bazen ile cümle
bazen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tutumuna rağmen, Bart bazen küçük düşmeye razı olabilir, eğer bu annesini memnun edecekse.En dépit de son attitude, Bart est parfois prêt à être moqué si c'est pour faire plaisir à sa mère.
Bazen de gökten düştüğü söylenir.On raconte qu’ils sont descendus du ciel.
Kimi kuşlar bazen daha güney eyaletlere ve Meksika'ya dek ulaşabilirler.Quelques oiseaux atteignent parfois le sud des États-Unis et le Mexique.
Gerçek fiyat indeksi bazen piyasaya göre nokta ya da havuz fiyat olarak adlandırılır.L'indice des prix réels est parfois appelé le prix « spot » ou prix « pool » selon les marchés.
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Les modèles physiques des puits gravitationnels sont parfois utilisés pour illustrer la mécanique spatiale.
Bulmacayı bazen Lewis Carroll'ın bulduğu da iddia edilmektedir.Il est aussi parfois attribué à Lewis Carroll.
Firavun fareleri bazen tek, bazen 2 ila 7 hayvandan oluşan gruplar halinde gezerler.Un clan de singes est composé d'environ 2 à 7 membres avec généralement 1 à 2 mâles pour 5 à 6 femelles.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.De façon informelle, le Système solaire est souvent divisé en zones distinctes.
Ailesinden bazen utanır.Il est également pouvu d'une famille embarrassante.
Aynı zamanda çiçeklerin kırmızı taçyapraklarını ve bazen de kırmızı tohumları alıp diğer kuşlara sunar.Il prend aussi des pétales rouges et parfois des graines rouges pour les présente à d'autres oiseaux.
Bazen Tevrat'ı okumak yerine Şabat törenlerinde Aftara duasını okumakta aynı işlevi görür.Il se lit フー ou フ (fu ou fuu) en lecture on et かぜ (kaze) en lecture kun.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Quelquefois les Perses s'introduisent dans les logis des Juifs et prennent possession de ce qui leur plait.
Bazen Denizler Kralı olarak da anılır.On le surnomme parfois le « Roi des Mers ».
İsmi bazen Heinrich Ludwig d'Arrest olarak bilinir.Son nom est quelquefois orthographié Heinrich Ludwig d'Arrest.
Bazen, Klasik Latince bir kelime Halk Latincesi ile beraber korunmuştur.Parfois, un mot latin classique est gardé avec son équivalent du latin populaire.
Bazen kendini gruptan dışlanmış hisseder.Cette dernière se sent quelque peu exclue du groupe.
Kelbiler devamlı (ama bazen çok zayıf bir şekilde) Fatimilere bağlı bir hükümdarlık olmuşlardır.Bien que ceux-ci s'affrontent constamment entre eux, leur domination sur la Terre était absolue.
Bazen etrafındaki hizmetkarlara saldırılarda bulunmaktaydı.Ils avaient autour d'eux des domestiques.
Ancak, bazen bunun aksi arzu edilir.Cependant, l'inverse est parfois préférable.
Bu ruhlar bazen ölümcül olabilmektedir.Ces accidents peuvent être parfois mortels.
Bazen etinin mükemmel tadı için avlanır.Il cède parfois au goût du siècle pour le merveilleux.
Üçü bazen birbirlerinin kelime kelime tamamlayarak bir cümle kurarlar.Ils se connaissent si bien que l’un termine parfois les phrases de l’autre.
Palladio bazen revaklı dışa açık galerileri (loca), revaklara alternatif olarak kullandı.Quelquefois, Palladio avait recours aux loggias comme alternatives aux portiques.
Sonuç olarak düzenlemeler hoşnutluk verici, yuvarlatılmış ve bazen de tuhaf."Les résultats sont satisfaisants, parfois bizarres ».
Yaz aylarında sıcaklık bazen 50 dereceye kadar çıkar.En été, la température peut atteindre parfois 45 degrés.
"Batı Midlands" ismi bazen anlam karışıklığı yaratmaktadır.Le nom donné à ces moulins engendre parfois de la confusion.
Sadece bazen İngilizce konuşabilir.Il parle en anglais souvent.
Bu inanıştan hareketle bazen bir aslanla beraber çizildiği de olur.Elle est parfois accompagnée d'un lion,,.
Bazen de geniş zaman eki kullanıldığı görülür.On parle également parfois de conduite pleine.
Teknik gelişim ile din arasındaki çekişme bazen çok sert geçmektedir.L'opposition entre progrès technique et religion est parfois brutale.
Klebsiella pneumonia da bazen solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir.L'espèce Klebsiella pneumoniae est parfois responsable d'infections respiratoires.
Bazen bu iki method birlikte kullanılır.Les deux techniques sont parfois utilisées conjointement.
Bazen seralarda da yetiştirilir.Elle est parfois cultivée ailleurs.
Bazen de kendine bu tarz bir karakter oluşturur.Parfois, il s'agit d'une classe de personnage.
Dünya'nın böyle iki bandı vardır ve bazen başkaları da geçici olarak oluşur.Notre planète possède deux ceintures stables, mais d'autres peuvent être créées par moments.
Bazen kambur balinalar bu metotların bazılarını birleştirirler.Les mousses métalliques répondent à certains de ces critères.
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.De ce fait, elles sont souvent approximatives.
Bazen bazı mühendislik becerileri de gerekmiştir.D'autres renseignements administratifs sont aussi parfois indispensables.
Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.On trouve aussi parfois des pistes en rouge.
Bazen geleceğe dair referanslar yapmaktadır.Il arrive qu'elle ait des visions de l'avenir.
Profesör, Berkeley'in çalışmalarını pek çok açıdan eksik ve bazen de yanlış buluyordu.Les renseignements de Bertrand sont partiels et parfois erronés.
Bazen Xavier Vallier takma adını kullanmıştır.Il utilisait également le pseudonyme Xavier Vallier.
Bu gruplar da bazen diğer Protestanlar tarafından taciz edildiler.Par ailleurs ils étaient parfois dénoncés par d'autres Polonais.
Bu deneyimlerde bazen üzüldüm bazen de ben üzdüm.Parfois j'y suis indifférent, parfois je me sens gêné.
Fakat bazen NCP'nin açılımı yanlışlıkla Network Control Protocol olarak söyleniyor.L'abréviation PCL est parfois traduite, par erreur, par Printer Control Language.
Bazen ben onun üzerindeydim, bazen o benim üzerimdeydi."Et on me situe souvent au-dessus d'eux ».
Nanosellüloz bazen yanardönerdir.Corolle parfois avortée.
Bazen ulaşılan ürün tümüyle çeliktir.Le matériau est presque toujours de l'acier.
Bu bölgeye bazen Dublin metropolü ya da Dublin kenti de denmektedir.Dubliner fait référence aux habitants de Dublin ou aux choses en provenance de cette même ville.
Bu birlik, bazen dünyanın en eski parlamentosu olarak da gösterilir.Cette assemblée est souvent considérée comme l'un des plus anciens parlements d'Europe.
Bu olay kütleçekimsel mercek veya bazen kütleçekimsel serap olarak adlandırılır.Ce contre est appelé punitif ou parfois business.
Jace bazen cilveli ve duyarsız olabiliyor.Skunk peut parfois être paresseux et impatient.
Bu türdeki kaya balıkları, bu nedenden dolayı bazen bekçi veya karides balığı olarak bilinirler.Ces motifs, à Banpo, sont caractérisés par des visages ou des poissons.
Bazen sigara içtiği görülür.Il fume occasionnellement.
Çeşitli programlama dili direktifleri kapsamında, IA-32 hala bazen "i386" mimari olarak adlandırılır.On parle parfois, par métonymie, d'i386 pour désigner l'architecture IA-32.
Bu prensip bazen ışık demetinin tanımı olarak görülür.On le considère parfois comme un précurseur de l'esprit des Lumières.
Halk, bazen Orta Asya'daki Karakalpaklarla karıştırılır.Ces contacts se font parfois par le biais d'intermédiaires d'Asie centrale.
Okul orkestrasının baş kemancılığını ve bazen de yönetmenliğini yaptı.Il joue dans l'orchestre du Conservatoire et le dirige souvent.
Bazen o dillerdeki sözler orijinalinden farklı olmuştur.Ces versions japonaises sont souvent assez différentes de leurs versions d'origine.
Zira cehalet de bazen inkârcılığın sebebi olabilmektedir.Les firmes liées à la FoI suscitent parfois une certaine méfiance.