Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Nem fogunk éhezni, de az apám totál zűrös volt.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Nie zamierzaliśmy umierać z głodu, ale mój ojciec całkowicie spaprał sprawę.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.No vamos a morir de hambre, pero mi padre está muy mal.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Şi nu vom muri de foame, dar tatăl meu era complet încurcat, necăjit.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Und wir hätten nicht verhungern müssen, aber mein Vater war total fertig.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.We zouden niet verhongeren, maar mijn vader was een puinhoop.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Δεν θα πεινούσαμε, αλλά ο πατέρας μου τα είχε θαλασσώσει τελείως.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Баща ми беше много пиян.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.И мы не умираем с голоду, но мой отец всерьёз напортачил.
Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Ми не голодували, але справи в мого батька йшли геть погано.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.A minha mãe estava a dizer-lhe o mal que ele tinha feito.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Anyu meg tudatta vele hogy mennyire zűrös.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama dawała mu to do zrozumienia.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama mea îi sublinia cât de tare o încurcase.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Ma mère lui faisait savoir à quel point il avait tout bousillé.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Meine Mutter ließ ihn wissen, wie fertig er war.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mẹ tôi thì đang cho ông biết ông tệ hại thế nào.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mia madre gli faceva capire quanto lui avesse incasinato tutto.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mi madre le hacía saber el mal que había hecho.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moja mama mu dávala vedieť, ako veľmi to spackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moje máma mu dávala najevo, jak strašně to zpackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor. O an birileri kapıya gelip yemek getirdi.Mijn moeder liet hem weten hoe erg hij het had verknald.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Η μητέρα μου του έδειχνε πόσο άσχημα τα είχε θαλασσώσει.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.І мама пояснювала йому, як погано все в нього.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Майка ми му говореше, колко се е провалил.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Мама ему объясняла, насколько серьёзно он провинился.
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.Acho que iremos ver instalarem-se duas tendências
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.로봇 과학자들에서부터
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.Nemáme žiaden nábor.
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak. Savaş ilanlarımız olmayacak.Det finns redan en jihadistisk hemsida dit man kan gå och fjärrdetonera en IED i Irak från sin hemdator.
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak. Savaş ilanlarımız olmayacak.Бъдещето може да е кръстоска между
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.Une des personnes que j'ai rencontrée était un ancien secrétaire adjoint du
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.Y entonces creo que vamos a ver surgir dos tendencias.
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.כל השחקנים בתחום,
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.ولقاء كل الفاعلين في هذا المجال،
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak.彼らにひらめきを与えたSF作家まで
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Ainsi ces hommes que vous avez naufragé vous servent de gibier
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Chính xác ngay. Quá xấu du thuyền của bạn nên đã bị ... nhưng ít nhất nó đã mang chúng ta lại với nhau.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Iei o jumătate de bărbaţi s-au înecat de la nave le-aţi naufragiat ... şi a izgoni care urmează să fie vânate.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Je neemt half-verdronken mannen van schepen die je hebt gesloopt ... en rijden ze uit te worden gejaagd.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Just rätt. Synd att din båt ska ha lidit ... men åtminstone Det förde oss samman.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Juuri oikea. Harmi teidän Yacht pitäisi ovat kärsineet ... mutta ainakin se saattoi meidät yhteen.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Netop højre. Ærgerligt din båd skal have lidt ... men i det mindste det bragte os sammen.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Presne pravé. Škoda, že si jachtu by trpeli ... najmenej však Priniesla nám dohromady.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Proprio a destra. Peccato che il vostro yacht dovrebbe avere sofferto ... ma almeno ci ha riunito.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Tepatnya benar. Sayang sekali Anda yacht harus menderita ... tapi setidaknya itu membawa kita bersama.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Veszel fél fulladt férfi A hajók már tönkrement ... és a hajtás őket A vadászható.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Vytáhl jste poloutopené muže z lodi, která právě ztroskotala a vyhnal jste je ven, abyste je mohl lovit..
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Vzameš pol utonil moški z ladij, ki ste jih uničili ... in jih voziti ven se lovi.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Właśnie w prawo. Szkoda jachtu powinny doznali ... ale przynajmniej to zetknął nas ze sobą.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Взимаш полуудавен мъже от кораби вие сте разбиха ... и ги изгони да бъдат преследвани.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Ви зміщується них. - Саме право. Шкода Вашої яхти повинні постраждали ... але принаймні вона звела нас.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Именно право. Жаль Вашей яхты должны пострадали ... но по крайней мере она свела нас.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.-- تحولت أنت منهم. -- الحق على وجه التحديد. سيئة للغاية الخاص لليخوت وينبغي أن عانت...
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.あまりにも悪いあなたのヨット 苦戦しているはず... しかし、少なくとも それは私たちを一堂に。
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum. Aigoo, biraz daha çalışmalısın. Nasıl?Сега си тръгвам сега.
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum.Après m'amuser, je dois encore écrire des essais.
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum.Dopo aver pasticciato tutto, finisce sempre che devo scrivere una relazione.
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum.Dupa ce o dau in bara, mereu sfarsesc prin a fi nevoita sa scriu rapoarte.
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum.Efter att ha strulat till det, så slutar jag alltid med å skriva rapport.