Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
Bu batıl inanç onların arasında hala devam ediyor.This superstition still lingers on among them.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.Lots of superstitions are still believed in.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
Senin batıl inançlı olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were superstitious.
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Batıl inançları olan bir kişi misiniz?Are you a superstitious person?
Ben batıl inançları olan biri değilim.I'm not superstitious.
O sadece batıl inanç.That's just superstition.
Bu kadar batıl inançlı olmaya son ver.Stop being so superstitious.
Bu kadar batıl inançlı olmayı kes.Stop being so superstitious.
Tom batıl inançlıdır.Tom is superstitious.
Juan Primito: Ova insanının batıl inançlarını ve pagan inanışlarını temsil eder.Juan Primito: represents superstition and the pagan beliefs of the plainsmen.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.They believe in superstitions.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.His materialism led him to a general attack on superstition and divine intervention.
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,So from this small, superstitious, middle-class neighborhood of my grandmother,
O dönemlerde çok batıl inançlarım vardı.And at the time I was very superstitious.
Şimdi siz, batılılar olarak, ve ben batılı olarak, bunun bir batıl inanç olduğunu söyleriz.Now you, as Westerners, and I, as Westerners, would say well, that's superstition.
Batıl inanca göre, gün battıktan sonra dışarı çıkmak veya evlenmek için riskli bir zamandır.It is, according to superstition, a risky time to go out after dusk or to get married.
Batıl inanca göre, Noel Günü kar yağarsa o yıl bereketli geçiyor.Superstition holds that the year will be fruitful if it snows on Christmas Day.
Alternatif olarak, örümceklerin şans getirdiğine dair bir Eskimo batıl inancının kalıntısı olabilir.Alternatively it might just be a relic of Eskimo superstition that spiders bring luck.
Bu türle ile ilgili batıl inançlar vardır.A number of superstitions are associated with the Spring Gentian.
İbn Haldun sık sık "boş batıl inançları ve tarihsel verilerin eleştirisiz kabulünü" eleştirdi.Ibn Khaldun often criticized "idle superstition and uncritical acceptance of historical data."
Bu eserinde ritüeli, batıl inancı ve bir kilise hiyerarşisini şiddetle eleştirir. [1]He strongly criticises ritual, superstition and a church hierarchy in this work.[1]
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Von der Gewissheit des Übernatürlichen Glaubens.
Batıl inançAberglaube.
Bu batıl inanç hâlâ öylesine güçlüdür ki, bazı kimseler 13 kişiyi aynı masaya oturtmaktan kaçınır.Cela semble être à l'origine du soin que beaucoup encore mettent à ne pas être treize à table.
Juan Primito: Ova insanının batıl inançlarını ve pagan inanışlarını temsil eder.Juan Primito: Representa la superstición y la creencia pagana de los hombres del llano.
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.Así es como Circa Survive nació.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.La imaginación contra la superficialidad.
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.Nasce così il Super Io.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Principio della credibilità superficiale.
Çeşitli batıl inançlara ve ruhlar alemi ile ilgili görüşlere sahiptir.Существует множество религиозных верований и суеверий, связанных с духами умерших людей.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Hij weigert uit godsdienstige overwegingen.
Dinsel ve batıl inançlar yerine deneyselliğe ve akılcı düşünceye geri dönüldü.De styrdes mera av det känslo- och upplevelsemässiga istället för det reflekterande och analytiska.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Nu se poate asimila în credința supraomului.
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.Így született meg Superboy.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.Edamaruku kampanjoi uskontoa ja taikauskoa vastaan.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Πίστευε σε υπερφυσικές δυνάμεις.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.Hans materialisme fikk ham til å angripe overtro og guddommelig innblanding.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.迷信などを信じる。
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.這是出現這種迷信的主因。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.提倡迷信邪說者。
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:I w tydzień później znów siedziałem w samolocie do Hong Kongu, tak samo przesądny, rozmyślając:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:일주일 후에 다시 홍콩에 갔었는데 여전히 미신을 믿어서 만약 그 "승리자" 광고판이 아직 있다면
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Y, una semana más tarde, estaba de vuelta en Hong Kong todavía supersticioso y pensando:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Седмица по-късно бях отново на път за Хонг Конг все още суеверен и мислещ :
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:ושבוע מאוחר יותר, הייתי שוב בדרכי להונג קונג עדיין עם אמונות טפלות וחושב: ובכן, אם שלט ה"מנצח" עדיין למעלה,
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:またも迷信深くこんな事を考えていました:もしまだ "Winner" の看板があったら 良い仕事ができるだろう
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Ich wurde also aus dieser kleinen, abergläubischen
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,그래서 외할머니가 살고 계셨던 조그마한 마을에서 미신을 믿으며 살던 중산층 사람들과 작별을 하고
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Quindi da questo piccolo, superstizioso quartiere borghese di mia nonna, fui proiettata in questa
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,וכך, מהשכונה של סבתי, הקטנה, עתירת האמונות הטפלות ,מהמעמד הבינוני,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,وإذن من هذا الحي الصغير, المؤمن بالخرافات, المنتمي للطبقة المتوسطة, حيث كانت جدتي,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,小さな中流階級の街を離れ マドリッドにある上流階級の
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Alors leurs superstitions, leurs modélisations, sont associées à un manque de contrôle et ainsi de suite.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Dus hun bijgeloof, hun patroniciteiten, komen door gebrek aan controle enzovoort.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Heidän taikauskonsa ja mallihakuisuutensa, liittyvät hallinnantunteen puutteeseen ja sen sellaiseen.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.Jejich pověrčivost a "hledání vzorců" je spojena s pocity ztráty kontroly a tak dále.
Bu nedenle batıl inançları, patern bulmaları kontrollerinin eksik olduğu bu gibi durumlarla ilgili.이런 미신, 패턴성 경향은 모두 통제권이 없다는 느낌같은 것들과 관련이 있습니다.