Ana içeriğe geç
Sözlük

bayanlar ile cümle

bayanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Jadi, bapak-bapak dan ibu-ibu juri, lihatlah ini.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.자, 여러 배심원 여러분, 여기를 봐 주십시오.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Mine damer og herrer i juryen, se på dette.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Nên, thưa các quý ông và quý bà của hội thẩm đoàn, hãy xem thử cái này.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Perciò, signore e signori giurati, date uno sguardo a questo.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Por isso, senhoras e senhores do júri, vejam isto.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Por lo tanto, señoras y señores del jurado, echen un vistazo a esto.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Szóval, tisztelt bíróság, nézzék meg ezt.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Takže, vážené porotkyně, vážení porotci, podívejme se na toto.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Takže, vážené porotkyne, vážení porotcovia, pozrite sa na toto.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Zatem, panie i panowie przysięgli, przyjrzyjcie się temu.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Κυρίες και κύριοι ένορκοι, λοιπόν, δείτε αυτό.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.И така, дами и господа съдебни заседатели, вижте това.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Итак, господа присяжные, взгляните сюда.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.Тож, добродії присяжні, подивіться сюди.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.אם כך, גבירותי ורבותי, חברי חבר המושבעים, התבוננו בדבר הבא.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.إذاً، يا نساء ورجال هيئة المحلفين، فلتلقوا نظرة على التالي.
O halde, sayın jüri, baylar ve bayanlar, şuna bir bakın.これは「ロウソクの問題」と呼ばれるものです
Onların hayatını nasıl kurtarabiliriz? Bu durum özellikle şeker hastaları ve yaşlı bayanlar için geçerli.Това е особено вярно за диабетици и възрастни жени.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ich bin zum Beispiel über diese Werbung vor der Damentoilette auf dem Flughafen in Kansas City gestolpert.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ik stuitte bijvoorbeeld op deze advertentie bij het damestoilet op het vliegveld van Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Misalnya, saya melihat iklan ini diluar toilet wanita di bandara Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Napríklad, narazila som na túto reklamu pred ženskými záchodmi na letisku v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Například, na tuto reklamu jsem narazila před dámskými toaletami na letišti v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Na przykład, wpadła mi w ręce ta reklama przy damskiej toalecie na lotnisku w Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Par exemple, je suis tombée sur cette publicité devant les toilettes des femmes à l'aéroport de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Por ejemplo, me encontré este anuncio en el exterior del baño de mujeres en el aeropuerto de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ví dụ như, khi tôi đi ngang qua mục quảng cáo này ngoài nhà vệ sinh nữ ở sân bay thành phố Kansas.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.К примеру, я обнаружила вот такой рекламный щит возле дамской комнаты в аэропорту Канзаса.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Наприклад, я натрапила на цю рекламу ззовні жіночої вбиральні в аеропорті Канзас-Сіті.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Например, аз попаднах на тази обява пред женската тоалетна на летището в Канзас Сити.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Así pues, bienvenidos a Oxford, damas y caballeros.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Donc, bienvenue à Oxford, messieurs-dames.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Ei bine, doamnelor si domnilor, bine ati venit la Oxford.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Jadi, selamat datang ke Oxford, saudara-saudara.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Kính thưa quý vị, chào mừng tới Oxford.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.옥스포드에 오신 것을 환영합니다 여러분!
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Portanto, bem-vindos a Oxford, senhoras e senhores.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Quindi, benvenuti ad Oxford, signore e signori.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Så. Velkommen til Oxford, mine damer og herrer.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Szóval köszöntöm Önöket Oxfordban, hölgyeim és uraim.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Välkommen till Oxford, mina damer och herrar.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Vítejte na Oxfordu, dámy a pánové.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Welkom in Oxford, dames en heren.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Willkommen in Oxford, meine Damen und Herren.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Zatem, witam w Oksfordzie, panie i panowie.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Καλωσορίσατε στο Όξφορντ, κυρίες και κύριοι.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.Вообщем, добро пожаловать в Оксфорд, дамы и господа.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.И така, дами и господа, добре дошли в Оксфорд.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.אז, ברוכים הבאים לאוקספורד, גבירותיי ורבותיי.
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.لذا .. سيداتي سادتي أهلا وسهلا بكم في جامعة أكسفورد
Oxford'a hoş geldiniz bayanlar ve baylar.(笑)
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.A já si uvědomila, že neví, kde tam mají dámské záchody.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Akhirnya saya sadari bahwa ia tidak tahu di mana toilet wanita di kantornya.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Apercebo-me então que ele não sabe onde é a casa de banho das mulheres no seu escritório.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.E realizzo che non sa dove si trovino i bagni delle signore nell'ufficio.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.És ekkor rájövök, hogy fogalma sincs hol lehet a női mosdó a munkahelyén.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Et je me rends compte qu'il ne sait pas où se trouvent les toilettes des femmes dans ses bureaux.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Ik besefte dat hij niet wist waar de vrouwentoiletten waren in zijn kantoor.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.이유인 즉슨 여자 화장실이 어디에 있는지 자신이 사무실 주인이면서도 몰랐기 때문이죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod