Birinci Dünya Savaşı sırasında Verdun Savaşı'nda yer alan bir topçu bataryasına komuta etti.Under 1. verdenskrig ledede han et artilleribatteri under Slaget ved Verdun.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Selskabet lavede dele til den hurtigste batteridrevne, radiostyrede bil.
Çinko bromür bataryadaki elektrolit olarak.Som elektrolyt i batterier.
Sadece elektrik motoru ile tam dolu batarya ile 35 km yol gitmektedir.Den kører 25 km kun på elmotoren.
Tesla Model S'in 60 kWh'lık bataryası için 8 yıl ya da 200.000 kilometre boyunca garanti veriliyor.Batterigarantien udgør enten 8 år eller 200.000 km for 60 kWh-batteriet.
Müttefikler toplamda dokuz gemi ve 200 top bataryasından oluşan filoya sahiptiler.Styrken bestod af ni skibe med tilsammen ca. 200 kanoner.
Güneş doğarken veya batarken görünebilir.En solsøjle ses ved solop- eller nedgang.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Det drejer sig f.eks. om belejringsmaskiner og krigselefanter.
Güneş, erken batar.De falder tidligt af.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.Batteriets funktion var at støtte de to forter.
Bu teknoloji diğer otomobil üreticilerinin kullandığı özel bataryalardan 3 ile 4 kat daha ucuzdur.Først 8 til 10 år senere blev denne teknik i større omfang brugt af andre bilfabrikanter.
Ama, ilk elektrikli lokomotifler, bataryayla çalışıyordu.De første elektriske lokomotiver og motorvogner gikk med batterier.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos stiger opp i vest, går ned i øst, og stiger opp igjen på kun 11 timer.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid tar radioen og fikser den, men den har hverken signal eller mye batteri igjen.
Güneş, erken batar.George våkner tidlig.
Müttefikler toplamda dokuz gemi ve 200 top bataryasından oluşan filoya sahiptiler.I sum hadde den allierte flåten ni skip og over 200 kanoner.
Ayrıca acil durumlarda kullanılmak üzere teknede yedek bataryalar bulunmaktadır.Det er også reservebatterier ombord.
Bu gemilere Halileli'nin kuzeyindeki iki batardan ateş açıldı.Han skyter minst seks skudd mot båten Reiulf.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.Den er utstyrt med et aggregat og ekstra radioer.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos terbit di barat, tenggelam di timur, dan terbit lagi dalam waktu 11 jam.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Alasan utamanya adalah mahalnya harga baterai.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Perusahaan ini membuat suku cadang untuk mobil yang dikendalikan radio bertenaga baterai tercepat .
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.Akhirnya baterai Baling-baling Bambunya melemah.
Batarya Records'un ve Allâme'nin albümlerinde yer aldı.Hal ini tampak di album live mereka, HAARP.
Bataryanın ömrü ve dayanıklılığı hakkındaki endişeler devam etmektedir.Sebagian publik masih mengkhawatirkan ketahanan dan masa pakai baterai.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos mọc lên ở phía tây, lặn ở phía đông, và lại mọc lên chỉ sau 11 giờ.
Fiona bu duruma karşı çıkacağı sırada güneş batar ve Fiona deve dönüşür.Nhưng trước khi Fiona có cơ hội làm điều đó, mặt trời đã lên và cô trở lại thành người.
Gün batardan gün toğan yire değün.Hồ Chí Minh sau ngày Giải phóng.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Ví dụ về hỗn hợp là không khí và các hợp kim.
Leclanché bataryası (veya atıldığı ıslak hücre) modern çinko-karbon bataryasının (bir kuru hücre) öncüsü idi.Pin ướt Leclanché là tiền thân của pin kẽm-cacbon hiện đại (một loại pin khô).
