batmış ile cümle

batmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yaklaşık 36 saat sonra, 22 Nisan 2010'da Deepwater Horizon tamamen batmıştır.Etter å ha stått i brann i over et døgn, sank «Deepwater Horizon» 22. april.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.I henhold til Herodot mistet perserne 300 skip og 20 000 menn.
Amalfi kısa süre içinde mürettebatından 67 kişiyle birlikte batmıştır.Torvald gikk i land der med hele mannskapet.
Beşi Zırhlı olmak üzere on sekiz gemi batmıştı.Av de 15 kanonstillingene ble åtte bestykket.
Saat 06:00 olduğunda iki monitor da batmıştı.Ia tiba pukul 10:00; kedua anjing tersebut mati.
Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait 3 gemi sebebi bilinmeyen patlamalar sonucunda batmıştır.Tiga pesawat Amerika hilang saat serangan atas alasan yang belum diketahui.
Aynı yıl uğranılan bir başka fırtına felaketinde, donanmanın hemen hemen kalan tüm gemiler batmıştır.Setelah terlambat selama 1 bulan karena badai, hampir semua kapal yang dijanjikan tidak tiba.
Beşi Zırhlı olmak üzere on sekiz gemi batmıştı.Mười tám tàu bị đánh chìm, kể cả năm chiếc thiết giáp hạm.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.地上に仮設して水を流す筒状の樋は筧(かけい・かけひ)と呼ばれる。
20 Ağustos 1588 tarihinde İspanyol Armadasının amiral gemisi El Gran grifon Fair Adası kıyılarında batmıştır.1588年8月20日、無敵艦隊の旗艦エル・グラン・グリフォンが島の小さな入り江で難破した。
Savaşın sonunda bu iki gemi de batmıştı.激戦の末、両艦とも拿捕された。
Birden büyükse suya batmıştır.最期は大水の中に沈められた。
Bu gemilerden birine hasar verilmiş diğerleri batmıştır.このほか多数の艦船が損傷。
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.2009年、財政問題により解散した。
Fakat planı Lapis Lazuli sayesinde suya batmıştır.だが速水たちによって計画は頓挫。
Savaşın sonunda bu iki gemi de batmıştı.临近战争结束时,两舰均告沉没。
Yine bir insan kaçakçılığı sırasında gemi batmış fakat Niko kurtulmuştur.在替该组织卖命的一次走私任务中,走私船被击沉,尼克再次侥幸存活。
Şiddetli bir düşüşün ardından havaya tekrar kalkmış (90 derecelik bir açı ile) ve batmıştır.其後分別有火炎魔術(3話)、砂塵魔術(4話)的魔力醒覺。
Gemi üç dakika içinde alabora olarak, 710 kişilik mürettebattan 660 kişiyle birlikte batmıştır.艦上平時可容納666名乘員,但在戰時可增加至710名。
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.2001년 재정 문제로 인해 해체되었다.
Ölümüne ilişkin iki görüş öne sürülmüştür: Leucate koyunda gemisi batmış ve ölmüştür.הו, נטפי שני שותת, שם קברניטי על הסיפון קר נופל ומת.
Birçok dükkân ve firma batmıştır.כן נהרסו בתים רבים וחנויות.
Bu yüzden güneş ufukta tam batıyor ise, bu gerçekte çoktan batmıştır demektir.לכן בזמן שרואים את השמש נוגעת בקו האופק, מיקומה האמיתי כבר מתחתיו.
Bu süreçte 4.000 kadar banka batmış, binlerce insanın mal varlığı yok olmuştur.כתוצאה מכך, נכשלו כ-4,000 לווים גדולים (בהם בנקים) לשלם את חובותיהם.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Според Херодот, персите загубват 300 кораба и 20,000 човека.
Suya batmış olarak bulunan bitkilerle beslenirler, uzun boyunlarıyla bitkilere uzanırlar.Hrani se biljkama koje traži potopljene glave.
