Ana içeriğe geç
Sözlük

batıdan ile cümle

batıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Ale vietor je konštantne vždy zo západu.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.A szél azonban, változatlanul, minden esetben, nyugati.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Dar vantul bate, invariabil, de ficare data, din vest.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Et le vent vient invariablement de l'ouest.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Il vento soffia, costantemente, da ovest.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.이 시기에 바람은 항상 서쪽에서 불어옵니다.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Maar de wind is, onveranderlijk, elke keer, uit het westen.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Men vinden kommer, konstant, hver gang, fra vest.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Nhưng gió lúc nào cũng thổi từ phía Tây.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Pero el viento viene invariablemente del O.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Tuuli tulee poikkeuksetta joka kerta lännestä.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Ο άνεμος πνέει σταθερά, κάθε φορά, από τα δυτικά.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Ветер неизменно дует с запада.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.Но вятърът неизменно, всеки път е от запад.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.הרוח נושבת בקביעות, בכל פעם, מהמערב.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.ولكن الرياح، برتابة، كل مرة، تأتي من الشرق.
Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.南西から吹いているはずです
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Andarão após o Senhor; ele bramará como leão; e, bramando ele, os filhos, tremendo, virão do ocidente.
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Az Urat fogják követni. Ordít, mint az oroszlán; ha õ ordít, remegve gyûlnek össze fiak napnyugot felõl.
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan."Caminarán en pos de Jehovah. Él rugirá como león; sí, rugirá, y del occidente los hijos acudirán temblando
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.HERREN skal de holde sig til, han brøler som Løven, ja brøler, og bævende kommer Sønner fra Havet,
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Ils suivront l`Éternel, qui rugira comme un lion, Car il rugira, et les enfants accourront de la mer.
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.I půjdou za Hospodinem řvoucím jako lev; on zajisté řváti bude, tak že s strachem přiběhnou synové od moře.
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.저희가 사자처럼 소리를 발하시는 여호와를 좇을 것이라 여호와께서 소리를 발하시면 자손들이 서편에서부터 떨며 오되
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Pojdejo za GOSPODOM, kadar bo rjul kakor lev; kajti on bo rjul, in sinovi bodo pritrepetali od zahoda;
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Seguiranno il Signore ed egli ruggirà come un leone: quando ruggirà, accorreranno i suoi figli dall'occidente
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.Вслед Господа пойдут они; как лев, Он даст глас Свой, даст глас Свой, и встрепенутся к Нему сыны с запада,
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.אחרי יהוה ילכו כאריה ישאג כי הוא ישאג ויחרדו בנים מים׃
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.وراء الرب يمشون. كاسد يزمجر. فانه يزمجر فيسرع البنون من البحر.
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.耶 和 華 必 如 獅 子 吼 叫 、 子 民 必 跟 隨 他 、 他 一 吼 叫 、 他 們 就 從 西 方 急 速 而 來
Aslan gibi kükreyen RABbin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.耶和華 必 如 獅子 吼叫 、 子民 必 跟隨 他 、 他 一 吼叫 、 他 們 就 從 西方 急速 而 來
Batıdan gelen haberlere karşı çıkıyor.contrarrestar las noticias que vienen desde Occidente.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.En mi tierra, tenemos una leyenda de un vagabundo del Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mit land har vi en legende om en omstrejfende fra West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mitt land finns en legend om en lösdrivare från West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Maassani on legenda lännestä tulleesta vaeltajasta.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Na minha terra, temos uma lenda sobre um vagabundo do Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Nel mio paese, si narra la leggenda di un vagabondo dall'ovest.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.U nas mamy legendę o wędrowcy z zachodu.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Στη χώρα μου έχουμε ένα θρύλο για έναν περιπλανώμενο απ' τη Δύση.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.На моей земле существует легенда о пришельце с запада.
Bu firmalar, bu kaynakları, güney ve batıdan Çin'e taşırlar.그 자원을 본토 남동쪽으로 실어 나르기 때문입니다.
Bu firmalar, bu kaynakları, güney ve batıdan Çin'e taşırlar.והן מעבירות את המשאבים דרומה ומזרחה אל תוך סין.
Bu firmalar, bu kaynakları, güney ve batıdan Çin'e taşırlar.وينقلون هذه المصادر جنوباَ و شرقاَ إلي قطاعات صينية .
Bu firmalar, bu kaynakları, güney ve batıdan Çin'e taşırlar.中国はモンゴルを征服しているのではありません
Bu hava güney-batıdan gelir.A spôsob akým to funguje je, že prichádza z juhozápadu.
Bu hava güney-batıdan gelir.Cách nó hoạt động là, nó xuất phát từ phía Tây Nam.
Bu hava güney-batıdan gelir.En de manier waarop het werkt is dat het uit het zuidwesten komt.
Bu hava güney-batıdan gelir.Et de la façon dont cela marche, c'est que ça vient du sud-ouest.
Bu hava güney-batıdan gelir.Ez pedig délnyugati irányból történik.
Bu hava güney-batıdan gelir.Iar modul in care acest lucru se intampla este urmatorul: provine din sud-vest.
Bu hava güney-batıdan gelir.그러니까 남서쪽에서 이동해오는 거죠.
Bu hava güney-batıdan gelir.Og måden det virker på er, det kommer fra sydvest.
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Questo vento viene dal sudovest, proviene dall'oceano, e soffia verso l'India.
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Потоки воздуха идут с юго-запада, с океана, и устремляются в сторону Индии.
Bu hava güney-batıdan gelir.Se tulee lounaasta.
Bu hava güney-batıdan gelir.Und das funktioniert folgendermaßen, sie kommt vom Südwesten.
Bu hava güney-batıdan gelir.Y la forma en que funciona es, viene del SO.
Bu hava güney-batıdan gelir.Αυτός ο αέρας έρχεται από τα νοτιοδυτικά.
Bu hava güney-batıdan gelir.Начинът, по който действа е, че идва от югозапад.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod