basmış ile cümle
basmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Tento pár má sotva 18 rokov.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Tomuto páru je sotva 18 let.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Αυτό το ζευγάρι είναι μετά βίας 18 ετών.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Мужу с женой едва исполнилось по 18 лет.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Цій парі заледве 18 років.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.הזוג הזה הם בקושי בני 18.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.هذان الزوجان عمرهما فقط 18 سنة.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.既に4人の子を抱えていることが伺えます
Bu rezerv bankası da, altına dönüşebilir banka bonoları basmıştı.金に変換できる紙幣を 発行することができます。 時が経つにつれて、
Henüz üç yaşlarına basmışlardı; bana doğru geldiler ve yeni uydurdukları dansı yapmaya başladılar.어쨌든, 이제 막 세살이 제 두딸이 저에게 달려와서는, 저희들이 만들어 낸
Henüz üç yaşlarına basmışlardı; bana doğru geldiler ve yeni uydurdukları dansı yapmaya başladılar.בכל מקרה - אז הן בדיוק חגגו גיל שלוש, והן באו ורקדו איזה ריקוד שהן זה עתה המציאו
Henüz üç yaşlarına basmışlardı; bana doğru geldiler ve yeni uydurdukları dansı yapmaya başladılar.حسنا .. لنعد الى القصة .. لقد كانوا قد بلغوا الثالثة للتو و جروا نحوي وكانوا يؤدون رقصة كانوا للتو قد اخترعوها
Henüz üç yaşlarına basmışlardı; bana doğru geldiler ve yeni uydurdukları dansı yapmaya başladılar.二人はやって来ると 即興で踊るんです ぐるぐる回り どんどん速度を上げて
Japonya örneğinde para basmış olmak için para bastılar ve ne varsa satın aldılarバーナンキ議長の場合は、紙幣の印刷は通貨を増やすことが目的ではないとします。
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,(17:5) Объяли меня муки смертные, и потоки беззакония устрашили меня;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,(18:5) Les liens de la mort m`avaient environné, Et les torrents de la destruction m`avaient épouvanté;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Aku dikelilingi bahaya maut dan digenangi banjir kebinasaan
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Az Úrhoz kiáltok, a ki dicséretre méltó, és megszabadulok ellenségeimtõl.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Các dây sự chết đã vương vấn tôi, Lụt gian ác chảy cuộn làm cho tôi sợ hãi.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Các dây sự chết đã vương_vấn tôi , Lụt gian_ác chảy cuộn làm cho tôi sợ_hãi .
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Chvály hodného vzýval jsem Hospodina, a od nepřátel svých byl jsem vyproštěn.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Cordas de morte me cercaram, e torrentes de perdição me amedrontaram.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Dødens Reb omsluttede mig, Ødelæggelsens Strømme forfærdede mig,
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Es umfingen mich des Todes Bande, und die Bäche des Verderbens erschreckten mich.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,HERREN, den högtlovade, åkallar jag, och från mina fiender bliver jag frälst.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Ik roep het uit: Lof zij de HERE! Hij verloste mij van al mijn vijanden.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Invoco il Signore, degno di lode, e sarò salvato dai miei nemici
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Jeg påkaller den Høilovede, Herren, og blir frelst fra mine fiender.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,사망의 줄이 나를 얽고 불의의 창수가 나를 두렵게 하였으며
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Mă înconjuraseră legăturile morţii, şi mă îngroziseră rîurile pieirii;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Me rodearon los dolores de la muerte, y los torrentes de la perversidad me atemorizaron
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Na veleslávneho som volal Hospodina a bol som zachránený od svojich nepriateľov.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Objele so me smrti vezi in hudourniki pogube so me prestrašili;
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Wzywałem Pana chwalebnego, a od nieprzyjaciół moich byłem wybawiony.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Ylistetty olkoon Herra! - niin minä huudan, ja vihollisistani minä pelastun.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Πονοι θανατου με περιεκυκλωσαν, και χειμαρροι ανομιας με κατετρομαξαν
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,Връзките на смъртта ме окръжиха; Порои от беззаконие ме уплашиха.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,אפפוני חבלי מות ונחלי בליעל יבעתוני׃
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,اكتنفتني حبال الموت. وسيول الهلاك افزعتني.
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,曾 有 死 亡 的 繩 索 纏 繞 我 . 匪 類 的 急 流 使 我 驚 懼
Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni,曾 有 死亡 的 繩索纏繞 我 . 匪類 的 急流 使 我 驚懼
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Ai đã nhận lấy lời chứng của Ngài thì làm chứng chắc rằng Ðức Chúa Trời là thật.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Ai đã nhận lấy lời chứng của Ngài thì làm_chứng chắc rằng Ðức_Chúa_Trời là thật .
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.A ki az õ bizonyságtételét befogadja, az megpecsételte, hogy az Isten igaz.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Celui qui a reçu son témoignage a certifié que Dieu est vrai;
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.chi però ne accetta la testimonianza, certifica che Dio è veritiero
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Cine primeşte mărturia Lui, adevereşte prin aceasta că Dumnezeu spune adevărul.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Den, som har modtaget hans Vidnesbyrd, har beseglet, at Gud er sanddru.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.den som har tatt imot hans vidnesbyrd, han har stadfestet at Gud er sanndru.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.El que recibe su testimonio atestigua que Dios es veraz
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Joka ottaa vastaan hänen todistuksensa, se sinetillä vahvistaa, että Jumala on totinen.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Kdor je sprejel njegovo pričevanje, je potrdil, da je Bog resničen.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Kdož pak přijímá svědectví jeho, zpečetil jest to, že Bůh pravdomluvný jest.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.그의 증거를 받는 이는 하나님을 참되시다 하여 인쳤느니라
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Kto prijal jeho svedoctvo, ten spečatil, že Bôh je pravdivý.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Kto przyjmuje świadectwo jego, ten zapieczętował, że Bóg jest prawdziwy.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Mas o que aceitar o seu testemunho, esse confirma que Deus é verdadeiro.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Men om någon tager emot hans vittnesbörd, så bekräftar han därmed att Gud är sannfärdig.
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Orang yang percaya pada kesaksian-Nya itu, mengakui bahwa Allah benar
Onun tanıklığını kabul eden, Tanrının gerçek olduğuna mührünü basmıştır.Wer es aber annimmt, der besiegelt's, daß Gott wahrhaftig sei.
İlgili Sayfalar