İnsanlar tek başlarına sıkıştırılmış toprak tuğla presi yapıyorlar.Then people are building independently the compress earth brick press.
Dersin başlarında,Early on the course, I outlined a design process that favours rapid exploration early on.
Otomobiller kendi başlarına hareket eden nesnelerdir, değil mi?Automobiles are self-moving things, right?
Başkan Obama ve takımı bu işin altindan tek başlarina kalkamazlar.President Obama and his team simply cannot do it alone.
Öğrenciler videoları kendi başlarına izleyip, sonra bir araya gelip onları tartışıyorlar.Students watched the videos on their own, and then they come together to discuss them.
Ve burada bulunan çoğu kimse Macromedia ve Microsoft'un başları, ve bir şekilde benim derdim:And many of you out there are the heads of Macromedia and Microsoft, and in a way those are my bane:
Spor salonlarındaki programlar Ocak'ta başlar ama genellikle Ekim'de katılmaya başlarız.Exercise programs usually start in January; they're usually done by October.
Bu ise hackerların ilk defa başlarını belaya sokmaları oldu.This is hackers getting in trouble for the first time.
Bu vektörü çizmek istersek, genellikle başnoktada başlarız. - -So if I wanted to draw it as a vector, usually start at the origin.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.And these tin particles were deposited on the tape heads and were crashing the tape heads.
Ve zorlu geçen 20'li yaşları gibi, yaşamının başları daha da zorlu bir hal almıştı.And as hard as her 20s were, her early life had been even harder.
Onlar, lise partisinde tek başlarına duruyorlar, daha önce hiç öpülmemişler.They're standing alone at the high school dance, and they've never been kissed.
Yan yana duran iki kadının başlarının üzerinden ortada duran kadının başını görüyoruz.This woman in the center whose body comes out of the two heads of these other two standing women.
Genelde böyle başlarız ve şuna ulaşırız. -Normally we start with something like this, and we go to something like this.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.We begin separating everything into good versus evil.
İhtiyacı olanlara, başlarını sokacak... ...bir sığınak vermek için şefkatli elinizi uzatır mısınız?Will you lend a caring hand To shelter those who need it? Only have to sign your name
-İhtiyacı olanlara, başlarını sokacak... - Ah!Will you lend a caring-- What?
Şimdi, iki yıl ileriye, 2007'nin başlarına gidelim.Now, fast forward two years, to early 2007.
Fakat bunun yerine çok sayıda bakımcı karınca ile karşılaşmaya başlarım.But if instead I start to meet a higher number of nest maintenance workers,
Söyle de başlarını kaldırsınlar !Tell all of them to raise their heads!
Bu balina Sanayi Devrimi'nin başlarında doğmuş olabilir.This whale could have been born around the start of the Industrial Revolution.
Ve şimdi tüm dünyalarının başlarına yıkıldığını görüyorlar.They're finding that their world is really collapsing.
Bizi başlarından savdılar.They dismissed us.
Peki devlet yönetimi bugün milenyum başlarında nasıl bir yaklaşım sergilerdi?How would the government at the turn of the millennium approach today?
Nasıl komik başlarını aşağıya doğru yürüyüş insanlar arasında çıkıp gibi görünüyor!How funny it'll seem to come out among the people that walk with their heads downward!
Bu, hiçbir şekilde onların başlarını koyarak ve söyleyerek kullanmak olacak "canım, yine gel!"It'll be no use their putting their heads down and saying "Come up again, dear!"
Diye bağırdı Kraliçe 'başlarını?'.'Are their heads off?' shouted the Queen.
Genellikle iki ay sonra tasarıma başlarız.And then, usually after two months, we start designing.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.They watch the tops of our heads moving below on Earth.
"Bu yılın başlarında muson kırar," diye bir yere arkasında, konuşma sırasında söylediği beni."The monsoon breaks up early this year," he remarked conversationally, somewhere behind me.
Şimdi, 90'ların başlarına dönelim.So let's go back to the early nineties.
Bunu, kilisenin 12. yüzyıl başlarındaki başrahibi olan Suger'e borçluyuz.Thanks to Suger, who was the abbot in the first half of the 12th century.
Uzun zaman önce, 1900'lü yılların başlarında, müzeler dinozorların peşine düşmüştü.A long time ago, back in the early 1900s, museums were out looking for dinosaurs.
Bu 1900'lü yılların başlarında böyleydi.And this was in the early 1900s.
Bu yılın başlarında bir falcıya gittim.I went to a fortune teller earliar this year.
Anya ve Bill tek başlarına verandayı kaç saatte boyarlar? .How long did Anya and Bill take when each was painting the deck alone?
Ve onların oyundan sonra sadece başlarının dik olmasını istedim.And I just wanted them to be able to hold their head up after a game.
Hadi biraz denklemleri denklestirelim, Ben her zaman denk olmayan kiyasal denklemler ile baslarim.Just so we get practice balancing equations, I'm always going to start with unbalanced equations.
70'lerin başlarında,In the early '70s,
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?leave them alone and say, "Well, they're not medical personnel."
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.So some of the monks in the villages were doing the same thing themselves.
Gelecekte, orada kendi başlarına yaşayabilecek hale gelmeliler.And they should survive over there, on their own, in the future.
Birkaç yıl içerisinde bu hayvanlar kendi başlarına hayatta kalabilecekler.Now, another couple of years, and these animals will survive on their own.
70'lerin başlarının mottosu şuydu: "Halkın arasına karış.The slogan of the early '70s was "Go to the people.
90'lı yılların başlarında bununla ilk karşılaştığım zaman, benden öncekileri düşündüm,And when I first came across it in the early '90s, I thought my predecessor,
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.A scuffle ensues and you get stabbed with one of your own arrowheads.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.The man who ran it was an ex-army officer.
Kariyerimin en başlarında çok şanslıydım.I was very fortunate early in my career.
Ama kendi başlarına var olabilirler.But they could be by themselves.
Bırak ikisi kendi başlarına halletsin.Let those two figure it out on their own.
Fakat burada DYD'nin başları olanBut over here, the heads of the DFS,
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .And in fact this family would not be able to.
Sineklerin başlarını kesiyor.She cut the heads off of her flies.
422 desigram'la başlarız, bunu grama çevirebiliriz.We could say 422 decigrams, we could convert that to grams.
En mükkemmel örnekler köşe başlarını işgal edenler.The most perfect examples occupy corner lots.
Doğdukları andan kendi başlarına kalacakları ana dek 12 güne ihtiyaçları var.They only need 12 days from the moment they're born until they're on their own.
Öyleyse peki, beş malzeme ile başlarım diye düşündüm.So I thought, okay, I'll start with five.
Kendi başlarına iş yapacaklarsa, kendi firmalarının sahibi olacaklarsa.If they will do their own business, own their companies.
Üstünde ise başlarında haleler olan melekler var.Tina: And angels above with halos
Çok sık olmasa da bazen başları belaya giriyor.Sometimes they get in trouble, but not often.