Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Nie bój się, bom Ja z tobą; od wschodu słońca przyprowadzę zaś nasienie twoje, i od zachodu zgromadzę cię.
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Non temere, perché io sono con te; dall'oriente farò venire la tua stirpe, dall'occidente io ti radunerò
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım."No temas, porque yo estoy contigo. Del oriente traeré a tus descendientes, y del occidente te recogeré
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Wees niet bang, want Ik ben bij u. Ik zal u uit alle windstreken om Mij heen verzamelen.
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Μη φοβου διοτι εγω ειμαι μετα σου απο ανατολων θελω φερει το σπερμα σου και απο δυσμων θελω σε συναξει
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Не бой се, защото Аз съм с тебе; От изток ще доведа потомството ти, И от запад ще те събера;
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.Не бойся, ибо Я с тобою; от востока приведу племя твое и от запада соберу тебя.
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.אל תירא כי אתך אני ממזרח אביא זרעך וממערב אקבצך׃
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.لا تخف فاني معك. من المشرق آتي بنسلك ومن المغرب اجمعك.
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.不 要 害 怕 、 因 我 與 你 同 在 . 我 必 領 你 的 後 裔 從 東 方 來 、 又 從 西 方 招 聚 你
Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.不要 害怕 、 因 我 與 你 同在 . 我 必領 你 的 後 裔從東 方來 、 又 從 西方 招聚你
Maldivler hala güney-batı musonunda. Ama rüzgar, değişmez bir şekilde, her zaman batıdan esiyor.W październiku na Malediwach trwa monsun letni, ale wiatr wieje zawsze z zachodu.
Merak ettiğim budur. Ve bu yüzden orta batıdaki büyük bir tahıl ambarına gittik ve durduk.Чтобы ответить на этот вопрос, я поехала на Средний Запад и взобралась на огромное зернохранилище.
Napolyon, Komutan Murattan sanki Fransanın ordusu Batıdan geliyormuş gibi bir taktik uygulamasını istedi.나폴레옹이 한 일은 마랏 (Marat) 장군에게 시켜 프랑스 군대의
Napolyon, Komutan Murattan sanki Fransanın ordusu Batıdan geliyormuş gibi bir taktik uygulamasını istedi.Tady v Černém lese, máte rakouské jednotky.
Napolyon, Komutan Murattan sanki Fransanın ordusu Batıdan geliyormuş gibi bir taktik uygulamasını istedi.Сега вече говорим за истинска коалция.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Các kẻ giữ cửa đặt ở bốn phía đền về đông , tây , nam , và bắc .
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Các kẻ giữ cửa đặt ở bốn phía đền về đông, tây, nam, và bắc.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.C'erano portieri ai quattro lati: oriente, occidente, settentrione e meridione
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Dørvogterne stod mod alle fire Verdenshjørner, mod Øst, Vest, Nord og Syd,
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Efter de fire verdenshjørner hadde portnerne sin plass: mot øst, vest, nord og syd.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Efter de fyra väderstrecken hade dörrvaktarna sina platser: i öster, väster, norr och söder.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Erau uşieri în cele patru vînturi: la răsărit, la apus, la miazănoapte şi la miazăzi.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.I byli odźwierni po czterech stronach, na wschód, na zachód, na północy, i na południe.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Il y avait des portiers aux quatre vents, à l`orient, à l`occident, au nord et au midi.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.이 문지기가 동서 남북 사방에 섰고
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Los porteros estaban en los cuatro puntos cardinales: en el este, en el oeste, en el norte y en el sur
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Négyfelé valának az õrizõk: napkeletre, napnyugotra, északra és délre.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Os porteiros estavam aos quatro lados, ao oriente, ao ocidente, ao norte e ao sul:
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Ovenvartijat olivat asetetut neljälle ilmansuunnalle: idän, lännen, pohjoisen ja etelän puolelle.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Po čtyřech stranách byli vrátní, k východu, k západu, k půlnoci a ku poledni.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Proti štirim vetrovom so stali vratarji, proti vzhodu, zahodu, severu in jugu.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Vo štyri strany boli vrátnymi, na východ, na západ, na sever a na juh.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Zij waren verdeeld over de vier zijden van de tabernakel: oost, west, noord en zuid.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.προς τους τεσσαρας ανεμους ησαν οι πυλωροι, προς ανατολας, προς δυσμας, προς βορραν και προς νοτον.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Вратарите бяха на четирите страни**, на изток, на запад, на север и на юг.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.На четырех сторонах находились привратники: на восточной, западной, северной и южной.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.לארבע רוחות יהיו השערים מזרח ימה צפונה ונגבה׃
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.في الجهات الاربع كان البوابون في الشرق والغرب والشمال والجنوب
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.在 東 、 西 、 南 、 北 、 四 方 都 有 守 門 的
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.在東 、 西 、 南 、 北 、 四 方 都 有 守門的
Normal şartlarda, batıda bilinen kadarıyla, DMT oral yolla aktive edilemez, genellikle duman yolu ile içilir.În mod normal DMT nu e activă la ingestia orală. În Occident, de regulă, e fumată.
Normal şartlarda, batıda bilinen kadarıyla, DMT oral yolla aktive edilemez, genellikle duman yolu ile içilir.Normalerweise kann DMT nicht oral aktiviert werden, denn als wir es im Westen sahen, rauchten es die Leute.
Normal şartlarda, batıda bilinen kadarıyla, DMT oral yolla aktive edilemez, genellikle duman yolu ile içilir.עכשיו, DMT אינו יכול להפוך לפעיל כאשר משתמשים בו באופן אוראלי כשאנו פוגשים בו המערב בדרך כלל מעשנים אותו
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.dens Mål skal være følgende: Nordsiden 4.500 Alen, Sydsiden 4.500, Østsiden 4.500 og Vestsiden 4.500.
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.De stad zelf moet ruim twee kilometer lang en breed worden.
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.그 척수는 북편도 사천 오백척이요 남편도 사천 오백척이요 동편도 사천 오백척이요 서편도 사천 오백척이며
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.Kota itu harus berbentuk persegi empat, setiap sisinya berukuran dua seperempat kilometer
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.城 的 尺 寸 乃 是 如 此 . 北 面 四 千 五 百 肘 、 南 面 四 千 五 百 肘 、 東 面 四 千 五 百 肘 、 西 面 四 千 五 百 肘
Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500er arşınfş.城 的 尺寸 乃是 如此 . 北面 四千五百 肘 、 南面 四千五百 肘 、 東面 四千五百 肘 、 西面 四千五百 肘
Ondan önce de batıdaki köy.Antes dessa foi uma aldeia a oeste.
Ondan önce de batıdaki köy.E prima è toccato al villaggio dell'est.
Ondan önce de batıdaki köy.- Før det var det byen i vest.
Ondan önce de batıdaki köy.-Innan det var det byn i väster.
Ondan önce de batıdaki köy.-Toiseenkin kylään hyökättiin.
Ondan önce de batıdaki köy.To samo na zachodzie.
Ondan önce de batıdaki köy.Y antes sucedió en un pueblo del oeste.
Ondan önce de batıdaki köy.Πριν είχαν επιτεθεί στη δύση.
Ondan önce de batıdaki köy.А до этого была деревня на западе.
Pekala... gidelim! Güvenilir olmaktan nefret ediyorum. Jülyet 25, düşman yaklaşıyor, size göre batıda.Trzymajcie się!