Ben hala seni kolluyor olacađým. Elinde bastonunla git lan diyeceksin.You will be 80 years old, i will still protect you
Daha sonra yaşlı kadın bıçaklandı ve vajinasına bir baston sokuldu.The older girl was stabbed afterwards and a cane was rammed in her vagina.
Elinde baston olan İbn Ziyad, Hüseyin'in başına defalarca vurdu.Ibn Ziyad, having a cane in his hand, struck the head of Al-Hussein over and over.
Şok ve kederden etkilenerek İbn Ziyad'a bağırdı: “Bu yüzden bastonunu çek!Stricken by shock and grief, he shouted to Ibn Ziyad: “Remove your cane off this face!
Harun'un Asası, Tevrat'ta Musa'nın kardeşi olan Harun'un taşıdığı bir bastondur.Aaron's rod refers to any of the walking sticks carried by Moses's brother, Aaron, in the Torah.
Boğadan alınmış, özellikle büyük bir boğa penisi bastona dönüştürülmüştür.Ein besonders großer Penis von einem Stier wurde in einen Spazierstock verwandelt.
Yaşlı adam bastonla yürüyordu.Le vieil homme marchait avec une canne.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Il porte une redingote vert sombre et tient un bâton de marche dans sa main droite.
Elinde bir bastonla yürüyordu.Él caminaba con un bastón en su mano.
Vücudumuzun bastonları, kemiklerimizdir.En nuestros cuerpos Nuestros corazones.
Bastonla dolaşmaktadır.Se distingue por el bastón.
Bastonu vardır.Ho il bastone.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Laurie improvvisò usando un ombrello come bastone.
Bastonla dolaşmaktadır.Difendersi col bastone?
Bastonla yürümektedir.Ходит с тростью.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Лори импровизировал, используя зонтик из камыша.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Laurie improwizował, używając parasolki zamiast laski.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Na sobie ma jasno zieloną szatę z żółtym płaszczem przewieszonym przez prawe ramię.
Oyuncu dilerse oyunun yarısında, çift kılıç veya kılıç bastonu kullanmayı seçebilir.Později ve hře navíc dostane hráč na výběr mezi jedním mečem, dvěma meči a dvoustranným mečem.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Laurie improvizált, egy esernyőt használt botként.
Zamanın modasına uygun şık bir kıyafet giymekte, bir baston tutmaktadır.Jó időben, rossz időben Hordom kedves fegyverem.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Laurie improvisoi käyttäen sateenvarjoa kävelykeppinä.
Zamanın modasına uygun şık bir kıyafet giymekte, bir baston tutmaktadır.Φοράει ένα φαρδύ φόρεμα σύμφωνα με την μόδα της εποχής.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Han er iført en mørkegrøn overfrakke og holder en vandrestav i sin højre hånd.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Untuk menunjukkan hal ini, mereka memakai sarung tangan berwarna merah di tangan kanan mereka.
Zamanın modasına uygun şık bir kıyafet giymekte, bir baston tutmaktadır.コートを羽織ったファッションを好むためか年中コートを着用している。
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Лори импровизира, използвайки чадър вместо бастун.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Той е обвит в тъмнозелено палто и държи в дясната си ръка бастун.
Bastonla dolaşmaktadır.Prehaja skozi posteljico.
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun? Neredeyse üç yıl. Üç yıl mı?Et puis, il devient mou, donc je veille à ce virage, virage et à cet inflechissement.
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun?Oh Dio, quanto tempo hai camminato con questo deambulatore?
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun?Oh Dios, ¿Cuánto tiempo has estado andando en este andador?
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun?Oh Tuhan, berapa lama Anda telah berjalan dengan tongkat itu?
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun?Ω Κύριε!Πόσο καιρό χρησιμοποιείς αυτό το καροτσάκι;
Aman tanrım, ne zamandır bu bastonla yürüyorsun?О, Господи, от колко години я използвате?
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Abban sem voltam biztos, hogy körbe tudok menni a stadionban járókeret nélkül.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.De fapt, nici macar nu eram sigura ca pot sa fac turul stadionului fara un baston.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.De hecho ni siquiera estaba segura de poder darle la vuelta al estadio sin un andador.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Ehrlich gesagt war ich nicht mal sicher, dass ich eine Runde im Stadion ohne Gehhilfe schaffen würde.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.En fait, je n'étais même pas sûre de pouvoir faire le tour du stade sans un déambulateur.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Faktiskt så var inte ens säker på att jag kunde gå runt stadion utan en rullator.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Faktisk var jeg ikke engang sikker på at jeg kunne gå rundt om stadion, uden et gangstativ.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Ik was er niet eens van overtuigd dat ik het stadion zou kunnen rondlopen zonder looprek.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.In effetti, non ero sicura nemmeno di poter fare il giro dello stadio senza un bastone.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.사실 워커 없이 그 넓은 운동장을 완주 할 수 있을 지도 의문이었습니다.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Na verdade, eu nem tinha a certeza de conseguir dar a volta ao estádio sem um andarilho.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Nebyla jsem si ani jistá, jestli obejdu stadion bez chodítka.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Thực ra, tôi còn không chắc có thể đi quanh sân vận động mà không phải chống gậy.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Vlastne som si ani nebola istá, či môžem prejsť okolo štadióna bez paličky.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Właściwie to nie byłam nawet pewna czy będę w stanie okrążyć stadion bez chodzika.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Στην πραγματικότητα, δεν ήμουν καν σίγουρη ότι μπορούσα να κάνω το γύρο του σταδίου χωρίς μπαστούνι.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Более того, я не была до конца уверена, что смогу обойти стадион без посторонней помощи.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Власне, я не була навіть впевнена, що могла б пройти навколо стадіона без ходунків.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.Всъщност дори не бях сигурна дали ще мога да обиколя стадиона без помощта на бастун.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.למען האמת, אפילו לא הייתי בטוחה שאוכל להקיף את האצטדיון ללא הליכון.
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.حقيقةً، لم أكن متأكدة أنه بإمكاني المشي حول المدرج بدون أداة لمساعدتي للمشي
Aslında yanımda bir baston olmadan stadyumda bir tur atabileceğimden bile emin değildim.私に出来るのかどうか (笑)
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Anda ingin menyingkirkan tongkat ini, saudariku?
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?¿Quieres deshacerte de este andador, hermana?
Bastondan kurtulmak mı istiyorsun, kardeşim?Vuoi fare a meno del deambulatore, sorella?