Mary battaniyeyi açtı ve onu çimin üzerine yaydı.Mary unfolded the blanket and spread it out over the grass.
Bu battaniye Tom'u sıcak tutmaya yardım edecek.This blanket will help keep Tom warm.
Geceleri hava soğuk olduğu için bir yün battaniyeye ihtiyacım olacak.I shall need a wool blanket because it is cold at night.
Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.They snuggled tightly beneath the blankets.
Sana bir battaniye alayım mı?Can I get you a blanket?
Fazladan bir battaniyeniz var mı?Do you have an extra blanket?
Fazladan bir battaniyeye ihtiyacın var mı?Do you need an extra blanket?
Bir battaniye daha alabilir miyim?Can I get another blanket?
Tom battaniyesi ile başını örttü.Tom covered his head with his blanket.
Tom bir battaniye almak için odasına gitti.Tom went to his room to get a blanket.
Tom battaniyeleri katladı.Tom folded the blankets.
Tom ateşin yanında bir battaniyede uzanıyor.Tom is lying on a blanket near the fire.
Tom kendini battaniyesinin altına gömdü.Tom buried himself under his blanket.
Mary, battaniyeden yapılmış kalesi içinde saklanıyor.Mary is hiding inside her blanket fort.
Tom Mary'nin üzerine bir battaniye koydu.Tom laid a blanket over Mary.
Ayaklarını bir battaniye ile ört.Cover your feet with a blanket.
Bir battaniye istiyorum.I want a blanket.
Tom bir piknik battaniyesinin üzerinde oturuyor.Tom is sitting on a picnic blanket.
Daha fazla battaniye yoktu.There were no more blankets.
Bana ekstra bir battaniye alın.Get me an extra blanket.
Onlara bir battaniye almaya git.Go get them a blanket.
Ona bir battaniye almaya git.Go get him a blanket.
Ona bir battaniye verdim.I gave him a blanket.
Tom battaniyeyi katladı.Tom folded the blanket.
Tom battaniyeyi açtı.Tom unfolded the blanket.
Tom kendini sıcak bir battaniyeye sardı.Tom wrapped himself in a warm blanket.
Dan bir battaniye ile ateşi söndürdü.Dan put out the fire with a blanket.
Bagajda bir battaniye var.There's a blanket in the trunk.
Arka koltukta bir battaniye var.There's a blanket in the back seat.
Battaniyenin altındaki ne?What's under the blanket?
Battaniye hâlâ ıslak.The blanket is still wet.
Rossini operalarını bestelerken kendini birkaç battaniye ile örttü.Rossini covered himself with several blankets while he compose his operas.
Kışın çift battaniye ile uyurum.In the winter, I sleep under two blankets.
Tom bir battaniye getirdi.Tom brought a blanket.
Ben battaniyeyi istiyorum.I want the blanket.
Omuzlarını battaniyeyle örttü.She covered her shoulders with the blanket.
Tom bir battaniye ile Mary'nin omuzlarını dürttü.Tom covered Mary's shoulders with a blanket.
Sadece bir battaniyem var.I only have one blanket.
Hangi battaniye kirli?Which blanket is dirty?
Büyükanne hangi battaniyeyi yıkadı?Which blanket did Grandmother wash?
Mavi battaniyeyi nasıl yıkıyorsun?How are you washing the blue blanket?
Tom bir battaniye olmadan uyuduTom slept without a blanket.
Acilen battaniyeye ihtiyacımız var.We have an urgent need for blankets.
Battaniyeler yararlıydı.The blankets were helpful.
Tom, Mary'nin battaniyeleri katmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary fold the blankets.
Birkaç battaniye al.Get some blankets.
Kendimi bir battaniyeye sardım.I wrapped myself in a blanket.
Bir battaniye getirdim.I brought a blanket.
Mary battaniyeyi omuzlarına sardı.Mary wrapped the blanket around her shoulders.
Köpeğim battaniyelerin altında saklanmayı sever.My dog likes burrowing under blankets.
Tom ateşi ıslak bir battaniye ile örterek söndürdü.Tom put the fire out by covering it with a wet blanket.
Battaniye idrar kokuyordu.The blanket was stinking of urine.
Leyla, Sami'nin cesedinin üzerine bir battaniye attı.Layla threw a blanket over Sami's body.
Tom kendini bir battaniye ile sardı.Tom wrapped himself in a blanket.
Bir battaniye daha ister misin?Would you like another blanket?
Tom battaniyeyi Mary'nin omuzlarına sardı.Tom wrapped the blanket around Mary's shoulders.
Tom evsizler için battaniyeler topluyor.Tom is collecting blankets for the homeless.
Üç asker battaniyelerini tren koltuklarına yaydı ve uyumaya çalıştı.The three soldiers spread their blankets on the train seats and tried to sleep.
Tom battaniyeleri katlayıp gömme dolaba koydu.Tom folded the blankets and put them into the closet.
Sana bir battaniye getireceğim.I'll get you a blanket.