Ana içeriğe geç
Sözlük

batmak ile cümle

batmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Güneş batmak üzere.The sun is about to sink.
Güneş batmak üzereydi.The sun was about to set.
Güneş batmak üzeredir.The sun is about to set.
Göze batmaktan kaçın.Avoid standing out.
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.A further 7,075 people were rescued from damaged and sinking ships.
Gemi, HMS Ben-my-Chree'nin yedeğinde Limni sahiline kadar çekilerek batmaktan kurtarılmıştır.Sleeping Lounge on board Ben-my-Chree.
Güneş batmak üzeredir.تواریخ خورشید جھاں.
Semriach girişinde Lur Nehri mağaraya batmaktadır.At the Semriach entrance, the Lur River sinks into the cave.
Güneş batmak üzere ve ayağımın ağrısı beni öldürüyor.The sun is going to go down, and my feet are killing me.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.We actually managed to drown two million dollars' worth of camera gear.
Sadece ikimiz kalmistik ve biz de batmak uzereydik ve bu cok iyiydi.It was down to just the two of us, and we were about to go under. And that was great.
Yasadışı işlere batmak üzereydim.I almost dipped into doing something illegal.
Batmakta olan yıldıza and olsun ki,I CALL TO witness the star of the pleiades when it has dipped
Sabah gunes gec doğup erken batmaktadır.Les Kovalev se sont levés tôt ce matin.
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.Se rescataron 7.075 personas más de barcos dañados y hundidos.
Lovejoy bunun ardından ikiliyi takip ederek batmakta olan yemek salonuna iniyordu.Por lo tanto, Lovejoy perseguía a la pareja en el comedor de primera clase, que estaba hundiéndose.
Güneş batmak üzere.Il sole sta per tramontare.
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.Altre 7.075 persone furono recuperate da imbarcazioni in avaria e affondate.
Japon sanatına hayran olan Grasset'in bazı eserlerinde Japon etkisi oldukça göze batmaktadır.Nei suoi lavori in ceramica, ad esempio, è notevole l'impatto dell'arte giapponese.
Güneş batmak üzeredir.Солнце уже садится.
Bu makamın akşam güneş batmak üzereyken icra edildiği ifade edilmiştir.Эта просьба была почти исполнена до восхода солнца.
Güneş batmak üzere.O sol está se pondo.
Güneş batmak üzere.Zbliża się świt.
Güneş batmak üzeredir.Börjar jaga kring solnedgången.
Sabah gunes gec doğup erken batmaktadır.Miopithecus ogouensis är främst aktiv på morgonen och sent på eftermiddagen.
Güneş batmak üzere.Скоро світатиме.
Güneş batmak üzere.Saat matahari terbenam.
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.Hơn 7.075 người đã được giải cứu khỏi tàu bị hư hỏng và chìm.
Güneş batmak üzere.Trời sắp sáng.
Lovejoy bunun ardından ikiliyi takip ederek batmakta olan yemek salonuna iniyordu.Lovejoy bám theo hai người trong phòng ăn hạng nhất đang chìm.
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.此外,还有7075人从被毁或下沉中的船只被解救。
Ne de olsa batmak üzere olan bu ikinci sınıf gazetede çok da önemli bir gazetecilik yapılmamaktadır.There is nothing important in today's newspaper.今天报纸上没有什么重要的东西。
Sabah gunes gec doğup erken batmaktadır.Morning dew 서둘러 서둘러!
Bunun yanında zarara uğramış ve batmakta olan gemilerden kurtarılan 7075 kişi de vardır.7,075 אנשים נוספים ניצלו מספינות שניזוקו או שקעו על ידי הפלגה.
Güneş batmak üzere.שעת זריחת השמש מתקרבת.
Sabah gunes gec doğup erken batmaktadır.Гриветките са най-активни сутрин и рано привечер.
Güneş batmak üzeredir.Saulė tuoj nusileis.
Güneş batmak üzeredir.Päike seisab paigal.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.앨 던랩은 무너져가는 회사를 구하라고 영입되곤 했어요. 그런데 그는 노동자의 30%나 정리해고 했습니다.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.A Dunlap le encargaron salvar empresas en quiebra. Se deshizo de un 30% de los trabajadores.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap bol volaný aby zachránil krachujúce podniky. Rušil 30 percent pracovných miest.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap era solicitat ca să salveze companiile falimentare. Reducea 30% din locurile de muncă.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap ia às empresas em falência para as salvar. Despedia 30% da mão-de-obra.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap moest bedrijven in faling van de ondergang redden. Door 30 procent van de werknemers te ontslaan.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap trudnił się ratowaniem upadających spółek. Zwalniał 30% pracowników.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap veniva assunto per salvare aziende in fallimento. Lasciava a casa il 30% dei lavoratori.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Giờ thì Al Dunlap được đưa ra để cứu các công ty thua lỗ. Ông ta đóng lại 30% lực lượng lao động.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Most arra kérték Al Dunlapot, hogy mentse meg a cégeket a bukástól. A munkaerő 30 százalékát építette le.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Καλούσαν τον Αλ Ντάνλαπ να σώσει υπό κατάρρευση εταιρείες. Απέλυε 30 τοις εκατό του προσωπικού.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Ал Дънлап ще спаси западащи компанни. Ще съкрати 30 процента от работната сила.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Эла Данлэпа нанимали спасать убыточные предприятия. Ему ничего не стоило сократить 30% работников.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.את אל דנלאפ נהגו להביא כדי שיציל חברות כושלות. הוא נהג לפטר 30% מהעובדים.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.الآن، آل دانلوب كان يتم جلبه لانقاذ الشركات التي تفلس. كان يسرح 30 بالمائة من قوة العمل.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.労働力の3割を削減しました また彼はよく冗談を言いながら 人をクビにしました
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.우린 2백만불어치의 카메라를 수장시킬 상황이었으니까요.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chegámos a afundar equipamento fotográfico no valor de mais de 1,5 milhões de euros.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chúng tôi thật sự đã nhấn chìm thiết bị máy quay trị giá 2 triệu đô la.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.De fapt am reuşit să înecăm echipament de filmat în valoare de două milioane.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Het lukte ons om twee miljoen dollar aan camera apparatuur te verdrinken.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Nos las ingeniamos para ahogar cámaras que totalizaban 2 millones de dólares.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
batmak ile cümle - batmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App