bayram ile cümle

bayram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Toen Jezus twaalf jaar oud was, mocht Hij voor het eerst mee.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Und da er zwölf Jahre alt war, gingen sie hinauf gen Jerusalem nach der Gewohnheit des Festes.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.Και οτε εγεινεν ετων δωδεκα, αφου ανεβησαν εις Ιεροσολυμα κατα το εθος της εορτης
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.И когато Той беше на дванадесет години, като отидоха по обичая на празника,
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.И когда Он был двенадцати лет, пришли они также по обычаю в Иерусалим на праздник.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.І як було Йому дванайцять років, пійшли вони в Єрусалим сьвятковим звичаєм,
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.ויהי בהיותו בן שתים עשרה שנה ויעלו ירושלים כמשפט החג׃
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.ولما كانت له اثنتا عشرة سنة صعدوا الى اورشليم كعادة العيد.
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.當 他 十 二 歲 的 時 候 、 他 們 按 著 節 期 的 規 矩 上 去
İsa on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak yine gittiler.當他 十二 歲 的 時候 、 他 們 按 著節期 的 規矩 上去
İyi tatiller!! Arkadaşlar, daha cadılar bayramı bile gelmedi.Счастливых праздников!
‪Kaç ülke ‪Afrika Günü'nü milli bir bayram olarak kutluyor?Combien de pays célèbrent # AfricaDay comme une fête nationale?
‪Kaç ülke ‪Afrika Günü'nü milli bir bayram olarak kutluyor?¿Cuántos países celebran el Día de África como feriado nacional?
Kaidha Ramazan Bayramının nasıl önemsiz bir tatile dönüştüğünü şiirsel bir dille anlatıyor (İng.):Kaidha opisuje poetycko jak Eid sprowadzone zostało do swięta pozbawionego większego znaczenia:
Kaidha Ramazan Bayramının nasıl önemsiz bir tatile dönüştüğünü şiirsel bir dille anlatıyor (İng.):Kaidha raconte poétiquement comment les célébrations d'autrefois sont devenues une fête sans importance :
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Il re, i suoi ufficiali e tutta l'assemblea di Gerusalemme decisero di celebrare la pasqua nel secondo mese
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Ja kuningas, hänen päämiehensä ja kaikki Jerusalemin seurakunta päättivät viettää pääsiäistä toisessa kuussa,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.왕이 방백들과 예루살렘 온 회중으로 더불어 의논하고 이월에 유월절을 지키려 하였으니
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og Kongen, hans Øverster og hele Forsamlingen i Jerusalem rådslog om at fejre Påsken i den anden Måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og kongen og hans høvdinger og hele menigheten i Jerusalem holdt råd om å holde påske i den annen måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội nghị nhau, định dự lễ Vượt qua trong tháng hai;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội_nghị nhau , định dự lễ Vượt qua trong tháng hai ;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.И положили на совете царь и князья его и все собрание в Иерусалиме – совершить пасху во второй месяц,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.ויועץ המלך ושריו וכל הקהל בירושלם לעשות הפסח בחדש השני׃
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.فتشاور الملك ورؤساؤه وكل الجماعة في اورشليم ان يعملوا الفصح في الشهر الثاني
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為 王 和 眾 首 領 、 並 耶 路 撒 冷 全 會 眾 已 經 商 議 、 要 在 二 月 內 守 逾 越 節
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為王 和 眾首領 、 並 耶路撒冷 全 會眾 已 經商議 、 要 在 二月 內守 逾越節
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?(미코) 나킬리아가 주말에 할로윈 파티를 연다는 얘기 들었어?
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?מיקו: שמעת על מסיבת ליל כל הקדושים הגדולה של נקילה בסוף שבוע הזה?
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?ميكو: هل سمعتي عن حفلة نيكيلا للهولوين هذا الأسبوع؟
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?彼女があなたに確認してくれって。
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Ấy hình phạt của Ê-díp-tô và hình phạt của các nước chẳng lên giữ lễ lều tạm sẽ là như vậy.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Ấy hình_phạt của Ê - díp-tô và hình_phạt của các nước chẳng lên giữ lễ lều tạm sẽ là như_vậy .
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Det er Straffen over Ægypterne og alle de Folk, som ikke drager op for at fejre Løvhyttefest.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Itulah hukuman bagi Mesir dan bagi semua bangsa yang tidak mau merayakan Pesta Pondok Daun
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.애굽 사람이나 열국 사람이나 초막절을 지키러 올라오지 아니하는 자의 받을 벌이 이러하니라
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Questo sarà il castigo per l'Egitto e per tutte le genti che non saliranno a celebrare la festa delle capanne
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.To bode kazen Egiptu in vsem narodom, ki ne bodo hodili gori praznovat praznika šatorov.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Zo zullen de Egyptenaren en de andere volken die niet naar het Loofhuttenfeest willen komen, worden gestraft.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Вот что будет за грех Египта и за грех всех народов, которые не придут праздновать праздника кущей!
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.זאת תהיה חטאת מצרים וחטאת כל הגוים אשר לא יעלו לחג את חג הסכות׃
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.هذا يكون قصاص مصر وقصاص كل الامم الذين لا يصعدون ليعيدوا عيد المظال
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.這 就 是 埃 及 的 刑 罰 、 和 那 不 上 來 守 住 棚 節 之 列 國 的 刑 罰
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.這 就 是 埃及 的 刑罰 、 和 那 不 上 來 守住 棚節 之 列 國 的 刑罰
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.(50:10) Дай мне услышать радость и веселие, и возрадуются кости, Тобою сокрушенные.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.(51:10) Annonce-moi l`allégresse et la joie, Et les os que tu as brisés se réjouiront.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Aj, ty libuješ pravdu u vnitřnostech, nadto skrytou moudrost zjevil jsi mi.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Biarlah aku mendengar kabar sukacita, agar hati yang Kauremukkan ini bersorak lagi
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Daj mi slišati veselje in radost, da veselja poskakujejo kosti, ki si jih potrl.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Du har ju behag till sanning i hjärtegrunden; så lär mig då vishet i mitt innersta.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Fă-mă să aud veselie şi bucurie, şi oasele, pe cari le-ai zdrobit Tu, se vor bucura.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Faze-me ouvir júbilo e alegria, para que se regozijem os ossos que esmagaste.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Hãy cho tôi nghe sự vui vẻ mừng rỡ, Ðể các xương cốt mà Chúa đã bẻ gãy được khoái lạc.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Hãy cho tôi nghe sự vui_vẻ mừng_rỡ , Ðể các xương_cốt mà Chúa đã bẻ gãy được khoái_lạc .
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Hazme oír gozo y alegría, y se regocijarán estos huesos que has quebrantado
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Hľa, praješ si pravdu vo vnútornostiach. A tedy v skrytom mi daj znať múdrosť.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Ímé te az igazságban gyönyörködöl, a mely a vesékben van, és bensõmben bölcseségre tanítasz engem.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Katso, totuutta sinä tahdot salatuimpaan saakka, ja sisimmässäni sinä ilmoitat minulle viisauden.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.나로 즐겁고 기쁜 소리를 듣게 하사 주께서 꺾으신 뼈로 즐거워하게 하소서
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Laß mich hören Freude und Wonne, daß die Gebeine fröhlich werden, die du zerschlagen hast.

İlgili Sayfalar