Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."L’une à l’ouest du village, l’autre à l’est.
Batıdan Feriköy ile komşudur. ^Il est voisin à l'ouest.
Genel olarak, doğu illeri, batıdakilere göre daha kentleşmiş durumdaydı.Les arguments du Nord étaient donc dans ce cas plus convaincants que ceux du Sud.
Batıda alkol ve afyon bileşikleri kullanıldı.Il y devient alcoolique et opiomane.
Arcadius doğudaki, Honorius ise batıdaki vârisiydi.Arcadius l'aîné reçoit l'Orient et Honorius l'Occident.
Batıdaki kemerler, mihrabın bulunduğu duvarla son bulur.Les collatéraux sont terminés à l'Est par des absidioles creusées dans le mur.
Güneş batıdan doğmaz.El sol no sale por el oeste.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Controlaba las rutas de comercio, minas y oasis al este y el oeste.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.Marchando hacia el oeste llegaron a las mismas.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.El protestantismo se concentra en el norte y el este y el catolicismo se concentra en el sur y el oeste.
Batıda onun benzeri yoktur.¡No pasa lo mismo en el Oeste!
M271 otoyolu kent merkezini batıdaki limanlara açar.La autopista M271 une la M27 con el puerto del oeste y el centro de la ciudad.
Orduların komutasını üstlenmek üzere Batıdan Patrici Marcellinus ve Doğudan general Basiliscus atandı.Como comandantes fueron nombrados el patricio occidental Marcelino y el general oriental Basilisco.
Bundan sonra batıdan bir kol daha eklenir.Por el contrario, al pasar de este a oeste hay que restar una hora.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Está ambientado en el salvaje oeste.
1960'lardan sonra Cumeyra, batıdan gelen göçmenlerin ikâmet amaçlı tercih ettikleri bir alan oldu.En la década de 1920, Dobruja siguió siendo el principal destino para los refugiados que huían de los Soviets.
ABD' nin en batıdaki ve güneydeki şehridir.Es la carretera más occidental y meridional de los Estados Unidos.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.A continuación se enumeran los lugares por los que pasa ésta ruta de este a oeste.
Orta Sibirya Yaylası batıda Yenisey Nehri'nden doğuda Lena Irmağı'na kadar uzanır.A partir de allí, las tierras bajas del oeste de Siberia se extienden hacia el este, hasta el río Yeniséi.
İlki Bir Zamanlar Batıda, üçüncüsü ise Bir Zamanlar Amerika'dır.Salieron de gira por tercera vez, pero en esta, incluyeron también a América.
Bu yerin adı, batıda limbus olarak adlandırılan berzah alemidir.Esto basta para distinguirlo de los otros lugares de Gales llamados Llanfair.
Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."Uno morì ad ovest, un altro ad est".
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Esso aveva il controllo delle rotte commerciali, delle miniere e delle oasi ad ovest e ad est.
Milano'da 38 km batida ve Torino'dan 95 km uzaktadir.Dista circa 45 km da Milano e 100 km da Torino.
1618'de Otuz Yıl Savaşı'nın patlak vermesiyle batıdaki savaş dönemi sona erdi.Nel 1618 scoppiò la Guerra dei Trent'anni.
Ama batıda olduğu gibi Türkiye'de de geleneksel bir sanat olarak varlığını sürdürmektedir.Si può dire che in area occidentale è sempre esistito un mercato dell'arte.
Nevai'nin doğuda Hindistan'ı ve batıda Osmanlı imparatorluğuna kadar olan alanda büyük bir etkisi olmuştur.Nava'i ebbe grande influenza in aree lontane come l'India a est e l'Impero ottomano a ovest.
Batıda alkol ve afyon bileşikleri kullanıldı.Museo del vino e degli alcolici.
Bu sırada Müslüman ülkelerine batıdan Haçlı Seferleri'nin başladı.Da qui inizia a percorrere importanti strade nel mondo jazz.
Brethin Nehri ve Nenning Nehri, batıdaki Falas diyarını sulayan iki ırmaktır.Barima e Waini sono due fiumi che scorrono attraverso la densa foresta della regione.
1968'de Sergio Leone Once Upon a Time in the West (Batıda Kan Var)'ı çekti.Sergio Leone C'era una volta il West (1968) (già visto nell'episodio 1) dir.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.От него местность плавно поднималась к западу.
Yarımada, Asya'nın diğer tüm bölgelerine kıyasla batıdadır.Полуостров далеко по сравнению со всеми остальными частями Азии выдвинут на запад.
Bu durum Batıda protestolara yol açtı.Такая позиция вызвала бурю протеста на Западе.
Orta Çağ boyunca batıda da kullanımı yaygınlaşmıştır.Позже, в Средневековье, они получат распространение на Западе.
Kasırga batıda kararsız ve yavaş hareket etti ve rüzgar makası keskin bir yoğunlaşmayı engelledi.Депрессия хаотично и медленно двигалась на запад и сдвиг ветра помешал депрессии стать существенно сильнее.
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).Beşparmak Dağları), обозначает «горы пяти пальцев».
Batıdan esen “ kara yel” pek itibar edilen bir yel değildir.Но тень (араб. зилл) не представляет собой нечто, а лишь является ослаблением света.
Batıdan doğuya olan uzunluk 1000 km'den fazla, genişlik ise 400 km'den 600 km'ye kadardır.Длина с запада на восток более 1000 км, ширина от 400 км до 600 км.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Действие происходит на Диком Западе.
1968'de Sergio Leone Once Upon a Time in the West (Batıda Kan Var)'ı çekti.Также снялся в фильме Сержио Леоне Однажды на Диком Западе в 1968 году.
Kilisenin ikonastasisi 1645 yılında, batıdaki freskler 1630 yılında yapılmıştır.Иконостас церкви был расписан в 1645 году, а западная сторона храма была расписана в 1630 году.
Bu yüzden Apa, batıda beklediği desteği bulamadı.Другими словами — он увидел на Востоке совсем не то, что ожидал.
Göl tabanı kuzeydoğu ve batıda yükselir.Рельеф возвышается на северо-западе и востоке.
Batıdan Andaman Denizi'ne kıyısı vardır.На юго-западе находится Андаманское море.
Ayrıca batıda küçük bir mescit bulunmaktadır.В западной части расположен небольшой хребет.
6 Haziran'da, IŞİD, Musul'un kuzeybatısına saldırdı ve ilerleyen saatlerle şehre batıdan girmeyi başardı.6 июня суннитские боевики напали на город Мосул с северо-запада и быстро вошли в его западную часть.
Doğu duvarında üç, batıda üç, güneyde iki, kuzeyde iki penceresi vardır.3 окна выходят на юг, 3 на запад и 2 на север.
Batıda On-Ok'lara sığındılar.) bu tarihî olayı anlatmaktadır.大幸 あすか Оосати Асука) — протагонист истории.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.يتركز البروتستانت في الشمال والشرق بينما الرومان الكاثوليك يتركز وجودهم في الجنوب والغرب.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.تم تقسيم الأراضي الرومانية الآن بين أوكتافيان في الغرب وأنطونيوس في الشرق.
Kimi kaynaklar Toulon, Hyères veya Saint-Tropez'i batıdaki başlangıç noktası olarak göstermektedir.بعض المصادر إعطاء طولون ، Hyères وسان تروبيه على الغربي نقطة انطلاق.
Bölge adını batıdan doğuya uzanan ve Bulgaristan’ı ikiye bölen dağ silsilesinden almıştır.تستمد المنطقة اسمها من اسم سلسلة جبال البلقان الممتدة من الغرب إلى الشرق، وتقسم بلغاريا إلى قسمين.
Doğu genellike batıdan daha zengindir.الشمال أغنى من الجنوب.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.تحتل هايتي ثلثها الغربي بينما تقع جمهورية الدومينيكان في ما تبقى من جزئها الشرقي.
Trans Sibirya Demiryolu, batıda Mosova'dan, doğuda Vladivostok arasında çalışır.السكك الحديدية السيبيرية تعمل من موسكو في الغرب إلى فلاديفوستوك في الشرق.
Dünya kendi ekseni etrafında batıdan doğuya bir defada 23 saat 56 dakikada döner.أي أن الأرض تدور مرة كاملة حول محورها خلال 23 ساعة و 56 دقيقة.
Dolayısıyla batıdaki kavimler Çin’i "Tabgaç" (Taughast) adıyla anmışlardır.ومن هنا ما زال الروس يسمون الصين باسم كيتاي.
Doğu duvarında üç, batıda üç, güneyde iki, kuzeyde iki penceresi vardır.تحتوي هذه الغرفة على ثلاث نوافذ ، اثنتان في الغرب وواحدة في الشرق.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Fobos nasce no oeste, se põe a leste e nasce novamente em apenas 11 horas.