Lumia 520, 1430 mAh batarya ile Lumia 620'deki 1300 mAh bataryadan daha büyüktür.Pin điện thoại có dung lượng 1.430 mAh, lớn hơn so với dung lượng của Lumia 620 chỉ 1.300 mAh.
Güneş doğarken veya batarken görünebilir.Nếu gặp trời nắng nên tưới vào lúc trời mát.
YABO Power Technology, 2012 yılında lithium titanate bataryayı piyasaya sürdü.YABO Power Technologyは2012年にチタン酸リチウム電池を発売した。
ABD elektrikli arabalar ve bataryalar için 2.4 milyar dolarlık bir ödenek ayırdı.アメリカ合衆国は電気自動車とバッテリー向けの連邦補助金にUS$24億を約束した。
Leclanché 1909'da kurulmuş bir İsviçre batarya üreticisidir.Leclanchéは1909年にスイスで設立された電池メーカーである。
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.フォボスは西から上って東へ沈み、11時間後に再び上る。
Ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk.「僕が発見した最初の死だった...僕と母と父、そして祖母に祖父は夜明けに砂漠を通っていた。
Güneş, erken batar.苦手なものは早起き。
Zamboni pili 1812'de italyan Giuseppe Zamboni tarafından icat edilen, erken bir elektrik bataryasıdır.ザンボニー電池は1812年にジュゼッペ・ザンボニーにより発明された初期の電池。
Ancak kıyı ile arasındaki mesafe 2500 metre olunca sahil bataryaları ateşe başladı.その距離がおよそ5,500ヤードまで接近すると、駆逐艦は砲撃を開始した。
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.同時に5つの砲台しか設置できない。
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.サイードはどうにかトランシーバーを修理するが、それは信号を発せられず、電池残量も限られていた。
Nokia 112, 1400mAh çıkarılabilir bir batarya ile çalışıyor.9KI112-1 コブラ対戦車ミサイルを運用できた。
Bunun yerine oyuncular bataryası tükenen silahları atmaya mecbur bırakılır.逆にプレイヤーも攻撃を受けて武器を落とす事がある。
Böylelikle bataryalar yüklenir.電池充電式になる。
Güneş geç doğar erken batar.太陽に反応するのか、とても早起き。
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.これらの海溝では太平洋プレートがインド・オーストラリアプレートの下に沈みこんでいる。
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.当船舱开始破裂,丈夫宁死也不愿与妻子的遗体分离。
Bazı yıldızlar doğar ve batar (Antik Yunanlara göre okyanusun içinde kaybolur), bazıları her zaman görünür.一些恒星会升起和落下(从古希腊人的观点来看,落下即是消失在海洋中);而其它恒星则是不落的。
Lumia 520, 1430 mAh batarya ile Lumia 620'deki 1300 mAh bataryadan daha büyüktür.Lumia 520带有1430 mAh 电池,比Lumia 620多130mAh。
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.移動快速的火衛一從西方升起,東方落下,並且在11個小時後再度上升。
Güneş, erken batar.不擅長早起。
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.另外,拆出電池也會重設時間。
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.根据一年中时候的不同,有些恒星会在日出或日落的时候升起或落下。
Güneş geç doğar erken batar.著书未毕,而早世不永。
Bombalanacak olan üç kasabadan yalnızca Hartlepool kıyı savunma bataryalarıyla savunulmaktaydı.在这三座城镇中,仅哈特尔浦有岸基炮台保护。
Batı'da da batar.它們也有在西部出沒。
Güneş doğarken veya batarken görünebilir.见光或遇空气易变质。
O ana kadar geminin ana bataryaları hariç arkadaki tüm silahları susturulmuştu.至此,除了后部炮塔外,该舰所有的主炮炮塔都已哑火。
Ana bataryası döneminin diğer zırhlılarına kıyasla daha güçlü olmasına rağmen, ikincil silahları daha zayıftı.雖然前方固定機槍的火力不如其他雙引擎戰鬥機,但後方旋轉機槍相當具有威力。