baya ile cümle
baya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Burada profesyonelliğe geçen Bayarslan AĞRISPOR'a transfer oldu.Le virage du professionnalisme est pris dans la douleur.
Bayat boyu : ükü, yani grandük.Notions proches : magnifience, majesté.
Bay ve Bayan Turner: Akıllı ve anlayışlı değillerdir.Paul Willems: Elégant et mondain, ni bête, ni intelligent.
Bayan Bennet'in yaşlı kuşaktan olduğu ve elbisesinin onarılmış olduğu ortaya çıktı.Barbara se rend compte que Batman avait raison et abandonne son costume.
Bayan Havisham, evlatlığı Estella ile yaşayan yalnız bir kadındır.Younghee est une fille intelligente qui vit seule avec sa grand-mère.
Bu arada, Bayan Simpson 27 Ekim 1936'da kocasından boşandı.Ses parents divorcent le 27 mars 1912.
Köy muhtarı Şahap BAYAN'dır.Les actuels propriétaires sont M. et Mme.
1996-97 sezonu Baya'nın parladığı sezon oldu.Il manque toute la saison 1996-1997.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Ce sont les rares rencontres féminines qu'il fait.
Bayağı yayın balıkları kuzey hariç Avrupa'nın her yerinde bulunur.On trouve cette noctuelle partout en Europe sauf à l'extrême nord.
2011'de erkekler ve bayanlar turnuvaları aynı anda düzenlenerek bireşmiş turnuva haline getirildi.Des danses pour les hommes et des concours de force avaient lieu simultanément.
Kim Dickens rolü Bayan Portman, Jake'in annesi.Maryann Portman (Kim Dickens) : La mère de Jake.
Bayat: Mutlu, yiyeceği bol.Un enfant heureux, en bonne santé, qui a assez à manger.
Bayan C:Bayan B'nin kardeşidir.Mistress B..., épouse de Mr B...
Bayan Simian dışında herkesi sever.Elle adore tous les looks Lolita.
Bayatlı, "Zadie’nin kitabını şablon olarak almış, ama buna intihal denir." dedi.Pour elle le script de Godard « est un scandale et je le dis.
Bayan Brown ile konuşabilir miyim?¿Puedo hablar con la Sra. Brown?
Bayan Smith bir İngilizce öğretmeni mi?¿La señora Smith es profesora de inglés?
Hayır, Bayan Kunze'yi anlamıyorum.No, no entiendo a la señora Kunze.
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?¿La señora Kato era vuestra profesora el año pasado?
Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?¿Sabes cuántos años tiene la señora Nakano?
"Kim size İngilizce öğretiyor?""Bayan Yamada.""¿Quién te enseña inglés?" "La señorita Yamada."
Bu mektup yaşlı bayanadır.Esta carta es para la anciana.
Bayan Hughes, bu Peter Brown.Señora Hughes, éste es Peter Brown.
Günaydın bayan.Buenos días señorita.
Siz Bayan Kenny olmalısınız.Usted debe de ser la señorita Kenny.
Günaydın, bayan Virtanen.Buen día, señora Virtanen.
Dün Bayan Smith'i tiyatroda gördüm.Ayer vi a la señora Smith en el teatro.
Nasılsınız, Bayan Jones?¿Cómo está usted, señora Jones?
İyi günler, Bayan Virtanen.Buenos días, señora Virtanen.
Bay ve Bayan Yamada gelecek ay eve gelecekler.El señor y la señora Yamada vendrán a casa el mes que viene.
Bayan Ionescu, size bir şey sormak istiyorum.Señora Ionesco, me gustaría hacerle una pregunta.
Seni görmek isteyen bir bayan var.Hay una mujer que quiere verte.
Bayan Green bana İngilizce öğretti.La Sra. Green me enseñó inglés.
Hamile bayanların sıkı şeyler giyinmemeleri gerekir.No deberías usar ropa ajustada si estás embarazada.
Şu genç bayan bir hemşiredir.Aquella joven es una enfermera.
Bayan Brown Japonca anlar.La señora Brown entiende japonés.
Güzel genç bir bayan oldu.Se ha convertido en una hermosa joven.
Bu bayanı tanıyor musun?¿Conoces a esta señora?
Kırmızı şapkalı olan bayan kim ?¿Quién es la señora del sombrero rojo?
Sarı pantolonlu bayan gerçekten çok hoştu.La señora de los pantalones amarillos era realmente agradable.
Sınıftaki tüm öğrenciler Bayan Smith'i severler.A todos los estudiantes de la clase les gusta la señora Smith.
Bayan Wood çok iyi yemek yapar.La señora Wood cocina muy bien.
O erkek birkaç çorap ve o bayan birkaç külotlu çorap aldı.Él se compró unos calcetines y ella unas medias.
Yaşlı bayan otobüsten indi.La anciana se bajó del autobús.
Çok güzel bayanlar var.Hay mujeres muy guapas.
Orada bayağı seyirci kaçırdılar" dedi.¡Sólo tienen que ser observadores!"
Bayan Foster, Doktor'un onu durdurmaya çalışacağını bilerek planlarını hızlandırır.Foster acelera sus planes, sabiendo que el Doctor intentará detenerla.
Bayan Foster, Doktor ve Donna'yı binanın çevresinde takip eder ve onları sonunda bir ofiste bulur.Foster persigue al Doctor y Donna por el edificio, atrapándoles finalmente en una oficina.
Büyüklük olarak Sürmeli kervan çulluğu gibi olsa da tüyleri açısından Bayağı kervan çulluğuna benzerdir.Es como si se tratase de un color maldito, como si acarrease una cierta carga de impureza.
Bay ve Bayan Covenant: Jason ve Julia'nın ebeveynleridir.Señores Covenant: Son los padres de Jason y Julia.
Kirpi Sonia: Sonic Underground'ın bayan üyesi ve Sonic ve Manic'in kız kardeşi.Sonia, la eriza: La única mujer de la banda Sonic Underground y la hermana de Sonic y Manic.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Respeta a las mujeres.
Miriam Colon - Bayan Salamanca, Tuco'nun büyükannesi.Miriam Colón como la abuela de Tuco Salamanca.
2001 Şikago Maratonu'nda bayanlar dünya maraton rekorunu 2s18:47'lik derecesiyle kırdı.En 2001 rompió el récord mundial corriendo en 2h 18' 47" la Maratón de Chicago.
Kapıyı Bayan Spencer açar.Ayudará a Lady Puerta.
Bayamón, 22 Mayıs 1772'de kent statüsü kazandı.Bayamón fue fundado en mayo 22, 1772.
Alma, evlat edindiği Sofia’nın eğitmeni Bayan Isringhausen’ı kovar.Alma despide a Miss Isringhausen, tutora de su hija Sophia.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.Por cada 100 mujeres había 101,8 hombres.
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.Si hubiera sido una chica en lugar de un chico, la situación no sería la que es.