basmış ile cümle
basmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ontario ve Quebec'in bazı bölgelerini sel basmıştır.Krátce poté došlo k znovuvytvoření provincií Ontario a Québec.
Merhameti ağır basmıştır.Soucit je pro ně slabost.
Korda, Leica model makine Kodak Plus-X filmiyle deklanşöre basmıştır.Korda a utilizat un aparat de fotografiat Leica având film Kodak, tip Plus-X.
Ayrıca Bilgi Yayınevi 1972'de filmin bir senaryo kitabını da basmıştı.El le va folosi și în filmul Un flic, în 1972.
1999'da, heykeltıraşın 150. doğum günü anısına Ukrayna bir posta pulu basmıştır.1994-ben az Ukrán Posta emlékbélyeget adott ki születésének 100. évfordulója alkalmából.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Ο Φίλιππος φρόντισε τα παιδιά της σαν να ήταν πραγματικά δικά του.
Uzak Doğu Cumhuriyeti kısa ömrü sırasında çok sayıda posta pulu basmıştır.Den Fjernøstlige Republik udgav flere frimærker i løbet af sin korte eksistens.
Uzak Doğu Cumhuriyeti kısa ömrü sırasında çok sayıda posta pulu basmıştır.Den fjernøstlige republikk utga flere frimerker i løpet av sin korte eksistens.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Hun ga dem oppfostring som om de var hennes egne barn.
Fatih donanmaları ilk kez burada karaya ayak basmıştır.Armada khazanah singgah pertama kali di Liujiagang.
Stefan bunu Andrei'ye söylememiş ve Dağıstanlı'nın mekanını basmıştır.Có lần Pierre đến thăm Andrei và đã phê phán cách sống đó.
Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar.この中には当時の著名人や権力者なども居たりもする。
Bu dönemde aruz vezni tekrar ağır basmıştır.在這次任務中再度更換了太陽能板。
Hikâyenin başında 15 yaşındayken, zamanın ilerlemesiyle 19 yaşına basmıştır.그 당시 만 15살이었으나 방송에서는 19살로 활동하였다.
Tüm bu ülkeler aslında kendi madeni paralarını basmışlardır.כל המתיישבים הראשונים התפרנסו למעשה מהמכרות.
Merhameti ağır basmıştır.הכך גזר אֵל מלא רחמים?
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Филип се грижи за доведените си деца като за свои.
Uzak Doğu Cumhuriyeti kısa ömrü sırasında çok sayıda posta pulu basmıştır.Далекоизточната република издава и поредица от пощенски марки по време на краткото си съществуване.
Turnuva katılımcıları o yılın 1 Ocak'ı itibarıyla 60 yaşına basmış olmalıdırlar.Sudionici moraju imati manje od 20 godina na 1. siječnja te godine.
Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış.Nato z vlakom izgine v neznanem času.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.10 lat temu powódź zalała u nas bibliotekę.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.10 năm trước có lẽ thế, còn giờ thư viện của chúng ta đã đầy tràn.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.10 років тому нашу бібліотеку затопило.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Asi před 10-ti lety byla zaplavena jedna z knihoven.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Circa una decina di anni fa beh, la nostra biblioteca si è allagata.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.För kanske 10 år sedan översvämmades vårt lokala bibliotek.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.For over 10 år siden, blev vores bibliotek oversvømmet.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Jadi, mungkin lebih dari 10 tahun yang lalu perpustakaan kami terkena banjir.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.우리 도서관에 홍수가 났었죠.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Meer dan 10 jaar geleden overstroomde onze bibliotheek,
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Noin kymmenen vuotta sitten kirjastomme jäi veden valtaan.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Quizá hace más de 10 años se inundó nuestra biblioteca.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Si, poate, in urma cu 10 ani biblioteca noastra a fost inundata.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Szóval úgy 10 évvel ezelőtt elárasztotta a könyvtárunkat a víz.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı. Ve bu internetin bu kadar büyümesinden önceydi.Il y a plus de 10 ans, nos bibliothèques ont été inondées. ça s'est passé avant qu'Internet ne se développe.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Έτσι, πριν από περίπου 10 χρόνια η βιβλιοθήκη μας πλημμύρισε.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.Така че може би, преди над 10 години, нашата библиотека беше наводнена.
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.הספריה שלנו הוצפה,
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.الأن مكتباتنا قد إمتلئت وفاضت .
10 yıldan uzun bir zaman öncesinde kütüphanemizi su basmıştı.インターネットが広まる前でした
Birçok kadim gelenek, bizim "kuşbakışı etkisi" dediğimiz kavrama parmak basmıştır.Mnoho názorů tradičních kultur na planetu Zemi poukazuje na to, co nazýváme efektem přehledu.
Birçok kadim gelenek, bizim "kuşbakışı etkisi" dediğimiz kavrama parmak basmıştır.العديد من تقاليد الحكمة على الأرض كانت قد أشارت إلى ما نسميه نحن بـ"تأثير المشهد العام"
Bu çiçek için plastikten bir stampa üretmiş ve bunları mekanik olarak basmış.la imprimió mecánicamente.
Bu çiçek için plastikten bir stampa üretmiş ve bunları mekanik olarak basmış.Takže on naozaj mal malú pečiatku podľa nich a umiestňoval ich tam mechanicky.
Bu çiçek için plastikten bir stampa üretmiş ve bunları mekanik olarak basmış."Ty malovat nechci ." Vlastně na ně udělal malé razítko a a mechanicky je tam umístil.
Bu çiçek için plastikten bir stampa üretmiş ve bunları mekanik olarak basmış.W rzeczywistości użył małego gumowego stempla i odcisnął te figury na dole.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.A pár alig 18 éves.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Cặp đôi này mới chỉ 18 tuổi.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Das Paar hier ist gerade mal 18 Jahre alt.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış. Fakat şimdiden dört çocukları var.Esta pareja apenas tienen 18 años y ya tienen 4 hijos.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış. Fakat şimdiden dört çocukları var. Onları görebilirsiniz.Cei doi abia au 18 ani și au deja patru copii, pe care îi vedeți în jurul lor.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış. Fakat şimdiden dört çocukları var. Onları görebilirsiniz.Marito e moglie hanno appena 18 anni e hanno già quattro figli, come potete vedere.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış. Fakat şimdiden dört çocukları var. Onları görebilirsiniz.Едва 18-годишни са, а вече имат четири деца.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Het stel is amper 18 jaar oud.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.이 부부는 열 여덟 살 정도 되었는데
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Les parents ont à peine 18 ans.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.O casal ainda nem tinha 18 anos.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Paret är knappt 18 år gamla.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Pasangan ini usianya belum 18 tahun.
Bu çift henüz 18 yaşına basmış.Ta para nie ma jeszcze 18 lat.
İlgili Sayfalar