Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.και ητο ενδεδυμενος ιματιον βεβαμμενον με αιμα, και καλειται το ονομα αυτου ο Λογος του Θεου.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.А з'одягнений Він в одежу, закрашену кровю, а ймя Його зоветь ся: Слово Боже.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Он был облечен в одежду, обагренную кровью. Имя Ему: „Слово Божие".
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Той улови змея, старовременната змия, която е дявол и сатана, и го върза за хиляда години,
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.והוא לבוש בלבוש מאדם בדם ושמו נקרא דבר האלהים׃
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.وهو متسربل بثوب مغموس بدم ويدعى اسمه كلمة الله.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.他 穿 著 濺 了 血 的 衣 服 . 他 的 名 稱 為 神 之 道
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.他 穿著 濺 了 血 的 衣服 . 他 的 名稱 為神 之道
Kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında.금새 꼬이고 마는 글자 하나하나가 아니라 주제에서 주제로 이어갔죠.
Kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında.Ne besedo za besedo, kar vas bo samo zmedlo, ampak temo za temo.
Kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında.לא מילה במילה. זו דרך שרק תסבך אתכם אלא נושא אחר נושא
Kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında.ليس كلمة بكلمة وهي الطريقة التي ستدمرك ولكن موضوع بموضوع
Kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında.話題ごとに記憶します トピック・センテンスという言葉は
Krebiozen'in kesinlikle işe yaramaz olduğunu ispat ederek bunu batırdı.ואז האיגוד הרפואי האמריקאי הרס את זה, כשפרסם במחקר ארצי
Neredeyse batırıyordun işi.Casi lo arruinas.
Neredeyse batırıyordun işi.Casi lo arruinas.
Neredeyse batırıyordun işi.Ça te fais expirer.
Neredeyse batırıyordun işi.Cô sẽ tiếc đó.
Neredeyse batırıyordun işi.Kau hampir mengacaukannya
Neredeyse batırıyordun işi.Majdnem elcsesztél mindent.
Neredeyse batırıyordun işi.Omal nie rozwaliłaś występu
Neredeyse batırıyordun işi.Stavi per rovinare tutto.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.그리고 사실, 면화는 이런 어두운 정도를 만들기 위해서 인디고에 18번까지 담글 것입니다.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.A v skutočnosti, bavlna by zabrala až 18 ponorení do indiga, aby dosiahla farbu takto tmavú.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Bavlna by musela být ponořena do indiga až 18x, aby látka takto ztmavla.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Dan sebenarnya, katun memerlukan 18 celupan di dalam indigo untuk mendapatkan warna segelap ini.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.De fapt, bumbacul are nevoie de până la 18 înmuieri în indigo pentru a deveni de o culoare aşa închisă.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.De hecho, para lograr un color así de oscuro hay que sumergir el algodón 18 veces en añil.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Egyébként az tény, hogy a pamutot 18-szor kellene indigóba mártani hogy egy ilyen sötét színt elérjünk.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Et utiliser de l'indigo, le rend antimicrobien.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.In bombaž pravzaprav potrebuje do 18 pomakanj v indigo, da doseže tako temno barvo.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.In effetti, il cotone avrebbe bisogno di 18 immersioni nell'indaco per ottenere un colore così scuro.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Om katoen te kleuren, moet je het 18 maal onderdompelen in indigo om zo'n donkere kleur te bekomen.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Tatsächlich muss Baumwolle bis zu 18 Mal in Indigo getaucht werden, um so eine dunkle Farbe zu bekommen.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Trên thực tế, cotton cần tới 18 lần ngâm trong thuốc nhuộm chàm để đạt tới màu tối như thế này.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Właściwie, bawełna wymagałaby 18stokrotnego zanurzania w indygo by osiągnąć tak ciemny kolor.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.И всъщност, на памука са необходими 18 потапяния в мастило, за да добие толкова наситен цвят.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.Насправді, бавовну необхідно опускати у індиго до 18 раз щоб отримати такий насичений колір.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.למעשה, כותנה דורשת עד 18 טבילות בצבע כחול כהה כדי להגיע לגוון הכהה הזה.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.وفي الواقع، القطن قد يستغرق ما يصل إلى 18 غمسة في النيلي ليحصل على لون بهذه الدكانة.
Nitekim, pamukta bu koyulukta bir renge ulaşmak için onu çivit mavisine 18 kez batırmak gerekir.藍の染料に18回も つけなくてはいけません でも この種のセルロースは吸収がいいので
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.A on odpovedal a riekol: Ktorý omočil so mnou ruku v mise, ten ma zradí.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.A on odpowiadając, rzekł: Który macza ze mną rękę w misie, ten mię wyda.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Då svarade han och sade: »Den som jämte mig nu doppade handen i fatet, han skall förråda mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Drept răspuns, El le -a zis: ,,Cel ce a întins cu Mine mîna în blid, acela Mă va vinde.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Ed egli rispose: «Colui che ha intinto con me la mano nel piatto, quello mi tradirà
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Entonces respondiendo él dijo: --El que mete la mano conmigo en el plato, éste me entregará
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Er antwortete und sprach: Der mit der Hand mit mir in die Schüssel tauchte, der wird mich verraten.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Han svarte og sa: Den som dypper hånden i fatet sammen med mig, han skal forråde mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Hän vastasi ja sanoi: "Joka minun kanssani pisti kätensä vatiin, se kavaltaa minut.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Il répondit: Celui qui a mis avec moi la main dans le plat, c`est celui qui me livrera.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Jezus antwoordde: "Aan wie Ik het eerst het eten heb aangereikt, die is het.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Kẻ nào để tay vào mâm với ta , ấy_là kẻ sẽ phản ta .
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Kẻ nào để tay vào mâm với ta, ấy là kẻ sẽ phản ta.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.대답하여 가라사대 나와 함께 그릇에 손을 넣는 그가 나를 팔리라
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Men han svarede og sagde: "Den, som dyppede Hånden tillige med mig i Fadet, han vil forråde mig.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.On pak odpovídaje, řekl: Kdo omáčí se mnou rukou v míse, tenť mne zradí.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.On pa odgovori in reče: Tisti, ki pomaka z menoj roko v skledo, ta me bo izdal.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Õ pedig felelvén, monda: A ki velem együtt mártja kezét a tálba, az árul el engem.
O da, ‹‹Bana ihanet edecek olan›› dedi, ‹‹Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.Respondeu ele: O que mete comigo a mão no prato, esse me trairá.