Ana içeriğe geç
Sözlük

batar ile cümle

batar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bataryalar, zırhlıları muhriplerden olabildiğince korumaya çalışır.«Мы попросили инженеров сделать барабаны максимально громкими.
Midilli batarken, Yavuz Sultan Selim gemisi ise büyük zarar gördü.«Мидили» затонул, а «Явуз Султан Селим» был сильно поврежден.
Ancak kıyı ile arasındaki mesafe 2500 metre olunca sahil bataryaları ateşe başladı.С расстояния 3000 ярдов обе стороны открыли огонь.
Ana bataryaları on iki adet 10.5 cm'lik SK L/45 toptan oluşmaktaydı.Был вооружён главной батареей из двенадцати 10,5 см скорострельных орудий SK L/45.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Бухта укрепляется 5 береговыми батареями.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.وتوفير أيضاً إعادة تدوير البطاريات التي لا تزال تمثل مشكلة كامنة.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.ولم تستطع أن تؤثر المدافع النارية العثمانبة التي وجهت من الساحل .
Akşam yaklaştıkça güneş ışınları eğik gelir ve güneş batar.حتى أحلك الليالى ستنتهى والشمس ستشرق..
İki batarya da gün sonunda tümüyle imha olmuştur.ويبدو أن كلا الجهازين قد تم تفجيرهما عن بعد.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.على أي الأحوال فهذه البطارية لها عيوبها.
Böylelikle bataryalar yüklenir.عندئذ تلزم إعادة شحن البطارية.
Ayrıca acil durumlarda kullanılmak üzere teknede yedek bataryalar bulunmaktadır.وتستخدم أيضًا أجراس السفينة للسلامة في الظروف السديمية.
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.يتطلب هذا الحذاء استخدام بطاريات صغيرة قابلة للاستبدال، وهى تعمل لمدة 100 ساعة تقريبا.
Güneş, erken batar.As mentiras começam cedo.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Fobos nasce no oeste, se põe a leste e nasce novamente em apenas 11 horas.
Telefon, kullanım kolaylığı, uzun konuşma ve bekleme süresi olan bir batarya ile dikkat çekti.O telefone tem se destacado por sua facilidade de uso, e uma bateria com longa conversação e de espera.
Lumia 520, 1430 mAh batarya ile Lumia 620'deki 1300 mAh bataryadan daha büyüktür.O Lumia 520 tem uma bateria de mAh 1430, que é maior do que a bateria do Lumia 620 de mAh 1300.
Güneş geç doğar erken batar.Patrick, sentindo-se mal, sai cedo.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Existe um sistema de prioridade nas baterias.
06:37 UTC: Vostok 1 yoluna devam ederken Kuzey Büyük Okyanus'ta güneş batar.06:37 UTC - a Vostok 1 continua sua jornada enquanto o Sol se põe sobre o Pacífico Norte.
Askerler tabyalar, bataryalar ve siperleri kazmaya başladılar.As tropas escavaram abrigos, baterias armadas e trincheiras.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Por exemplo, o paquímetro e o micrômetro.
Kurak bir bölgede, yağmur suyu yere çabuk batar.Na parte mais baixa, uma calha capta águas pluviais.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.A batalha acaba por destruir o Multiverso.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.O arco insular é formado no limite convergente onde a Placa do Pacífico subduz sob a Placa indo-australiana.
Bu da paslanmanın, bataryanın akım üretme gücüne bağlı olduğunu göstermiştir.Além disso, é discutido se levantou apenas com a força do pedal do piloto.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.O forte da agremiação era a sua bateria.
Fakat 1920 yılında bir fırtına'da tekrar batar.Em 2019 voltará a disputar uma vaga no Grupo Especial.
Güneş geç doğar erken batar.Maar weet je wat het is, te vroeg geboren.
200 kW hızlı DC şarj istasyonu ise aracın bataryalarını 1 saat içinde tamamen doldurabilmektedir.Een optioneel DC Speed-laadstation kan de batterij op volle capaciteit opladen in 25 minuten.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.De vulkaan ontstond doordat de Australische Plaat onder de Pacifische Plaat schuift.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Keraterpeton en Diceratosaurus bijvoorbeeld niet.
Batarya, orduda en küçük topçu birliği.Het Bataljon Artillerie is de enige artillerie-eenheid.
Telefonunun bataryası çalındığını ve evlerine girildiğini fark eder.Het gevolg daarvan is dat haar meubilair geconfisqueerd is en naar de binnenplaats is gedragen.
Bir süre sonra Edward'ın gemisi ve İngiliz gemisi batar.Later zien ze een Engels schip.
Güneş, erken batar.Loopt tamelijk vroeg uit.
USS Indianapolis 12 dakika içerisinde batar.De USS Hammann zonk in vier minuten.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.De batterijen waren echter uitgeput.
06:37 UTC: Vostok 1 yoluna devam ederken Kuzey Büyük Okyanus'ta güneş batar.06.37 UT Vostok 1 vliegt verder terwijl de zon zakt.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.Een tweede prototype werd uitgerust met een intrekbaar gestel en een grotere verticale staartvin.
Genç bireyler derinlere batarak daha hızlı olgunlaşır.Ze kunnen sneller graven dan een mens kan rennen.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Badeloch wil niet: ze wil liever sterven dan haar echtgenoot achterlaten.
Güneş birazdan batar.De zon gaat weldra onder.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Kiedy statek tonie, mąż woli umrzeć, niż rozdzielić się z ciałem żony.
Fiona bu duruma karşı çıkacağı sırada güneş batar ve Fiona deve dönüşür.Wówczas zachodzi słońce, a wtedy Fiona zmienia się w ogrzycę.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Wpływa to korzystnie na żywotność baterii.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Firma wyprodukowała części do najszybszego sterowanego zdalnie samochodu zasilanego na baterie.
Model, Li-Ion 1430 mAh bataryayla geldi.Zastosowana bateria litowo-jonowa ma pojemność 1430 mAh.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Jest to łuk wyspowy położony nad strefą subdukcji płyty pacyficznej pod płytę australijską.
İlk üretilen versiyonunda dahili batarya yoktur ancak daha sonra eklenmiştir yaklaşık 1 saat dayanmaktadır.Mieszkający poza bazyliką klucznik przychodzi na określoną godzinę.
Aynı etkiden dolayı, Güneş, ufuktan kaybolduktan bir süre sonra batar.Zakryte dotychczas w tym samym momencie słońce wychodzi.
Cep telefonlarında ise, yeni çıktıklarında 3 hücreli bataryalar kullanılmakta idi.Szczęśliwie z pomocą przyszła jej 3 bateria.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Jednak wymaga ładowania z baterii.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.Nie można wykluczyć także zestrzelenia przez artylerię przeciwlotniczą na wybrzeżu.
USS Indianapolis 12 dakika içerisinde batar.Admirał Nachimow zatonął w ciągu siedmiu minut.
Kurak bir bölgede, yağmur suyu yere çabuk batar.W suchych regionach, gdy nadchodzi deszcz, woda bardzo szybko wsiąka do gleby.
İlkinde piyade tümenleri içerisinde tanksavar alayı olarak (4 batarya her batarya 12şer toptan oluşuyordu).Zorganizowano ją w system batalionowy na wzór batalionów piechoty liniowej, (każdy w składzie 4 kompanii).
Bununla birlikte batarya fiyatları toplu üretim ile azalmaktadır ve daha da azalması beklenmektedir.Doprowadziło to do obniżenia emisji metali ciężkich przy jednoczesnym wzroście produkcji.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.Problemet är att det går lika fort att ladda ur batteriet igen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod