Bu onların planı. O arazinin üstüne yaydıkları basmakalıp bir grid sistem.Это их план - просто произвольный оттиск, который они положили сверху на ландшафт.
Butonlara basmaya devam edelim. -Presionar más. No es uno de esos, presione más.
Butonlara basmaya devam edelim. -Tady také ne, stiskněte "více".
Butonlara basmaya devam edelim. -Натискаме "други." Няма я тук, "други,"...
Butonlara basmaya devam edelim. -לוחצים עוד. זה לא אף אחד מאלה, לוחצים עוד.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Centralin joukot järjestäytyvät pian ja tulevat tänne.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Det är bara en tidsfråga innan Centralstyrkorna stormar stället.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Det er kun et spørgsmål om tid, før Centralstyrkerne stormer stedet.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.É apenas uma questão de tempo até as tropas de Central reagruparem e começarem a tentar entrar aqui.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.È solo una questione di tempo prima che le truppe di Central si riformino, e tornino ad attaccarci.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Jest kwestią czasu, kiedy ci z Central się przegrupują i tu dotrą.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Las tropas de Central no tardarán en reagruparse y entrar aquí.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Είναι θέμα χρόνου να ανασυσταθεί ο στρατός του Σέντραλ και να μπει εδώ μέσα.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Это лишь вопрос времени - когда силы Централа перегруппируются и снова войдут сюда.
Çin Merkez Bankası, Yuan'ın değerini düşürebilmek için para basmaya karar veriyor. .Chiński Bank Centralny, który jest częścią rządu, mógłby powiedzieć, hej, dodrukujmy pieniądze.
Daha fazla para basmaya veya daha az para basmaya karar vermek.Jde o rozhodnutí, zda natisknout peněz více nebo méně.
Daha fazla para basmaya veya daha az para basmaya karar vermek.それは、アメリカ合衆国および他の大きい国では
Daha ilk günden gýrtlađýna basma. Býrak biraz nefes alsýn.Χτύπα με!
Daha ilk günden gýrtlađýna basma. Býrak biraz nefes alsýn.Хайде де!
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Die Auslöseverzögerung ist die Zeit zwischen dem Drücken des Auslösers und der Aufnahme Ihrer Fotokamera.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Độ trễ của máy ảnh là thời gian giữa lúc bạn nhấn nút chụp và lúc máy ảnh thật sự chụp.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Laukaisuviive on aika laukaisimen painalluksesta kuvan ottamiseen.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Opóźnienie migawki to czas między naciśnięciem przesłony a zrobieniem zdjęcia.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir."Shutter lag" e intervalul dintre apăsarea butonului pentru a poza şi momentul în care camera prinde poza.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir."셔터 랙(Shutter lag)"은 여러분이 셔터를 누르는 때와 카메라가 사진을 찍을 때의 시간 차이를 말합니다.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Shutter lag, waktu jeda saat Anda menekan tombol dan saat kamera mengambil gambar.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Sluitertijdvertraging is de tijd tussen op de knop drukken en de daadwerkelijke camera-opname.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Zamuda pri sprožitvi je čas med pritiskom na sprožilec in trenutkom, ko kamera posname sliko.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Zpoždění závěrky je čas mezi stisknutím spouště a momentem, kdy fotoaparát sejme obraz.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.Затримка затвору -- це час між натисканням на кнопку затвору і моментом, коли камера дійсно спрацює.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.שיהוי צמצם הוא הזמן בין ההקשה על לחצן הצמצם לרגע שהמצלמה מצלמת.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.فارق زمن المصراع هو الوقت بين الضغط على زر المصراع ولحظة قيام الكامرا بإلتقاط الصوره.
Deklanşör hızı, sizin deklanşöre basmanızla fotoğraf makinesinin fotoğrafı yakalaması arasındaki süredir.実際に写真が撮られるまでにかかる短いラグです 1000 ドル以下のカメラの場合とても苛立たしい現象です
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Non pestarmi le scarpe nuove!
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın! -Sen de biraz derli toplu koy!-En el armario. -¡No pises mis zapatos nuevos! -¡Sé más ordenada! -¡Ludde, tranquilo!
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Ez volt az eredeti történet.
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--마치 경멸을 상처에다 업어주려는 것처럼 안타까운 일이 하나 더 있다. 미라이학살에 투입된 군인들 중에
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Щоб погіршиити ситуацію чи навіть нанести ще більшу образу, солдати, які скоїли...
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--託した - 兵士 実際に数人の村人たちを守るためにしようとしました。
Eğer bir grafik hesap makinanız yoksa, önce 67'ye sonra ln'e basmanız gerekebilir.אם אין לכם מחשבון גרפי, יתכן ותצתרכו להקליד 67 ורק אז 'ln' כדי לקבל את התשובה. אבל אם יש
Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.Začnou tisknout nějaké peníze.
Elime yüzüme mürekkep bulaştıra bulaştıra Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Pokryłam podłogę i siebie tuszem. narobiłam bałaganu, ale nauczyłam się drukować.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Anda tidak perlu menekan enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Az Enter-t se kell megnyomni.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Bạn không phải nhấn Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Du behøver ikke at trykke på Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Du behöver inte trycka på Retur.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Edes enteriä ei tarvitse painaa.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Enter 키를 누를 필요도 없습니다.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nem é preciso premir Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nemusíte ani stisknout klávesu Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nemusíte ani stlačiť kláves Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nie trzeba naciskać Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Non devi nemmeno premere Invio.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Nu este necesar nici să apăsaţi pe Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Plus besoin d'appuyer sur Entrée.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Še celo tipke Enter jim ni treba pritisniti.
Enter tuşuna basmanız şart değil.U hoeft niet op Enter te drukken.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Δεν χρειάζεται να πατήσουν το Enter.
Enter tuşuna basmanız şart değil.Не е необходимо да натискате "Enter".