baya ile cümle
baya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, bayağı kötü bir filmdi ama --Yeah, it was really bad, but -- remember, especially when Haley Joel Osment, the little robot,
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,And it was late in the evening. We'd had a lot to drink.
RW: -- bayağı bir ünlü olmuştu bu yüzden Los Angeles'ta.RW: ... sort of had a fame. His fame was built on that in L.A. for a while.
Fakat aslında hayatımda bayağı gerçek birşey vardı ki bu da ben 14 yaşlarındayken oldu.But actually, there was something quite real in my life that happened when I was about 14.
Bayanlar ve baylar hayatın yaradılışı.Ladies and gentlemen, the creation of life.
Şimdi, bayan nerede?Now, where's the lady?
Dört makinaya üç bayan iţçi.Que passa?
Oradaki. Evet, siz bayan!Este é um caso, Sr. Woeste, que só as autoridades eclesiásticas podem julgar.
Bayanlar, güzel haber.Leia o "Avante"! O jornal dos socialistas!
- Hayýr, hayýr, burasý bayanlar için.Já sabem o que falar.
Bayanlar ve baylar Londra'ya tekrar hoş geldiniz!Well, welcome back to London, ladies and gentlemen.
Aslında bayağı ilginç.I actually find that really interesting.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.And then a third attempt, which also patched me back together pretty well, until it failed.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!But I received the report and I heard your friend's explanation, I know more than you.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.I don't want to miss out because I'm a girl, not because of my skills.
Bayan olduğun için kollanmak istemiyorsan, başka bir iş ara.If you don't want to miss out because you're a girl, find another job.
Merhaba, Bayan Yönetmen.Hello, Director.
Gerçekten de konuyla ilgili ne kadar çok şiirim olduğunu fark edince bayağı şaşırdım.I was sort of astonished to find out how many I have actually.
Teşekkürler , bayan.I thank you, lady.
Oğlunuz huzurlu bir yere taşınacak, bayan.Your son shall have a safe resting place, lady.
Hasat nasıl gitmekte, bayan ?How goes the harvest, my lady?
Üzgünüm bayan, gerçekten sizi üzmek istemedimI am sorry my lady, I did not mean to upset you
Halbaron, Bayan Gilraen'i köyüne geri götür.Halbaron, escort the Lady Gilraen back to the village.
Arathorn, Arador oğlu ve Bayan Gilraen evlenmişlerdi, mutluluk ve umut içinde.Arathorn, son of Arador and the Lady Gilraen were wed, in happiness and hope.
Ve Kızı Bayan Arwen ?And the Lady Arwen?
Bayan Gilraen, Bayan Gilraen !Lady Gilraen! Lady Gilraen!
Sadece isminiz, bayan.Only your name, my lady.
-<i>Bayan, lütfen bir şeyler söyleyin.</i>Miss, please say something.
-Bayan Başkan, Başbakan hattaMadam Chairman, the prime minister is on the line.
-Bir dakika bekleyin, bayan!Just wait a minute, miss!
Bayağı bir şey var.Well, there's many things.
Bu bayağı basit.So this is fairly straightforward.
Bayanın geçmişteki ismi Fay Wray, ve öyleki --Her former name was Fay Wray, and so that was --
Ah, ne kadar bayağısın!Ah, you're so cheap!
Bayanlar baylar, dünya küçülüyor.Ladies and gentlemen, the world has gotten smaller.
Porno'dan bahsetmiyorum, bayağı sindirmekten bahsediyorum.And I'm not talking about pornography, I'm talking about digesting them.
Şu aralar fotoğrafçılıkta bayağı iyiyim.Now, I'm also really big on photography.
Tatilden mi geliyorsun, Bayan?Coming from a vacation, Miss?
Hâlâ evi bulamadın mı, Bayan?Still didn't find the house, Miss?
Hey bayan!Hey Miss!
Hey, Bayan.Hey, Miss.
Uyan hadi, Bayan.Wake up, Miss.
Bir sorun mu var, Bayan?Anything the matter, Miss?
Hey, Bayan?Hey, Miss?
Hey, Bayan!Hey, Miss!
Üzgünüm, Bayan. Ciddi bir durum var.Sorry, Miss.This is no joke.
O bayan gitti.That lady left.
Bu isim Schumann'ın bayan arkadaşlarından birinin soyadından geliyor.That comes from the last name of one of Schumann's female friends.
Lütfen bayan, hayır teşekkür ederim. Kaybolmadık sadece geziniyorum...Missing out the cracks in the pavement
Kâhinler İsrail halkının RABbe sunduğu kutsal sunuları bayağılaştırmayacaklar.The priests shall not profane the holy things of the children of Israel, which they offer to Yahweh,
Ses tekrar, ikinci kez duyuldu; Petrusa, ‹‹Tanrının temiz kıldıklarına sen bayağı deme›› dedi.A voice came to him again the second time, "What God has cleansed, you must not call unclean."
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.But shun empty chatter, for it will go further in ungodliness,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.And that ye may put difference between holy and unholy, and between unclean and clean;
‹‹Ses ikinci kez gökten geldi: ‹Tanrının temiz kıldıklarına sen bayağı deme› dedi.But the voice answered me again from heaven, What God hath cleansed, that call not thou common.
Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Sizi, bayağı ve azıcık bir sudan yaratmadık mı?Did We not create you from contemptible water?
Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı-alçak,Do not heed a contemptible swearer,
Dediler ki, "Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız?"They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.Then made his offspring from the extract of base fluid,