Bu bayağı açıkThis is pretty straightforward.
- Bayanlar baylar!- Ladies and gentlemen!
Bayan Kim, siz gidebilirsiniz.Miss. Kim, you may be excused.
Bayan Kim!Miss Kim!
Bayan Kim...Miss Kim...
Bayan Kim, Bayan Kim...Miss Kim, Miss Kim...
Aa, evet Bayan Kim!Ah, yes, Miss Kim!
Okul kantininin bayat ekmeğinden daha iyiydi.Better than the school store's stale bread.
Boeun! Bayan Kim kapıda!Boeun, Miss Kim's at the door!
Bayan Kim mi?Miss Kim?
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Miss Kim, what brings you here?
- Bayan Kim!- Miss Kim!
Ama Bayan Kim!But, Miss Kim!
Bayan Park Sangmin.Mrs. Park Sangmin.
Adamlar ve bayan, yeteri kadar verdiniz."Guys, and woman, you've given enough. We need to know what you need."
Ve 2011'de Japonya'da bayaa talihsiz bir deprem meydana geldi, tohoku depremi.And then in 2011 an very unfortunate earthquake in japan, the tohoku earthquake,
Bayağı güçlü bir deprem.So massive earthquake.
Bayanlar ve baylar, bu hikaye henüz yayınlanmadı.Ladies and gentlemen, this story has not yet been published.
Baylar ve bayanlar, benim adım James Randi, ve bekliyorum.Ladies and gentlemen, I'm James Randi, and I'm waiting.
Ama duydunuz mu, bayan sesiydi.But it was -- did you hear? It was women's voice.
Şurada arkada oturan bayandan bir istek.You just got to -- this is a request from the lady in the back.
Bayanlar ve baylar, Lennart Green!Ladies and gentlemen, Lennart Green!
Pekala, bayan.Alright, lady.
Rastladığım birisi bir bayan öğretmene neden öğrettiğini sordu.I ran across another one.
Heifetz'in konserinden sonra bir bayan yanına gelip kendisini tebrik etmiş,After Mr. Heifetz's concert, a lady came over and complimented him:
Çünkü o son altın parçasını çıkarınca -- ki bunu da bayağı hızlı yaptılar.Because when you take out that last piece of gold -- and they did incredibly quickly.
Bayağı bir süre devam etti.It goes on a long time.
Çok teşekkürler bayanlar baylar.Thank you very much, ladies and gentlemen.
Bayan ! yardım edeyim !Miss ! can I help ? !
- Bayan !- Miss !
Bayanın atına ! yeni gelen bir bayan vardıA girl's horse ! there is a girl came new !
Bayan ! - Nereye ? - Seni ilgilendirmez !Miss ! - where are going ? - none of your business !
Bayan ! intikam inadı kötüdür pahallıya mal olacağını tahmin etmeliydinizMiss ! revenge is bad ! and you must know it won't cost cheap !
Bayan ! gece gece nereye ?Miss ! were are you going?
Yanınızdaki Bayan gece bir yere gitti !Miss Hung left last night !
Bayağı karışık bir sonuç çıktı.That was hairy.
Ve birkaç saat içinde elde ettiğim şey aslında baya makul bir dodo kafatasıydı.And over a few hours, I eventually achieved what was actually a pretty reasonable dodo skull.
Ve şimdi "Tamam Sal, bu baya ilginç" diyebilirsiniz.And you might say OK Sal, that's kind of interesting.
"Ve bu baya enteresan"And that's interesting.
Eğer başarırsam. Bu baya iyi görünüyor.If I did it-- if I was a computer, it would be exactly a line.
Baya fotoğraf çekmişsin.You sure did take a lot of pictures.
Bayan sakin kedi..Miss Calm Cat,
Şimdi buradaki resmi bayağı seviyorum.So I rather like this picture here.
Yani neredeyse bayağı metafizik bir konu halini alıyor.So it gets very almost metaphysical.
Sevgili arkadaslarim, bayanlar ve baylar,My dear friends, ladies and gentlemen,
Bu bayağı garip bir durum. .So this is bizarre.
Bu bayağı yakın.That's pretty close.
3 çarpı 8 bayağı yakın oluyor. 3 kere 9 çok büyük.Well three times eight gets you pretty close and three times nine is too big.
Tamam Bayan Lenon, bir daha olmayacağına söz veriyorum.Yes Mrs Lemon, it won't happen again I promise...
Bayağı uzun değil mi?Isn't it long?
İyi misiniz, genç bayan?Are you alright, young lady?
Bayan Albright 500.000 çocuğu öldürmenize değecek şey neydi acaba?Miss Albright, what exactly was it that was worth killing five hundred thousand kids for?
BENVOLIO Bayan, worshipp'd güneş bir saat önce, doğuda altın penceresi ortaya Peer'dBENVOLlO Madam, an hour before the worshipp'd sun Peer'd forth the golden window of the east,
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]To hear true shrift.--Come, madam, let's away, [Exeunt Montague and Lady.]
Bu mutlu maskeler, siyah olmak, adil bayan kaşları öpücük adil gizlemek akla getirir;These happy masks that kiss fair ladies' brows, Being black, puts us in mind they hide the fair;
Yeryüzünün bütün umutları yuttu indirdiği ama, o benim toprak umutlu bir bayan:The earth hath swallowed all my hopes but she,-- She is the hopeful lady of my earth:
Ama o kristal ölçeklerde bayan başka bir hizmetçi karşı sevgi weigh'd orada izinBut in that crystal scales let there be weigh'd Your lady's love against some other maid
Verona saygısı bayanlar, zaten anneler: benim hesaplarıma göreHere in Verona, ladies of esteem, Are made already mothers: by my count
HEMŞİRE bir adam, genç bayan! bayan, böyle bir adamNURSE A man, young lady! lady, such a man
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring the ladies like a crow-keeper; Nor no without-book prologue, faintly spoke