Ana içeriğe geç
Sözlük

basları ile cümle

basları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Albüm kısa sürede Amerikan listelerinin başlarına yükseldi.Az album azonnal felkerült az észak-amerikai lemezeladási listák élére.
Merkez, 2009 yılının başlarında 40 milyon dolarlık bir maliyetle genişletilmiştir.A sorozatot egy év alatt készítették 40 millió dolláros költségvetéssel.
Albüm, 1996 yılının sonlarında ve 1997 yılının başlarında kaydedildi.Az albumot 1990. végén és 1991. elején vették fel.
Fakat 20. yüzyıl başlarında Amerikan siyasetinde büyük değişiklikler oldu.Ebben az időszakban komoly változások zajlottak le az amerikai politikában.
20. yüzyılın başlarında ordu birbirinden bağımsız servislerden oluşuyordu.Az 50-es évek elején a csapat függetlenedett a hadseregtől.
Türkiye’de şeker üretimi ile ilgili çalışmaları 19. yüzyılın başlarına kadar geri götürmek mümkündür.Ukrajnában a tőzeg energetikai felhasználásának lehetőségeit a 19. századtól tanulmányozzák.
20nci yüzyıl başlarında Érd, Károlyi ailesinin mülkü oldu.1900-as évek elején legnagyobb birtokosa a gróf Károlyi család volt.
1930 yılının başlarında bir ordu ile valiliğinin merkezi Gondar'dan Addis Ababa'ya yürüdü.Az 1930-as évek elején sereget toborzott és Gondar-i kormányzóságából Addisz-Abeba falaihoz vonult.
Rahibeler İsa ile evliliğin sembolü olarak başlarını örterler.Mellékoltárai a Szűzanya és Jézus Szíve tiszteletére vannak szentelve.
Arraial do Tijuco (Diamantina'nın ilk adı) 18. yüzyılın başlarında sömürge döneminde inşa edilmiştir.Arraial do Tijucót (ez volt Diamantina első neve) a gyarmati időkben, 1729-ben alapították.
20. yüzyıl başlarında kent, günümüzde olduğundan daha çok orman üretimi yapılan bir kente dönüştü.Az 1900-as évek elején még nagyobb központja volt az erdőgazdálkodásnak mint amekkora ma.
19. yüzyıl başlarında şehrin nüfus yapısında köklü değişiklikler oldu.A 19. század eleje elsősorban a város vallási életében bekövetkezett változások miatt különösen fontos.
2009 yılı başlarında ekonomik kriz nedeniyle WWE onu işinden çıkarmıştır.2009 elején az Opel-lel együtt a gazdasági világválság miatt a csőd szélére jutott.
Kızı ve oğlununda başları belaya girmiştir.Anyja és fia emiatt összevesznek.
Bu figürün 16. yüzyılın sonları yahut 17. yüzyılın başlarında yapıldığı kabul edilir.A kifejezés valószínűleg a 16. század végén vagy a 17. század elején jött használatba.
Bizimkiler de yardım etmişler, başlarına bir iş gelince ya da diğer oymaklar baskı yapınca.Hogy egyesek végrehajtsák a feladatukat, leitták magukat, vagy egyéb bódítószert használtak.
Yeniden iskan edilmesi MÖ 1. binyıl başlarına denk gelmektedir.A Realnak ismét lehetősége van visszavásárolni őt az első két évben.
Başlarından geçenleri hükümdara anlatır.Ők intézik az Uralkodó ügyeit.
Yılın başlarında Dönüşüm ve Reform isimli makale yayınlandı.Az év elején megjelent a Fordulat és reform.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Alkuvuodesta 1981 Fripp ja Bruford alkoivat harkita uutta yhtyettä, jonka nimi tulisi olemaan Discipline.
Bu kayıpların büyük bölümü Ekim ayı başlarından itibaren uğranılan kayıplardı.Kolmannes tappioista oli tullut lokakuun alun jälkeen.
Kendi başlarına albümler yaptılar; veya başka gruplara girip oralarda devam ettiler kariyerlerine.Al-Qunaytran maakunta, myös Quneitran maakunta tai Kuneitran maakunta (arab.
Bartol 1930'lu yılların başlarında Paris'te yaşarken romanı tasarlamaya başladı.Bartol alkoi suunnitella romaania varhaisella 1930-luvulla, jolloin hän eli Pariisissa.
