basma ile cümle
basma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Sluitertijdvertraging is de tijd tussen op de knop drukken en de daadwerkelijke camera-opname.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Zamuda pri sprožitvi je čas med pritiskom na sprožilec in trenutkom, ko kamera posname sliko.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Zpoždění závěrky je čas mezi stisknutím spouště a momentem, kdy fotoaparát sejme obraz.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Затримка затвору -- це час між натисканням на кнопку затвору і моментом, коли камера дійсно спрацює.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.שיהוי צמצם הוא הזמן בין ההקשה על לחצן הצמצם לרגע שהמצלמה מצלמת.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.فارق زمن المصراع هو الوقت بين الضغط على زر المصراع ولحظة قيام الكامرا بإلتقاط الصوره.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.実際に写真が撮られるまでにかかる短いラグです 1000 ドル以下のカメラの場合とても苛立たしい現象です
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Non pestarmi le scarpe nuove!
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın! -Sen de biraz derli toplu koy!-En el armario. -¡No pises mis zapatos nuevos! -¡Sé más ordenada! -¡Ludde, tranquilo!
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Ez volt az eredeti történet.
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--마치 경멸을 상처에다 업어주려는 것처럼 안타까운 일이 하나 더 있다. 미라이학살에 투입된 군인들 중에
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Щоб погіршиити ситуацію чи навіть нанести ще більшу образу, солдати, які скоїли...
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--託した - 兵士 実際に数人の村人たちを守るためにしようとしました。
Eğer bir grafik hesap makinanız yoksa, önce 67'ye sonra ln'e basmanız gerekebilir.אם אין לכם מחשבון גרפי, יתכן ותצתרכו להקליד 67 ורק אז 'ln' כדי לקבל את התשובה. אבל אם יש
Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.Začnou tisknout nějaké peníze.
Elime yüzüme mürekkep bulaştıra bulaştıra Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Pokryłam podłogę i siebie tuszem. narobiłam bałaganu, ale nauczyłam się drukować.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Anda tidak perlu menekan enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Az Enter-t se kell megnyomni.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Bạn không phải nhấn Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Du behøver ikke at trykke på Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Du behöver inte trycka på Retur.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Edes enteriä ei tarvitse painaa.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Enter 키를 누를 필요도 없습니다.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nem é preciso premir Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nemusíte ani stisknout klávesu Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nemusíte ani stlačiť kláves Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nie trzeba naciskać Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Non devi nemmeno premere Invio.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nu este necesar nici să apăsaţi pe Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Plus besoin d'appuyer sur Entrée.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Še celo tipke Enter jim ni treba pritisniti.
Enter tuşuna basmanız şart değil.U hoeft niet op Enter te drukken.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Δεν χρειάζεται να πατήσουν το Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Не е необходимо да натискате "Enter".
Enter tuşuna basmanız şart değil.Чи навіть натискати Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.אתה לא צריך להקיש על Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.بل لن تضطر إلى الضغط على زر Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.たとえば「bike h」と 入力するだけで
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Ik maakte er een puinhoop van, maar ik leerde drukken.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.엉망진창을 만들었지만, 인쇄하는 법을 배웠습니다.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.làm mọi thứ rối tung, nhưng tôi học được cách in.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Magamat és a padlót is beterítettem tintával, hatalmas rendetlenséget csináltam, de megtanultam nyomtatni.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.וכיסיתי את עצמי ואת הרצפה בדיו ועשיתי בלאגן עצום, אבל למדתי להדפיס.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.وتسببت في فوضى عارمة, ولكن في نهاية الأمر تمكنت منها.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.印刷会社に戻り 出来あがった印刷物を見せると
Fed artık Amerika'nın parasını basmak için özel yetkiye sahip.Od tej pory Fed posiadał wyłączne prawo do drukowania amerykańskich pieniędzy.
Fed artık Amerika'nın parasını basmak için özel yetkiye sahip.The Fed har nu den eklusive magt til at printe Amerikas penge.
Fed artık Amerika'nın parasını basmak için özel yetkiye sahip.Η Ομοσπονδιακή Τράπεζα έχει πλέον την αποκλειστική εξουσία να εκτυπώσει τα χρήματα της Αμερικής.
Fed artık Amerika'nın parasını basmak için özel yetkiye sahip.Фед сега притежава изключителното право да печати парите на Америка.
FED, ekonomiyi canlandırmak istiyor olsun. Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.Так що ФРС також хоче стимулювати економіку.
Federal hükümetin para basma izni yok.A szövetségi kormány nem nyomtathat pénzt.
Federal hükümetin para basma izni yok.De federale overheid is niet toegestaan geld te printen.
Federal hükümetin para basma izni yok.Die Bundesregierung darf kein Geld drucken.
Federal hükümetin para basma izni yok.Federální vláda není oprávněna peníze tisknout.
Federal hükümetin para basma izni yok.Guvernul federal nu are permisiunea de a genera valută.
Federal hükümetin para basma izni yok.Il governo federale non ha il permesso di stampare soldi.
Federal hükümetin para basma izni yok.Liittovaltion hallitus ei saa luoda rahaa.
Federal hükümetin para basma izni yok.Regeringen tillåts inte att trycka pengar.
Federal hükümetin para basma izni yok.- Rząd nie ma prawa drukować pieniędzy.
Federal hükümetin para basma izni yok.Vlada ne sme tiskati denarja.