Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Os domínios romanos estavam agora divididos entre Otaviano no Ocidente e Antônio no Oriente.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.O vídeo se passa no oeste selvagem americano.
Çünkü batıda milliyetçiler çoktu.As paródias ao western têm sido muitas.
Batıda Onslow Körfezi, doğuda ise Raleigh Körfezi tarafından çevrelenir.Limita a baía Onslow a oeste da baía Raleigh a leste.
Batıda onun benzeri yoktur.Não existe nenhuma área desse tipo no pais.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.O condado faz fronteira com a Cornualha, a oeste, e Somerset e Dorset, a leste.
Savaşın çoğunda Madrid’i ve Madrid’in güney ve batıdaki alanlarını kuşattılar.Madrid e a região a sul e oeste de Madrid encontraram-se cercadas durante a maior parte da guerra.
Batıda Hamana Gölü, doğuda Tenryū Nehri ve güneyde Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunmaktadır.É limitada pelo Lago Hamana ao oeste, o Rio Tenryū ao leste, e pelo Oceano Pacífico ao sul.
Kuzey bölgesindeki kırgıbayır oluşumları batıdaki Missouri Nehri'ne kadar sürer.As Planícies Dissected Till ocupam toda a região norte do Missouri.
Terim ABD'de batıda, büyük olasılıkla kuzeybatıda 1890 yılında ortaya çıkmıştır.Série ambientada no velho oeste, em meados de 1890.
Komşuları batıda Polonya, kuzeybatıda Litvanya, kuzeyde Letonya, doğuda Rusya ve güneyde Ukrayna'dır.Tem fronteiras com a Polónia e a Lituânia a oeste; a Rússia a leste; a Ucrânia ao sul e a Letónia ao norte.
Kültür batıda Katakomb kültürü (MÖ.Guia cultural da Bahia: oeste.
Sunda Adaları'nın en batıda olanıdır.Compreendem as ilhas mais a oeste das Hébridas.
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).Geraardsbergen maakte toen deel uit van het Land van Aalst.
Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."De ene bevond zich in het oosten en de ander in het noorden.
Tezat olarak, Batıda, böylesine bir taktik olasılığı hiçbir zaman düşünülmeyecekti.In het Westen werd dat gezien als tactisch niet handig.
Batıda Güney Çin Denizi ve doğuda da Baja California Yarımadası'ndan daha güneyde görülmemişlerdir.Zuidelijker dan de Zuid-Chinese Zee in het westen en Neder-Californië worden ze niet waargenomen.
Yerleşim alanında, dış ve iç duvarla çevrilmiş; ana girişi batıda olan dört giriş vardır.De nederzetting had vier ingangen door de binnen- en buitenmuren, met de hoofdingang op het westen.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Het voerde ook de controle uit over handelsroutes, mijnen en oases in het oosten en westen.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Het spel speelt zich af in het Wilde Westen.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Devon grenst in het westen aan Cornwall en in het oosten aan de graafschappen Somerset en Dorset.
Takata, Reiki'nin batıda yayılmasına neden olan kişidir.Zij is tevens degene geweest die Reiki geïntroduceerd heeft in de westerse wereld.
Eserlerinden seçmeler batıda ilk olarak 1499 yılında Floransa’da basılarak yayınlanmıştır.Pierwsze drukowane wydanie jego dzieł miało miejsce we Florencji w 1499 roku.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Akcja toczy się na Dzikim Zachodzie.
Batıda alkol ve afyon bileşikleri kullanıldı.Na miejscu znaleziono tabletki i alkohol.
Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."Jeden znajduje się na południu, drugi na zachodzie wyspy.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Makuria kontrolowała również szlaki handlowe, kopalnie oraz oazy na wschód i zachód od rzeki.
Batıdan Andaman Denizi'ne kıyısı vardır.Od zachodu znajduje się morze Visayan.
Bu durum Batıda protestolara yol açtı.Wydarzenie wywołało falę protestów w Berlinie Zachodnim.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.Katolicy dominują na południu i zachodzie kraju, a protestanci na północy i w centrum.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Batıda Sierra Nevada Dağları, doğuda ise Wasatch Dağları ile çevrilidir.Zachodnią granicę zasięgu wyznaczają góry Sierra Nevada, wschodnią góry Wasatch.
Batıda ebru "Türk Kağıdı" ya da "mermer kâğıt" olarak adlandırılmaktadır.Papier ozdobiony w technice ebru nazwany jest również papierem tureckim lub papierem marmurkowanym.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Linia przebiega przez hrabstwa Somerset i Dorset.
Ruslar kuzeyden, doğudan ve batıdan saldırdılar.Czerwoni Khmerzy uderzyli od północnego zachodu, zachodu i południa.
Böylece Osmanlı'yı hem batıda, hem de doğuda savaşmak zorunda bırakmak.Walczyć będziemy tak o granice wschodnie, jak i zachodnie.
Gökyel (Gökçeyel): Batıdan eser.Gökhem (överstycke till absidfönster).
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.De romerska områdena delades nu mellan Octavianus i väst och Antonius i öst.
Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."Den ene vart död i väster och den andre i öster.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.De kom från alla trakter i Västern.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Staten kontrollerade också handelsvägar, gruvor, och oaser i öst och väst.
Batıda onun benzeri yoktur.Den saknar motsvarighet i världen.
Ülke, batıda Guatemala'ya, kuzey ve doğuda Honduras'a komşudur.Landet gränsar i väster till Guatemala och i norr och öster till Honduras.
30 saatlik yörünge perioduna rağmen batıda batışı 2,7 gün tutar ve doğması da uzun sürer.Trots att omloppsbanan är på endast 30 timmar tar det 2,7 dagar innan den går ner i väster.
Ayrıca batıda küçük bir mescit bulunmaktadır.I väster ligger också en gräshed.
Stephan batıdan büyük bir kuvvet yardımı yapılacağını umuyordu.Cixi såg stor potential att ta hjälp från västvärlden.
Batıdaki kubbe sekiz bölümlü mukarnaslı tromplara sahiptir.Ett mantal i Västerbotten var åtta tunnor utsäd (det var olika i landet).
Anacapri'nin diğer sakinleri, batıdaki yüksek tepelerde yerleşiktir.Kommunen Anacapri ligger i bergen i väster.
Çünkü batıda milliyetçiler çoktu.Det fanns många kvinnor i västern.
Katalonya batıda Aragon, güneybatıda Valensiya bölgesi ile sınırdır.Katalonien gränsar i väster till Aragonien och i söder till Valencia.
Güney, doğu ve batıda ise Hindistan tarafından sarılmıştır.I sydväst, söder och öster avgränsas det av Finland.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.Den längsta av dessa kanaler pekar åt sydväst.
Orta Çağ boyunca batıda da kullanımı yaygınlaşmıştır.Redan under medeltiden förlängdes långhuset åt väster.
Koro doğuda, kilise kulesi ise batıda yer alır.Koret ligger i öster och kyrktornet i väster.
Fransa'ya bağlı Korsika Adası 35 km batıda bulunmaktadır.Французький острів Корсика розташований за 35 км на захід.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.Проте декому з них удалось дістатись на Захід.
En batıdaki hattır.Найбільшим в Півн.
Bu durum Batıda protestolara yol açtı.Така позиція викликала бурю протесту на Заході.
Batıdaki izci birliklerine benzer bir yapılanmaydı.Подібних формувань в Радянській Армії ніде не було.
Batıda, dinsel bakış açısına bağlı olmaksızın yasa önünde her bir kişi eşittir.Усі громадяни рівні перед законом, права кожного неухильно дотримуються поза залежністю від соціального стану.