Diğer bayramlar da onlara açıktır.D'autre part, nous jouerons livre ouvert avec eux.
Bu hikâyeler Yahudi dini bayramlarıyla ve dini istirahat günü Şabat'la bağlantılıdır.Ce journal reproche aux Juifs leur fidélité au judaïsme et leur repos le jour du Chabbat,,.
Bayramlarda köyde öğle namazından sonra herkes misafirleri yemek yemeye götürür.Quand il apparaît dans la cuisine, à l'heure de déjeuner, tout le monde fuit.
Köy sakinleri için bayramlar çok önemlidir.Les fêtes religieuses revêtent une importance particulière pour les habitants.
Türkiye'de sadece Gülağaç'ta görülen dini bayramlar kutlamaları vardır.On connaît la valeur sacrée de la danse en Grèce dans les cérémonies solennelles.
Görenekleri Bayramlar diyebiliriz.Ses habitants sont appelés les Julosais.
Nazilerin Yahudilere karşı saldırıları genelde Yahudi bayramlarına denk gelmekteydi.Les nazis frappaient souvent les Juifs à coup de bâtons.
Pılıçka bir mantı türü olup bayramlarda ve özellikle Ramazan aylarında sık yapılır.Ceux-ci sont particulièrement importants durant les périodes de fêtes et le mois de ramadan.
Bayramlarda bayramlaşmayan hemen hiç kimse kalmaz.Aucune œuvre n'est conservée de Noël Jouvenet.
Bayramlarda da gençler bayram yerinde toplanarak çeşitli oyunlar oynayarak bayramın tadını çıkartırlar.Cada barrio dedica tiempo a la celebración de su jubileo.
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.Otros eventos son Oktoberfest, Halloween, Navidad...
Musevi bayramları ^ Çıkış 23:14-17 ^ Çıkış 34:18-23 ^ Tesniye 16(Éxodo 23:14-17, 34:18-23 y Deuteronomio 16:16).
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.De su niñez y adolescencia no habla con mucho gusto.
Çoğunlukla bayramlar, nikâhlar ya da büyük toplantılar gibi sıralarda yapılır.Se cocina principalmente en ocasiones como, durante las vacaciones, bodas o una gran reunión.
Bayramlarda bütün köy toplanır, sıra ile herkes bayramlaşır.Para esta festividad, todo el pueblo se alista.
Kurban Bayramları da aynı şekilde geçer.Al igual los festejos de Día de muertos.
Bayramlarda, bayram namazından sonra toplu olarak kabristanlar ziyaret edilir.En los grandes banquetes las entradas se servían una después de otra.
Bayramlarda bütün gençler toplanırlar.Los días feriados nos reunimos.
Bayramlarda, düğünlerde ve cenazelerde memleketteki yakınlarını yalnız bırakmazlar.Las embarazadas nunca participan en los funerales ni en las bodas.
Bayramlarda karakucak güreşleri , horoz yarışları yapılırdı.Celebraciones de diciembre en Espita Corridas taurinas.
Ayrıca ulu bayramlarda dikilen özel sergenler olur.En navidad también aparecen cortinillas especiales de las fiestas navideñas.
Köylerde bayramlar farklı günlerde kutlanır.En todos los pueblos se celebran fiestas patronales en diferentes fechas.
Estonya bayramları çoğunlukla Batı Hristiyan takvimi ve Protestan geleneklerine dayalıdır.Le festività finlandesi sono simili alle tradizioni del calendario cristiano occidentale e protestante.
Yahudi bayramları arasında en çok kutlanan bayramlardan biridir.Nell'Ebraismo è una delle festività più importanti.
Genellikle bayramlarda ikram edilir.Sono utilizzati generalmente durante le festività.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Его вторая книга "Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition" (Еврейские праздники в свете Предания).
Haftanın her günü, Şabat ve Yahudi bayramlarının çoğunda bu günlere dair kendilerine has sunular sunulurdu.Подобно всем еврейским праздникам, этот день проводят в молитве.
Bayramlarda büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür, şekerler ve tatlılar ikram edilir.В этот день влюблённые дарят друг другу открытки, цветы и сладости.
Dini Bayramlarda; bayramlardan 1 hafta önce ev temizliği yapılır.Перед праздником тщательно убирают дом.
