Güneş de diyor ki; "Kıçımı yala, artık batıdayım.":והשמש עונה ".נשק לי ת'תחת, אני במערב עכשיו"
Güneş de diyor ki; "Kıçımı yala, artık batıdayım."قالت الشمس: أنت لقيط ، لا تسألني ما الأمر ، لقد كنت متسامحة طوال اليوم
Güvenilir olmaktan nefret ediyorum. Jülyet 25, düşman yaklaşıyor, size göre batıda.Jeg hader at være pålidelig.
Her geçen gün artarak göreceğiz ki Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız"Británie má stálé zájmy, ale ne stálé spojence."
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerinden멀리 있는 적들, 서양의 십자군과 미국을 겨냥한
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenles croisés de l'Ouest, l'Amérique.
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenשמכוונת בראש וראשונה נגד האויב המרוחק,
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenاستهدف في البداية العدو البعيد،
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerinden遠い敵 アメリカでした
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.A prijdú od východu aj od západu, od severa aj od juhu a budú stolovať v kráľovstve Božom.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.És jõnek napkeletrõl és napnyugatról, és északról és délrõl, és az Isten országában letelepednek.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.In pridejo od vzhoda in zahoda, od severa in juga, in bodo sedeli za mizo v kraljestvu Božjem.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.I přijdouť mnozí od východu, a od západu, a od půlnoci, i od poledne, a budou stoliti v království Božím.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.I przyjdą drudzy od wschodu i od zachodu, i od północy, i od południa, a usiądą za stołem w królestwie Bożem.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Ja, människor skola komma från öster och väster, från norr och söder och bliva bordsgäster i Guds rike.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Ja tulijoita saapuu idästä ja lännestä ja pohjoisesta ja etelästä, ja he aterioitsevat Jumalan valtakunnassa.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.사람들이 동서 남북으로부터 와서 하나님의 나라 잔치에 참석하리니
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Lại từ Ðông Tây Nam Bắc, người ta sẽ đến mà ngồi bàn ở trong nước Ðức Chúa Trời.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Lại từ Ðông_Tây_Nam_Bắc , người_ta sẽ đến mà ngồi bàn ở trong nước Ðức_Chúa_Trời .
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Muitos virão do oriente e do ocidente, do norte e do sul, e reclinar-se-ão � mesa no reino de Deus.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Og de skulle komme fra Øster og Vester og fra Norden og Sønden og sidde til Bords i Guds Rige.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Og det skal komme folk fra øst og vest og fra nord og syd, og de skal sitte til bords i Guds rike.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Uit alle delen van de wereld zullen mensen plaatsnemen in het Koninkrijk van God.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Vendrán del oriente y del occidente, del norte y del sur; y se sentarán a la mesa en el reino de Dios
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Verranno da oriente e da occidente, da settentrione e da mezzogiorno e siederanno a mensa nel regno di Dio
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.И придут от востока и запада, и севера и юга, и возлягут в Царствии Божием.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.И ще дойдат от изток и запад, от север и юг, и ще седнат в Божието царство.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.І прийдуть од сходу й заходу, і від півночі й полудня, та й сядуть у царстві Божому:
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.ויבאו ממזרח וממערב ומצפון ומדרום ויסבו במלכות האלהים׃
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.يأتون من المشارق ومن المغارب ومن الشمال والجنوب ويتكئون في ملكوت الله.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.從 東 、 從 西 、 從 南 、 從 北 、 將 有 人 來 、 在 神 的 國 裡 坐 席
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.從東 、 從西 、 從南 、 從北 、 將 有 人 來 、 在 神 的 國裡 坐席
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.A nép fölkel a zsarnokság és elnyomás ellen amibe mi Nyugaton helyezzük őket.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Die Menschen erheben sich gegen die Tyrannei und das Vergessen, zu dem wir im Westen sie bestimmt haben.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Folket gör uppror mot tyranni och glömska som vi i väst har försummat.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Ljudje vstajajo iz tiranije in pogube, na katero smo jih obsodili.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Ľudia začínajú povstávať proti krutovláde a neslobode, ktoré sme im my na Západe uložili.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Ludzie wyzwalają się spod tyranii my na Zachodzie chcielibyśmy o nich zapomnieć
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Os povos erguem-se contra a tirania e o silêncio forçado pelo Ocidente.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Rakyat sedang bangkit dari tirani dan ketidaktahuan yang dititipkan oleh kita di Barat
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Οι λαοί ξεσηκώνονται ενάντια στην τυραννία και τη λήθη... στην οποία - εμείς στη δύση - τους έχουμε παραδώσει.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Народы поднимаются из тирании и забвения, которые мы на Западе им предназначили
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.Хората се изправят срещу тиранията и забравата, на които ние, на запад, сме ги оставили.
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.אנשים מתעוררים נגד ,עריצות ושיכחה .שאנחנו במערב כפינו עליהם
İnsanlar tiranlık ve bilinçsizlikten çıkıp yükseliyorlar biz batıdakilerin onları tahsis ettiğimiz yerden.私たち西側の人間は この圧制を許しているのです この映画で示すように 彼らの抵抗が進行中です
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Aj, tito zdaleka přijdou, aj, onino od půlnoci a od moře, a jiní z země Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Dari jauh umat-Ku berdatangan, dari utara, barat dan Sinim di selatan.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Eis que estes virão de longe, e eis que aqueles do Norte e do Ocidente, e aqueles outros da terra de Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Glej, ti pridejo od daleč, in glej, ti od severa in od zahoda, in ti iz dežele Sinimcev.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Hľa, títo prijdú z ďaleka a hľa, tamtí od severa a od západu a hen tí zo zeme Sínima.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Iată -i că vin de departe, unii dela miază noapte şi dela apus, iar alţii din ţara Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Ímé, ezek messzirõl jönnek ímé, amazok észak és a tenger felõl, és amazok Sinnek földérõl!
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Katso heitä, he tulevat kaukaa! Katso, nuo pohjoisesta, nuo lännestä, nuo Siinimin maalta!
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Kijk, mijn volk zal vanuit het oosten, het noorden en het westen terugkeren.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››"혹자는 원방에서, 혹자는 북방과 서방에서, 혹자는 시님 땅에서 오리라"
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Les voici, ils viennent de loin, Les uns du septentrion et de l`occident, Les autres du pays de Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Oto ci z daleka przyjdą, a oto drudzy od północy i od morza, a drudzy z ziemi Synim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, där komma de fjärran ifrån, ja, somliga från norr och andra från väster, somliga ock från sinéernas land.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, de kommer langt borte fra, nogen fra nord og nogen fra vest og nogen fra Sinims land.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, nogle kommer langvejsfra, nogle fra Nord og Vest, nogle fra Sinims Land.