batılı ile cümle
batılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dedim ki, "Ma, Batılıların nesi var?I said 'Ma, what is it with Westerners?'
Bu genç insanların büyük çoğunluğu, özgürlük ve batılı bir yaşam istiyorum.The vast majority of these young people want freedom and a western lifestyle.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.I moved to Dubai as the head of original content for a Western TV network.
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.But Western governments are doing it to themselves as well.
Hamid'in öldürülmesi Batılı medya kuruluşları tarafından zar zor yayınlandı.Hamid's killing was, of course, barely reported by Western media agencies.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Now, the Western elites, however, have said this fear is misplaced.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.And that's the direct result of eating a Western diet.
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim.And I'll lay a wager that barely anyone in the West believed them.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.looking at it through Western eyes, using Western concepts.
Yahu, Batılı diyorki, Sezarın hakkı Sezar'a, Tanrının hakkı Tanrı"ya.Hey, the Westerner says: "Render unto Caesar what's his, and unto God what's Gods"
Batılı ve Rus oyuncular arasındaki farkı anlayamamıştık.We didn't understand the difference, the huge difference between western and Russian players.
Genel olarak, Order of War, Operation Bagration'ın batılı oyunculara hitap eden bir sürümüydü.Generally speaking, Order of War is Operation Bagration but sharpened for western players.
Batılı şirketler için sanat eseri üreterek başladı.It started with art outsourcing for western companies.
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Most Western intellectuals
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.You might wonder, why are you wearing these Western clothes?
Bir tarafta annem vardı, iyi eğitimli, laik, modern, batılılaşmış bir Türk kadını.On the one hand was my mother, a well-educated, secular, modern, westernized, Turkish woman.
Batililar bu servetin 3 te 2 sine hakimler.Westerners own two-thirds of its wealth.
Araplar Batılı özgürlüğü hor görmediler, onu arzu ettiler.Arabs didn't despise Western liberty, they desired it.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.And, of course, as Westerners, we say, "Well, it was an accident.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Now you, as Westerners, and I, as Westerners, would say well, that's superstition.
Yola gelesiniz diye Musa'ya Kitap ve furkan (gerçekle batılı birbirinden ayıran ölçü) vermiştik.Remember, We gave Moses the Book and Discernment of falsehood and truth, that you may be guided.
Ki suçlular istemese de hakkı gerçekleştirsin, batılı da ortadan kaldırsın.So that Truth may be affirmed and falsehood negated, even though the sinners be averse.
Allah, hak ve batılı böyle benzetme ile anlatır. Köpük yok olup gider.The scum disappears like the foam on the bank, and that which is useful to man remains on the earth.
O (Kur'an), elbette (hak ile batılı) ayırdedici bir sözdür.That this (Qur'an) is a decisive word
Gerçeği batılın başına çarparız ve onun beynini parçalar; böylece batıl ortadan kalkar.In fact We strike the truth against the false, which shatters it, and it disappears.
De ki: "Görünmeyenleri en iyi bilen Rabbim, batılı hak ile ortadan kaldırır."Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown."
Evvelce, insanlara hidayet olarak, gerçekle batılı ayırt eden kitabı da indirdi.Before this as guidance for men, and has sent the criterion (of falsehood and truth).
Bunlardır gerçekle batılı açıklayan kitabın ayetleri.These are the verses of the perspicuous Book.
Ta sin, bunlardır Kur'an'ın, gerçekle batılı açıklayan kitabın ayetleri.TA SIN. THESE are the verses of the Qur'an, and collection of explicit laws,
Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile batılı ayıran hükümleri verdik.Remember, We gave Moses the Book and Discernment of falsehood and truth, that you may be guided.
(Bunlar,) günahkarlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi.So that Truth may be affirmed and falsehood negated, even though the sinners be averse.
(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;And those that distinguish distinctly,
Şüphesiz Kur'an, (hak ile batılı) ayıran bir sözdür.That this (Qur'an) is a decisive word
Ki, hakkın hak olduğunu tanıtsın ve batılı büsbütün yok etsin, varsın o günahkârlar istemesin.So that Truth may be affirmed and falsehood negated, even though the sinners be averse.
De ki: "Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da."Say: "The truth has come, and falsehood had neither precedence nor will reappear."
Batılı hakka karıştırmayın, bile bile gerçeği gizlemeyin!Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Ey Ehl-i kitap! Niçin bile bile Batılı hakka karıştırıyor, niçin bile bile hakikati gizliyorsunuz?O people of the Book, why do you mix the false with the true, and hide the truth knowingly?
Hakla batılı, doğru ile eğriyi ayırt edenler,And those that distinguish distinctly,
Bu Kur'ân, kesin bir sözdür, hakla batılı ayırt eden bir sözdür!That this (Qur'an) is a decisive word
ALLAH gerçeği ve batılı böyle bir örnekle tanıtır.This is how God determines truth and falsehood.
Hayır, biz gerçeği batılın üstüne atarız da onu tepeler ve yok eder.In fact We strike the truth against the false, which shatters it, and it disappears.
Saat (dünyanın sonu) gerçekleştiği gün, işte o gün batılı savunanlar hüsrana uğrayacaktır.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Niçin bile bile Batılı hakka karıştırıyor, niçin bile bile hakikati gizliyorsunuz?Why do you mix the truth with falsehood and conceal the truth, whereas you know?
O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir."He is the Deliverer, the All-knowing.'
Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman batılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.When God's command comes, justly the issue shall be decided; then the vain-doers shall be lost.
Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder.Aye!
O'nun dışında, onların taptıkları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir.He is the Truth, and because that which they call upon beside Him--it is the false.
Hayır, biz hakkı, bâtılın üzerine fırlatırız da o, onun beynini parçalar.Aye!
Bilakis biz, hakkı batılın tepesine bindiririz de o, batılın işini bitirir.Aye!
Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışındaki taptıkları ise batılın ta kendisidir.He is the Truth, and because that which they call upon beside Him--it is the false.
Hayır, biz hakkı batılın başına çarparız da onun beynini parçalar.Aye!
Allah dilerse senin kalbini mühürler, batılı da yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir.And Allah wipes out falsehood, and establishes the truth (Islam) by His Word (this Qur'an).
Ve Allah batılı yok eder; sözleriyle hakkı ortaya koyar.And Allah wipes out falsehood, and establishes the truth (Islam) by His Word (this Qur'an).
Eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler; batılı yok eder ve sözleriyle hakkı gerçekleştirir.And Allah wipes out falsehood, and establishes the truth (Islam) by His Word (this Qur'an).
Allah batılı imha eder, hakkı ise indirdiği kitapla kuvvetlendirir.And Allah wipes out falsehood, and establishes the truth (Islam) by His Word (this Qur'an).
Allah, hak ve batılı böyle benzetme ile anlatır.Thus God exemplifies truth and falsehood.
De ki: "Şüphesiz Rabbim hakkı (batılın yerine veya dilediği kimsenin kalbine) koyar.Say, “My Lord projects the truth.
Batılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi.And they argued with falsehood, to defeat with it the truth.
İşte Allah hak ile batılı böyle çarpıştırır.Thus God exemplifies truth and falsehood.
Çünkü Allah Hakk'ın ta kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise bâtılın ta kendisidir.So shall it be because Allah, He is the Truth, and all whom they invoke instead of Him are false.