatı"'nın eş anlamlısı olarak kullanılabilir.En este aspecto, Secreto sólo es capaz de comunicarse mediante la repetición de la palabra "secreto".
Bazen iki kart aynı anda paket gönderir.Saca varias cartas a la vez.
Bundan dolayı gökada bazen Regulus Cücesi olarak adlandırılır.Por ello, esta galaxia a veces recibe el nombre de Enana de Regulus.
Bu bağlamda, bunlar bazen lüksonlar denilerek bradyonlardan ve takyonlardan ayrılır.En este contexto, a veces se llaman luxones para distinguirlos de tardiones y taquiones.
Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır.En ocasiones también utilizó el seudónimo Alan Smithee.