batıl ile cümle

batıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Çoğu durumda, modernizasyon batılılaşma ile tanımlanır.In most cases, modernization is identified with Westernization.
Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
Bu batıl inanç onların arasında hala devam ediyor.This superstition still lingers on among them.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar.Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.Lots of superstitions are still believed in.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
Sovyetler Birliği ve Batılı Müttefikler arasındaki ilişkiler karmaşıktı.Relations between the Soviet Union and the western Allies were mixed.
Batılı liderler eylemi kınadı.Western leaders condemned the action.
Senin batıl inançlı olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were superstitious.
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Batılılar Asyalılardan daha çok terlerler.Westerners sweat more than Asians.
Tom Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.Tom doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Kabul ediyorum, cesur değilim ama batıl inançlı değilim.I'm not brave, I admit; but I'm not superstitious.
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.The Hollywood-style cultural dance was clearly aimed at westerners.
Sihirbazlık, batıl itikadı paraya çevirme sanatıdır.Magic is the art of changing superstition into money.
Asla batıl inançlı bir insan olmadım.I've never been a superstitious person.
Onun annesi çok batıldı.His mother was very superstitious.
Siz batıl inançlı mısınız?Are you superstitious?
Batıl inançları olan bir kişi misiniz?Are you a superstitious person?
Uzun zaman önce, Batılılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Ülkeleri Batılı bir gücün güdümünde.Their country is a puppet of a Western power.
Ben batıl inançları olan biri değilim.I'm not superstitious.
Dedem batıl inançlıydı.My grandfather was superstitious.
Batılıları severim.I love westerns.
Batılı medya kuruluşları Müslümanlara farklı gözle bakıyor.Muslims are portrayed in a different light by Western media.
O sadece batıl inanç.That's just superstition.
Bu kadar batıl inançlı olmaya son ver.Stop being so superstitious.
Bu kadar batıl inançlı olmayı kes.Stop being so superstitious.
Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer.Most westerner's cultural horizons end with Led Zepplin's Cashmere song.
Tom batıl inançlıdır.Tom is superstitious.
Minned; sadece batıl itikatlı bir hâle bürünüyor.Mennad is just being superstitious.
Batılı araştırmacılar bu alanı 1975'te keşfettiler.Western researchers discovered these areas in 1975.
Boethius'tan sonra az sayıda Batılı Yunanca konuşabiliyor ve okuyabiliyordu.After Boethius, few Westerners spoke or read Greek.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.This form had been speculated until only recently being recorded in western medicine.
Diğer batılı kentlerle karşılaştırıldığında, suç oranı Tel Aviv'de nispeten azdır.Compared with Westernised cities, crime in Tel Aviv is relatively low.
Evra Senegal kültürüyle yetiştirilmişti ve değerleri hızlı bir şekilde "Batılılaştırıldı".Evra was raised on Senegalese culture and values that quickly became "Westernised".
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."And people are surprised by the losses!"
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.The T-10 was spotted by Western observers and assigned the NATO reporting name 'Flanker-A'.
Batılıların da ölçülü bir şekilde giyinmeleri bekleniyor.Westerners are also expected to dress modestly too.
Juan Primito: Ova insanının batıl inançlarını ve pagan inanışlarını temsil eder.Juan Primito: represents superstition and the pagan beliefs of the plainsmen.
Wang bunları Batılı kaşiflere, özellikle de Aurel Stein ve Paul Pelliot'a satmıştır.From 1907 onwards he began to sell them to Western explorers, notably Aurel Stein and Paul Pelliot.
Ancak, Batılı güçlerin desteği olmaksızın savaşa girmeye niyeti olmayan Beneš geri adım attı.Beneš, however, refused to go to war without the support of the Western powers.
Bazı Batılı akademisyenler, hadis derlemelerini doğru tarihsel kaynaklar olarak kabul eder.Some Western academics cautiously view the hadith collections as accurate historical sources.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.They believe in superstitions.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.His materialism led him to a general attack on superstition and divine intervention.
Son yıllarda Batılı ülkeler ve diğer ülke mutfaklarında da yaygın kullanılmaya başlanan alettir.In addition, West African immigrants have introduced their own unique cuisine in recent years.
Batılı kaynaklarda koy olarak da adlandırılır.But has been quoted in western source as well.
18 Mart 3019: Batılı Komutanlar Minas Tirith'ten ayrıldı.'March' 18: Armies leave Minas Tirith.
Batılı turistler Kabil Havaalanı üzerinden ülkeye akın etmeye başlamıştı.Tourists began visiting the country via Kabul International Airport.
Çok az sayıda Alman askeri Elbe'de Batılı Müttefiklerin hatlarına ulaşabildi ve teslim oldu.Only a handful of survivors reached the Elbe and surrendered to the Western Allies.
Batılı güçler, Barbarossa Harekâtı'nın ardından, Sovyetler Birliği ile görüşmelere başladılar.The Western powers entered into negotiations with the Soviet Union following Operation Barbarossa.
Batılı kaynaklara göre Hıristiyanlar genel olarak Türk ordusu gelmeden önce kaçtılar.Other sources confirm that the Christians fled before the Turkish advance.
1945 Mayıs'ta Batılı müttefikler tarafından esir alındı.He was taken prisoner by the Western Allies in May 1945.
İtalyanlar bu projeye karşı çekimser, Batılılarsa kararsızdı.Their colleagues were interested yet unenthusiastic about the project.
Ona göre Batılı insan yanılgılar içinde yaşıyordu.”He was lying among negroes at the time."
Stilist olarak değerlendirirsek, Sovyet sirkleri Batılı benzerlerinden farklıydı.Stylistically, the Soviet circuses were different from their Western counterparts.
Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır.I Am Somebody was meant to be used as an organizing tool for the union.
Yerine batılı devletlerinki gibi pantolon ve ceket geldi.They wore worker's pantaloons and socks rather than gentlemen's breeches and hose.
Buradan Latinceye ve Batılı dillere geçmiştir.It is native to Latin America and the West Indies.

İlgili Sayfalar