Yıl içinde dini bayramlar sırasında kentte panayırlar kurulmaktadır.В течение остальной части года в праздники поётся Богородичная катавасия.
Bayramlarda bayramlaşmayan hemen hiç kimse kalmaz.От участия в этом торжестве не освобождается никто.
Pılıçka bir mantı türü olup bayramlarda ve özellikle Ramazan aylarında sık yapılır.المخارق هو نوع من دونات يباع على مدار العام، وخاصة خلال شهر رمضان.
Henüz küçük bir çocukken köylerde sünnet ve düğün törenlerinde, bayramlarda saz çalarak dolaşmaya başladı.حتى في العيد أراهن يشاركن الأطفال اليتامى فرحة العيد في أول يوم عيد ..
Ayrıca Ramazan ayında mahallede topluca iftar yemeği yenir ve bayramlarda camide toplu bayramlaşma yapılır.كما تقوم الجمعية بإقامة موائد الإفطار خلال شهر رمضان، وتنظيم حملات الأضاحي.
Bayramlarda topluca camide bayramlaşma yapılır.ويحتفل المجتمع الدرزي بأكمله في الزيارة.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Ayrıca ulu bayramlarda dikilen özel sergenler olur.Também haverá conteúdo especial posto à disposição durante os dias especiais, como a estação de férias.
Düğün ve bayramlarda yenilir.Realizava-se no Natal e no Carnaval.
Bayramlarda da gençler bayram yerinde toplanarak çeşitli oyunlar oynayarak bayramın tadını çıkartırlar.O vídeo também mostra os garotos comemorando o Natal juntos.
Görenekleri Bayramlar diyebiliriz.São as chamadas Festas Julinas.
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.São Natal, sexta-feira santa, Páscoa e outros.
Bayramlarda komşu köylerle bayram düzenlenir.Espanha, vizinhos em festa.
Genellikle bayramlarda ikram edilir.Às vezes, é usado durante festividades.
Yahudi bayramları Ester kitabı ^ "Sources and Development".Porto Alegre: Origem e Crescimento.
Bunu düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde görmek mümkündür.Hierbij kan gedacht worden aan bruiloften, verjaardagen of grote feesten.
KÖYDE DÜĞÜN VE BAYRAMLARDA GECE ATEŞ (DALABUR) YAKILARAK SİNSİN ADI VERİLEN BİR OYUN OYNANMAKTADIR.In het dorpje Beriten overnachten de vrienden en Suske kan ’s nachts een slang verslaan.
Bunun dışında bayramlarda da "BAYRAM YERİ"nde toplanırlar ve yine eğlenirler.Maar nu mogen ze naar de jungle om samen weer plezier te maken.
Görenekleri Bayramlar diyebiliriz.De feestvierders worden Abderieten genoemd.
Millî bayram, bir ülkede kutlanan ulusal içerikli bayramlara verilen addır.Het bekendste onderscheid is met een nationale feestdag, een feestdag die gevierd wordt binnen een land.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Jego druga książka nosi tytuł: „Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition”.
Bayramlarda köylü halkı toplu olarak mezarlıkları ziyaret etmektedir.Mówiono, że każdej nocy cmentarz odwiedzają stada tych zwierząt.
Bayramlarda cok yapılan yiyecekleriden biridir.Na nim znajdują się świąteczne potrawy.
Bayramlar, düğünler gibi her türlü kutlama ve şenlikte Kürtler dans eder ve şarkı söylerler.W wielkim hymnie pochwalnym wszyscy tańczą i śpiewają.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Obecnie tradycyjne stroje noszone są wyłącznie przez osoby starsze podczas świąt i festiwali.
Bu dinî bayramlar insanların en güzel ibadet, kulluk ettiği zamanlardır.Med sin stora sakkunskap och spänning hör de till de bästa (och första) i genren.
"Millî Bayramlar".Varför murar?”.
Bayramlar coşkulu geçer.Bohusleden passerar toppen.
Halk yaz aylarında piknik ve pilav günü düzenlemekte, bayramlarda bir araya gelmekteler.Tillsammans ägnar de sommaren till att röka marijuana och festa.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Його друга книжка «Die Judische Feiertage in Sicht der Tradition» (Єврейські свята в світлі Переказу).
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Сьогодні японський традиційний костюм використовується в основному лише під час свят і офіційних заходів.