Ana içeriğe geç
Sözlük

batır ile cümle

batır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Han sa til dem: Det er en av de tolv, den som dypper sammen med mig i fatet.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Il leur répondit: C`est l`un des douze, qui met avec moi la main dans le plat.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi."Ja", antwoordde Hij. "Eén van de twaalf. Eén die samen met Mij zijn brood in de kom doopt.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.이르시되 열 둘 중 하나 곧 나와 함께 그릇에 손을 넣는 자니라
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Lecz on odpowiadając rzekł im: Jeden ze dwunastu, który ze mną macza w misie.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Men han sagde til dem: "En af de tolv, den, som dypper med mig i Fadet
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Ngài đáp rằng : Ấy_là một trong mười_hai người , là người thò tay vào mâm cùng ta .
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Ngài đáp rằng: Ấy là một trong mười hai người, là người thò tay vào mâm cùng ta.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Och han sade till dem: »Det är en av de tolv, den som jämte mig doppar i fatet.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.On pa jim reče: Eden dvanajsterih, ki omaka z menoj v skledi.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.On pak odpověděv, řekl jim: Jeden ze dvanácti, kterýž omáčí se mnou v míse.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Õ pedig felelvén, monda nékik: Egy a tizenkettõ közül, a ki velem együtt márt a tálba.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Respondeu-lhes: É um dos doze, que mete comigo a mão no prato.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Yesus menjawab, "Dia salah seorang dari kalian yang dua belas ini, yang makan sepiring dengan Aku
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Ο δε αποκριθεις ειπε προς αυτους Εις εκ των δωδεκα, ο εμβαπτων μετ' εμου εις το πινακιον την χειρα.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.А той им рече: Един от дванадесетте е, който топи заедно с Мене в блюдото.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Він же, озвавшись, рече їм: Один з дванайцяти, що вмочає зо мною руку в миску.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.Он же сказал им в ответ: один из двенадцати, обмакивающий со Мною в блюдо.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.ויען ויאמר אליהם אחד משנים העשר הוא הטבל עמי בקערה׃
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.فاجاب وقال لهم. هو واحد من الاثني عشر الذي يغمس معي في الصحفة.
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.耶 穌 對 他 們 說 、 是 十 二 個 門 徒 中 同 我 蘸 手 在 盤 子 裡 的 那 個 人
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.耶穌對 他 們說 、 是 十二 個 門徒 中 同 我 蘸手 在 盤子裡 的 那 個 人
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Aqui está a primeira bateria — uma pilha de moedas, zinco e prata, separadas por cartão embebido em salmoura.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Aquí está la primera batería: una pila de monedas, zinc y plata, separados por cartón salmuerizado.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Đây là bộ pin đầu tiên một chồng tiền xu, kẽm và bạc, bị cách ly bởi giấy bồi có tẩm nước biển
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Ecco la prima batteria - una pila di monete, zinco e argento, separate da cartone intriso di sale.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Här är det första batteriet -- en stapel av mynt i zink och silver, skilda av kartong, indränkt i saltlösning.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Her er det første batteri -- en stabel mønter af zink og sølv, adskilt af pap vædet med saltvand.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Hier is de eerste batterij - een stapel munten van zilver en zink, gescheiden door gepekeld nat karton.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Iată prima baterie -- o stivă de monede, zinc şi argint, separate de carton îmbibat în saramură.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Itt látható az első akkumulátor egy halom pénzérme, cink és ezüst kartonnal elválasztva, tengervízben áztatva.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.여기 최초의 배터리 그림입니다. 염분으로 적셔진 판지로 구분해서 동전, 아연, 은으로 쌓아 놓았습니다.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Oto pierwszy akumulator, stos monet, cynk i srebro, oddzielone tekturą nasiąkniętą solanką.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Toto je první baterie, hromada mincí ze zinku a stříbra oddělených lepenkou namočenou ve slané vodě.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Tu je prvá batéria -- stĺpec mincí, zinku a striebra, oddelených kartónom, namočeným v soľanke.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Вот она — первая батарея: стопка монет, цинк и серебро, разделённые замоченной в рассоле картонкой.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Ето първата батерия - куп от монети, цинк и сребро, разделени от мукава, накисната в солен разтвор.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.Ось його перша батарея: набір монет з цинку і срібла, між якими прокладки з картону, змочені в розчині солі.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.הנה הסוללה הראשונה -- ערימה של מטבעות, אבץ וכסף, מופרדות בקרטון ספוג במי-מלח.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.هذه هي البطارية الأولى -- كومة من النقود المعدنية، زنك و فضة، منفصلة بواسطة ورق مقوى مغموس في محلول ملحي.
İşte ilk batarya- çinko ve gümüşten bir yığın bozuk para, tuzlu suya batırılan mukavva ile ayrılmış.硬貨形の亜鉛と銀が山積みにされ 塩水漬けのボール紙により 分けられています これが電池設計の
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.A bol oblečený v rúchu, pokropenom krvou, a jeho meno sa zovie: Slovo Božie.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.A byl odín v roucho pokropené krví, a sloveť jméno jeho Slovo Boží.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.A przyodziany był szatą omoczoną we krwi, a imię jego zowią Słowo Boże.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.E' avvolto in un mantello intriso di sangue e il suo nome è Verbo di Dio
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Era îmbrăcat cu o haină muiată în sînge. Numele Lui este: ,,Cuvîntul lui Dumnezeu.``
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Estava vestido de um manto salpicado de sangue; e o nome pelo qual se chama é o Verbo de Deus.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Está vestido de una vestidura teñida en sangre, y su nombre es llamado EL VERBO DE DIOS
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.És vérrel hintett ruhába vala öltöztetve és a neve Isten ígéjének neveztetik.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.et il était revêtu d`un vêtement teint de sang. Son nom est la Parole de Dieu.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.In ogrnjen je z oblačilom, omočenim s krvjo, in imenuje se ime njegovo: Beseda Božja.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.ja hänellä oli yllään vereen kastettu vaippa, ja nimi, jolla häntä kutsutaan, on Jumalan Sana.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Jubah yang dipakai-Nya telah dicelup dalam darah. Dan Ia disebut "Sabda Allah"
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.또 그가 피 뿌린 옷을 입었는데 그 이름은 하나님의 말씀이라 칭하더라
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Ngài mặc áo nhúng trong huyết , danh Ngài xưng là Lời_Ðức_Chúa_Trời .
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Ngài mặc áo nhúng trong huyết, danh Ngài xưng là Lời Ðức Chúa Trời.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Och han var klädd i en mantel som var doppad i blod; och det namn han har fått är »Guds Ord».
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.og han er klædd i et klædebon som er dyppet i blod, og han er kalt Guds ord.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.og han var iført en Kappe, dyppet i Blod, og hans Navn kaldes: Guds Ord.
Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır.Und war angetan mit einem Kleide, das mit Blut besprengt war; und sein Name heißt "das Wort Gottes".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod