batıl ile cümle
batıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Batılı Bilge deriz.- den vise i Western.
Batılı Bilge deriz.Den vise i Western.
Batılı Bilge deriz.El Sabio del Oeste.
Batılı Bilge deriz.Il Saggio dell'Ovest.
Batılı Bilge deriz.Mędrcem Zachodu.
Batılı Bilge deriz.O Sábio do Oeste.
Batılı Bilge deriz.Ο Σοφός της Δύσης.
Batılı Bilge deriz.Западным Мудрецом.
Batılı bir şirketle imzalanmış bir anlaşma buldu,서방국가 회사가 이집트 보안 기관에게
Batılı bir şirketle imzalanmış bir anlaşma buldu,חוזה של חברה מערבית
Batılı bir şirketle imzalanmış bir anlaşma buldu,عقداً من شركة غربية
Batılı bir şirketle imzalanmış bir anlaşma buldu,監視技術の販売に関する
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Dubaiba költöztem, mint a saját készítésű műsorok igazgatója egy ismert nyugati TV társaságnál.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ich bin seinerzeit für einen westlichen Fernsehsender als Leiter des kreativen Ressorts nach Dubai gezogen.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ik verhuisde naar Dubai, als hoofd eigen producties voor een Westers tv-netwerk.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.J'ai déménagé à Dubai comme responsable d'édition pour une chaîne de télé occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.M-am mutat in Dubai ca sef al unui program cu continut original pentru o retea TV din vestul Europei.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Me mudé a Dubai como jefe de nuevos contenidos para una cadena de TV occidental.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Mi trasferi a Dubai come capo di nuovi contenuti per una rete televisiva occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Przeniosłem się do Dubaju jako kierownik wydziału jednej z zachodnich stacji telewizyjnych.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Tôi chuyển đến Dubai với vai trò là người chịu trách nhiệm về nội dung cho một đài TV của phương Tây.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Μετακόμισα στο Ντουμπάι ως επικεφαλής ενός πρωτοπόρου σχεδίου για ένα Δυτικό τηλεοπτικό κανάλι.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Преместих се в Дубай, като ръководител на оригинално съдържание за западна телевизионна мрежа.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Я переехал в Дубаи на пост лидера разработки содержания программ для Западной телевизионной сети.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakJag flyttade till Dubai som chef-
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak저는 이 코메디 컨텐츠의 대표로서 두바이로 갔습니다.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakעברתי לדובאי כאחראי תוכן מקורי
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakانتقلت إلى دبي كرئيس قسم البرامج الجديدة
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakドバイに移動しました
Batılı dostlarımızın dışına.Acum trebuie să apelăm la alții, trebuie să creăm grupul G20.
Batılı dostlarımızın dışına.Dnes musíme vytvořit G20.
Batılı dostlarımızın dışına.Heute müssen wir andere hinzurufen.
Batılı dostlarımızın dışına.안락한 권력을 벗어나야 합니다.
Batılı dostlarımızın dışına.Nu moeten we we verder reiken dan de knusse kring van onze Westerse vrienden.
Batılı dostlarımızın dışına.של חברינו במערב.
Batılı dostlarımızın dışına.لأصدقائنا الغربيين.
Batılı dostlarımızın dışına.ここでさらにもう一つ さらに驚くべき
Batılı düzenin ikonuna da bakıyoruz. .Wydaje mi się że to próba naladowania obrazów modelek Sirhata, tego, gdzie modelki ubierajš się w studiu.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Allerdings sagen die westlichen Eliten, dass diese Furcht unangemessen ist.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.A Nyugat elitje ugyanakkor állítja, hogy ez a félelem alaptalan.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.De westerse elite zegt dat deze angst misplaatst is.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Elitele occidentale au spus că această frică nu este justificată.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Hiện tại, các chuyên gia Tây phương, đã nói rằng nỗi lo sợ đó là không đúng chỗ.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Jednak elity Zachodu uważają ten lęk za nieuzasadniony.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.하지만, 서구의 중추 세력은 사실 이런 두려움이 잘못 겨냥 되었다고 말하고 있습니다.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Pourtant, les élites occidentales ont déclaré que cette crainte était infondée.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Sin embargo, las élites occidentales dicen que este miedo es injustificado.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Tuttavia, le elite occidentali ci dicono che questa paura è infondata.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Однако западная элита заявила, что страх этот необоснован.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.עכשיו, הסמכויות המערביות, לעומת זאת, אמרו שהפחד הזה הוא לא במקומו.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.لكن نخبة سكان الدول الغربية قد صرحوا بأن هذه المخاوف غير مبررة.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.この不安は検討違いということです 例えば 読まれた方も 多いと思いますが
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.중국을 이해할 수 있다고 생각합니다. 서양의 시각과 서양의 사고를 통해서 말이지요.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.על ידי הסתמכות על נסיון מערבי, התבוננות עליה דרך עיניים מערביות, בשימוש בתפיסות מערביות.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.عن طريق مقارنتها مع نموذج غربي وان ننظر اليها بأعين غربية وبمفاهيم غربية
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.西側諸国の概念を使い 西側諸国の視点から見ようとします なぜ中国の事を全く不正確に
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim.Dam sobie uciąć rękę, że mało kto na Zachodzie wierzył w to.
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim.Dan saya akan bertaruh bahwa nyaris tidak ada orang di Barat percaya mereka.
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim.E eu aposto que quase ninguém no Ocidente acreditou neles.
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim.En ik durf erom wedden dat vrijwel niemand in het Westen hen geloofde.