Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Så deres overtro, deres 'patternicities' er alle associeret med følelser om mangel på kontrol og så videre.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Tak więc, ich zabobonność, ich paternifikacja jest w całości związana z uczuciem braku kontroli i tak dalej.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Takže ich poverčivosť, ich vzorcovitosť, je asociovaná s pocitom nedostatku kontroly a tak ďalej.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Vậy nên những điều mê tín và việc kiếm tìm quy luật của họ đều đi cùng với cảm giác mất kiểm soát và tương tự.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Така че суеверията им, моделите, всички те се асоциират с усещането за липса на контрол и така нататък.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.אז האמונות התפלות שלהם, הדפוסיות שלהם, מקושרות לתחושות של חוסר שליטה וכן הלאה.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.لذلك فان خرافاتهم و تنميطهم كلها مرتبطة بمشاعر نقص السيطرة وهكذا دواليك
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.コントロールが効かないという感覚に 関連しているのです ではこの絵の この部分には何が見えますか?
Charlie, ben sahte bilimin, batıl inançlarınCharlie, ich habe das Gefühl, dass so Dinge wie Pseudowissenschaft, Aberglaube,
Charlie, ben sahte bilimin, batıl inançların-Nu ştiu. Cum ai preveni o clădire de la arderea in flacari?
Charlie, ben sahte bilimin, batıl inançların決して目新しいものでも何でもなく
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Byłem wtedy bardzo przesądny.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.En esa época yo era muy supersticioso.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Et, à l'époque, j'étais très superstitieux.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Hồi đó tôi còn rất mê tín.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Ik was toen erg bijgelovig.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.그 당시 저는 매우 미신을 믿는 편이어서
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.La momentul acela eram foarte superstițios.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Nessa altura, eu era muito supersticioso.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.Zu dieser Zeit war ich sehr abergläubisch.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.В то время я был очень суеверным.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.В той час я був дуже забобонним.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.По това време бях много суеверен.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.ובאותו זמן הייתי בעל הרבה דעות קדומות.
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.وفي ذاك الوقت كنت أؤمن بالخرافات كثيراً
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.着陸時に - 当時はまだ昔の香港空港で
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.반면, 이건 미신이 저를 갖고 논다는 것을 가르쳐줬지요. 전 홍콩에서 정말 최악의 시간을 보냈거든요.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Pe de altă parte, pentru că am avut o ședere îngrozitoare în Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por otro lado, ésto me enseñó a dónde me lleva la superstición porque realmente lo pasé fatal en Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por outro lado, também me ensinou como a superstição me apanhou, pois passei um tempo terrível em Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Z drugiej strony, dostałem nauczkę dokąd prowadzą moje przesądy, ponieważ pobyt w Hong Kongu był okropny.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Освен това, също ме научи докъде водят суеверията, защото си изкарах ужасно в Хонг Конг.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.מצד שני, זה גם לימד אותי לאן דעות קדומות מביאות אותי מפני שבאמת היה לי נורא בהונג קונג.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.ومن جهة أخرى تعلمت إلى أين يوصلني إيماني بالخرافات فقد قضيت وقتاً مريعاً حقاً في هونق كونق
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.今回は本当に酷い香港滞在になったのです (笑い)
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Ahora ustedes, como occidentales, y yo, como occidental, diríamos "bueno, eso es una supersitición.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Alors vous, en tant qu'occidentaux et moi, en tant qu'occidentale, nous dirions que c'est de la superstition.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.이제 서양인으로서 여러분은, 또 서양인으로서 저는, ♫"글쎄, 그건 미신이야" 라고 하겠죠. 하지만 그곳에 어느정도 지낸후에,
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Mi, mint nyugatiak, én, mint nyugati azt mondanám, hogy ez csak babonaság.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Ni, och jag, som västerlänningar, skulle säga att det är vidskepelse.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.No tak, jako ludzie Zachodu, wy i ja, jako ludzie Zachodu powiedzielibyśmy, że to przesąd.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Nun würden Sie jetzt, als Westler, und ich als Westler, wohl sagen, dass das Aberglaube ist.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Nu zullen jullie als westerlingen, en ik, als westerlingen, zeggen dat dit bijgeloof is.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Ora voi, come occidentali, ed io, come occidentale, diremmo che questa non è che superstizione.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Sekarang anda, sebagai orang Barat, dan saya, sebagai orang Barat, akan berkata yah, itulah takhayul.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Te ja minä länsimaalaisina sanoisimme sitä taikauskoksi.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Vocês, enquanto ocidentais e eu, enquanto ocidental, diremos: "Isso são superstições".
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Voi, ca occidentali, şi eu, ca occidentală, am spune că asta e o superstiţie.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Τώρα εσείς, σαν Δυτικοί, και εγώ, σαν Δυτική, θα λέγαμε καλά, αυτό είναι δεισιδαιμονία.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Зараз ми, люди Заходу скажемо, що це забобони.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Сега вие, като Западняци и аз, като Западняците, ще кажат, ами, това са суеверия.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Сейчас мы, люди Запада скажем, что это предрассудок.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.עכשיו אתם, כבני המערב, ואני, כבת המערב, תאמרו נו, זו אמונה טפלה. אבל אחרי שביליתי שם זמן מה,
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.الآن أنتم، كغربيين، وأنا، كغربيين، سنقول حسناً، أنها خرافة. لكن بعد أن تكون هناك لفترة،
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.そんなものは迷信である、と思うことでしょう。しかし、そこにしばらく滞在し、 信じられない出来事が起こるのを目撃すると、
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz.A isto, dá-se o nome de superstição.
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz.A tomuhle se říká pověrčivost.
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz.A to voláme povera.
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz.Dat heet bijgeloof.
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz.Điều đó gọi là mê tín.