S-500 füzeleri beş bataryalarının 2020 yılına kadar hizmete alınması planlanmaktadır.Det vill säga att Danmark ska installera 5 000 nya vindkraftverk före 2020.
Bir seyahat gemisi, başka bir gemi ile çarpıştıktan sonra batar.Under resan kolliderar fartyget med ett annat fartyg.
Batı'da da batar.Även i västvärlden förekommer detta.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Undantag utgör så kallade pansargrenadjärer.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Batterikapaciteten ska vara 96 timmar i standbyläge och den ska kunna sända i 8 timmar.
USS Indianapolis 12 dakika içerisinde batar.Solot börjar två minuter in på inspelningen.
Saat 08:58'de Rodney'in ikincil bataryaları da savaşa katıldı.Klockan 14:58 GMT bröts radioförbindelsen med flygplanet.
4 oyuncu aynı kozu açarsa herkes 13 batar.I spel för fyra spelare består varje spelares bas av 13 rutor.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Verdun Savaşı'nda yer alan bir topçu bataryasına komuta etti.В роки Першої світової війни командував артилерійською батареєю у битві під Верденом.
Sualtı prenses Huhılu güzelliğinden büyülenen Zayatülek göl dibine batar ve onunla evlenir.Заворожений красою підводної принцеси Хиухилу, єгет Заятуляк опускається на дно озера і одружується на ній.
Daha sonra Topçu Alayı 7. Bölge 5. Batarya Komutanlığına atandı.Згодом перейшов до 7-ї артилерійської бригади.
Midilli batarken, Yavuz Sultan Selim gemisi ise büyük zarar gördü.«Міділі» затонув, а «Явуз Султан Селім» було сильно пошкоджено.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Заряджає акумуляторні батареї.
1950-1952 yılları arasında 28. Tümen Topçu Alayı 5. Batarya Komutanlığı yaptı.З 25 травня 1915 р. — командир 5-ї батареї 102-ї артилерійської бригади.
Fakat 1920 yılında bir fırtına'da tekrar batar.«Живой» в 1920 р. затонув під час шторму.
Güneş, erken batar.Весна настає рано.
Ancak adanın yeri değişir, gemi ise batar.Ще мить і все зміниться… Борода зникне.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Також Дейзі завжди носить широкі підбори.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.Телефон виконаний в металевому корпусі з дактилоскопічним датчиком і подвійною камерою на задній панелі.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Společnost vyrobila díly pro nejrychlejší bateriově - poháněné rádiem řízené auto.
Samsung Galaxy Note 7 cihazda oluşan batarya sorunu nedeniyle tüm dünyada toplatılmıştır.Společnost Samsung zastavila výrobu mobilních telefonů Galaxy Note 7 kvůli problémům s přehříváním baterie.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Poslední věci, které potřebuje, jsou obyčejné baterie.
200 kW hızlı DC şarj istasyonu ise aracın bataryalarını 1 saat içinde tamamen doldurabilmektedir.Volitelná DC rychlonabíjecí stanice může obnovit baterie na plnou kapacitu už za 25 minut.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Hašení trvalo 181 hodin, dostání ohně pod kontrolu 19 hodin.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Tichomořská deska se v Kemradeckém příkopu podsunuje pod australskou desku.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Această funcție prelungește viața bateriilor.
Bir cıvata takılmadığında, renk farklılığından eksikliği göze batar.Compensându-le pentru o culoare, o altă culoare va fi deranjată.
Bir seyahat gemisi, başka bir gemi ile çarpıştıktan sonra batar.Povestea descrie cum o nava se scufundă după ce est lovită de o altă navă.
Buna ek olarak, telefon Nokia Lumia 920 ile aynı 2000 mAh batarya kapasitesine sahip.Bateria este de 2000 de miliamperi ca pe Nokia Lumia 920.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Botgrosul poate să spargă și sâmburi de cireșe cu ciocul său puternic.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Muntele a luat naștere prin procesele tectonice de scufundare a plăcii Pacificului sub placa indo-australă.
Nokia 3410 kompakt, ancak 825mAh çıkarılabilir Li-Ion batarya ile 114 gram ağırlığındadır.Nokia 3410 cântărește 114 de grame cu bateria inclusă.
Güneş, erken batar.Kérge korán repedezik.
Lityum-sülfür batarya ^ gösterme)Arhimandritul Ilarion Bălăiță (n.
Yedin mi göze batarcasına coşma, *yenilince de yeisle evine kapanıp inleme.Să nu mîncați pîne dospită; ci, în toate locuințele voastre, să mîncați azimi.”
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.A Phobosz nyugaton kel és keleten nyugszik, majd 11 óra múlva újból felkel.
Anakaraya ulaşmayı başardıklarında, Sylvain kıyıya yakın bir yerde kum bataklığına batarak öldü.Mire sikerült visszatérnie, Ariadné holtan feküdt a tengerparton.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.A cég készített alkatrészeket a leggyorsabb akkumulátor által működtetett, rádióvezérlésű autóhoz.
12 Nisan sabah 04:30 da, liman çevresindeki Konfederasyon topçu bataryaları kaleyi bombalamaya başladı.Április 12-én hajnali 4:30-kor a konföderációs ágyúk az öböl különböző pontjairól tüzet nyitottak.
Örneğin çift maksatlı ana bataryalar hem yerdeki hem havadaki hedefleri vurmak üzere tasarlanmıştır.Kétfeladatú fegyvernek tervezték, mind légi, mind földi célpontok leküzdésére alkalmas volt.
Temmuz 1907'de Pommern, Kiel'e ana bataryası olan dört adet 28 cm'lik topların takılması üzerine gitti.1907 júliusában a Pommern Kielbe hajózott át, ahol felszerelték a négy 28 cm-es ágyúját.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.A katonák mellett 15 harckocsi is elérte a partot.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Az akkumulátorok feltöltött állapota kell hozzá.
Güneş geç doğar erken batar.Egyébként korán kalászol és korán érik.
1993 - Hırvat topçu bataryaları, Bosna'nın Mostar kentindeki Osmanlı Mostar Köprüsü'nü tahrip etti.1993 – A horvát tüzérség lerombolja a 16. században épült Öreg-hidat Mostarban (Bosznia-Hercegovina).
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Bár az egykori bányamunkások minden bizonnyal tudtak róla.
1928 yılında Dai-San Daiba (第三 台 場, "3 numaralı batarya") restore edilerek halka açılmıştır.Vuonna 1928 Dai-San Daiba (第三台場) eli "Patteri numero 3" kunnostettiin ja avattiin yleisölle.
Bataryalı elektrikli araçların güvenlik meselelerine uluslararası standart olan ISO 6469 ile değinilmektedir.Sähköauton turvallisuusnäkökohtia on pohdittu kansainvälisessä ISO standardissa 6469.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Tällaisia ovat esimerkiksi tomaatti ja bataatti.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Yhtiö teki osia nopeimpaan patterikäyttöiseen radio-ohjattavaan autoon.
Batı'da da batar.Sillä on toimintaa myös länsimaissa.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Nevan rannalla on viisi laivalaituria.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.Samalla vuorovälejä tihennettiin.
Güç tüketiminin yaklaşık %20’si bataryaların şarj edilmesindeki verimsizliklerden kaynaklanmaktadır.Noin 40 % typen oksidien päästöistä syntyy fossiilisten polttoaineiden käytöstälähde?.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Η εταιρεία κατασκεύαζε μέρη/κομμάτια για τα ταχύτερα τηλεκατευθυνόμενα αυτοκίνητα.
12 Nisan sabah 04:30 da, liman çevresindeki Konfederasyon topçu bataryaları kaleyi bombalamaya başladı.Έτσι στις 12 Απριλίου η Συνομοσπονδία βομβάρδισε με πυροβολικά το φρούριο περικυκλώνοντας το λιμάνι.
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.0 ίδιος προχώρησε στην υπόθεση πως τα άστρα γεννιούνται και πεθαίνουν.
Batı'da da batar.Τέλος, απαντά και στην Ωκεανία.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Ως παράδειγμα ας θεωρήσουμε την απόσταξη ενός μείγματος νερού και αιθανόλης.
85 kWh kapasiteli bataryada ise 8 yıl boyunca herhangi bir kilometre sınırı olmaksızın garanti veriliyor.85 kWh-batteriet har en ubegrænset kilometergaranti på 8 år.