Gölde yüzen bir çocuk, dibe batmış bir arabada Tolliver'ın cesedini bulmuştur.Dječak koji je plivao u jezeru pronašao je auto s čovjekom unutra.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Perzijanci su tada, prema Herodotu, izgubili 300 brodova i 20.000 ljudi.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Kärna zanikla v roku 2000 kvôli finančným problémom.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı bu şehir batmıştır.Táto hviezda sa z dosiaľ neznámych príčin rýchlo zmenšuje.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Leta 2009 je klub zaradi finančnih težav propadel.
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.하지만 어려운 장애물인 이유는 우리가 법적인 위태로움을 자처했기 때문입니다.
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.Maar het is een lastige horde omdat we in dat juridische drijfzand zijn beland.
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.אבל זו משוכה קשה כי נתקענו בביצה משפטית
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.من الصعب ان نخرج من هذا .. لاننا نعيش في رمال قضائية متحركة
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.私たちは60年代に
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.La hermana se había puesto sus manos alrededor del cuello del padre.
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.Sora a pus mâinile ei în jurul gâtului tatălui.
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.Сестрата постави ръцете си около врата на бащата.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda." Domnule Smith, eşti în pericol; ai o problemă. Am sunat ambulanţa. Ambulanţa e pe drum.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Herr Schmidt, Sie sitzen in der Scheiße. Die Ambulanz ist bestellt. Sie ist unterwegs.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."스미스씨, 아주 난처하게 되셨네요, 문제가 좀 생겼습니다. 저희가 앰뷸런스를 불러두었습니다. 지금 그리로 가는 중입니다.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Panie Kowalski, jest pan w tarapatach. Wezwaliśmy ambulans. Już do pana jedzie.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Signor Smith, sta suonando, c'è un problema. Abbiamo chiamato l'ambulanza. L'ambulanza sta arrivando.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.Smith, você está em apuros, tem um problema. "Já chamámos a ambulância. A ambulância vai a caminho.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Г-н Смит, много сте загазил, имате проблем. Обадихме се на линейката. Линейката е на път.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Мистер Смит, вы в глубокой передряге, у вас проблема. Мы вызвали скорую. Она уже в пути.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."מר סמית, אתה בצרות צרורות, יש לך בעיה. הזמנו אמבולנס. האמבולנס בדרך.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."سيد سميث، لديك مشكلة. لقد اتصلنا بسيارة الإسعاف. سيارة الإسعاف قادمة على الطريق.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.救急車を呼びました 今そちらに向かっています あなたを救急車に乗せ あなたがかかっている医者に連絡し、報告します
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.A minąwszy poszli: i zaszło im słońce u Gabaa, które jest pokolenia Benjaminowego.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.A tak prešli a išli, a slnce im zašlo pri Gibei, ktorá patrí Benjaminovi.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.Au mers mai departe, şi apunea soarele cînd s'au apropiat de Ghibea, care este a lui Beniamin.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.De drog så videre, og Solen gik ned, som de var ved Gibea i Benjamin.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.És tovább vonultak, és elmenének, és a nap Gibea mellett ment le felettök, a mely Benjáminé.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.Gredo torej naprej svojim potem, in solnce jim zaide prav pri Gibei, ki je last Benjaminova.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.Ils continuèrent à marcher, et le soleil se coucha quand ils furent près de Guibea, qui appartient à Benjamin.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.모두 앞으로 행하더니 베냐민에 속한 기브아에 가까이 이르러는 해가 진지라
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.Niin he jatkoivat matkaansa, ja aurinko laski heiltä lähellä Gibeaa, joka on Benjaminissa.
Böylece yollarına devam ettiler. Benyaminlilerin Giva Kentine yaklaştıklarında güneş batmıştı.Pasando de largo, caminaron; y el sol se puso cuando estaban junto a Gabaa, que pertenece a Benjamín

İlgili Sayfalar