Senaryo, 2015'in sonları ve 2016'nın başlarında tamamlandı.Peli sijoittuu vuoden 2015 loppuun ja 2016 alkuun.
1999 yılının başlarında Perry Saturn ile rekabete başladı.Jericho aloitti kiistan Perry Saturnia vastaan aikaisin vuonna 1999.
Başları kesildi, bir sırığa takıldı ve atlılar tarafından Roma'ya taşındı.Heidän päänsä leikattiin irti ja vietiin keihäännokassa Roomaan.
1990'lı yılların başlarında birçok filmde küçük roller almaya başladı.2000-luvun alussa hän näytteli useita pieniä rooleja elokuvissa.
Jackson bunun yeni milenyumun başlarında olacağını umut ediyordu.Alex miettii, oliko kyseessä enneuni.
8. Başlarını kaldırınca İsa’dan başka kimseyi göremediler.Eikä kukaan pääsisi Isän luo muuten kuin Jeesuksen kautta.
Yolculukta başlarına bazı olaylar gelir.Matkalla sattui joitakin onnettomuuksia.
Söderhamn, 17. yüzyıl başlarında kuruldu.Niamey perustettiin luultavasti 1700-luvulla.
20. yüzyılın başlarında, X-ışınlarının madde ile etkileşimi araştırılmaya devam edildi.1900-luvun alussa yritettiin havaita Auringon radiosäteilyä.
1964 yılının başlarında "sürekli askerlik yapamaz" raporu verildi.Puolustusvoimille tyypillisesti virallinen käsky tuli vasta vuoden 1964 alussa.
1918'in başlarında iki kez yaralandı.Hän haavoittui kahdesti, ensimmäisen kerran jalkaan lokakuussa 1916.
2008 başlarında ABC'nin Lost dizisinde Charlotte Staples Lewis adlı bir antropoloğu canlandırmaya başladı.Vuoden 2008 alusta Rebecca esitti Charlotte Lewisia ABC:n sarjassa Lost.
Bu ilişki 2008 yılının başlarında sona erdi.Kausi alkoi vuoden 2008 alussa.
Meiji döneminin başlarında vilayet Rikuō, Rikuchū, Rikuzen, Iwaki ve Iwashiro vilayetlerine ayrıldı.Meiji-kauden aikana Mutsu hajotettiin neljään uuteen provinssiin: Rikuchū, Rikuzen, Iwaki, and Iwashiro.
Birlik 1944 yılının başlarında cepheye gönderilmiştir.Alue liitettiin Yläneeseen vuoden 1944 alusta.
Ancak 1991 yılının başlarında kötü giden sonuçlar nedeniyle takımdan ayrıldı.Hän sai kuitenkin potkut jo lokakuun alussa heikkojen tulosten vuoksi.
II. Türk yıldızlar bu sürecin başlarında I. tür yıldızların daha sonra oluşmasıyla oluştu.Populaation II tähdet muodostuvat tämän prosessin alkuvaiheessa ja populaation I tähdet myöhemmin.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.Vain kaksi perhettä jäi saarelle.
1970'lerin başlarında Sellers ekonomik darboğaza girdi.1970-luvun alkupuolella Clarins aloitti tuotteidensa myynnin kansainvälisesti.
19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında sadece birkaç evde elektrik vardı.1800-luvun lopun ja 1900-luvun alussa taloissa oli harvoin huoneiston yhteydessä parvekkeita.
7 yıl evli kaldıktan sonra 1970'lerin başlarında ayrılırlar.He lopulta menisivät naimisiin seitsemän ja puolen vuoden seurustelun jälkeen.
2007 yılının başlarında, Teška industrija yeni bir albümün yayımlanmasıyla tekrar bir araya geldi.Yhtye palasi yhteen vuonna 2007 aikeinaan uuden albumin julkaisu.
Oyun 1970'lerin başlarında geçmektedir.Pelin tapahtumat sijoittuvat vuodelle 1970.
Her bölgede oyuncuların tek başlarına veya birbirleriyle oynayabilecekleri küçük oyunlar bulunmaktadır.Paikkoihin on sijoitettu minipelejä, joita voi pelata osaksi yksin, osaksi yhdessä muiden kanssa.
Gomez, 2011 yılının başlarında ünlü Kanadalı şarkıcı Justin Bieber'la çıkmaya başladı.Joulukuussa 2010 Gomez alkoi seurustella laulaja Justin Bieberin kanssa.
19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyılın başlarına kadar şehir önemli bir tekstil merkeziydi.1800- ja 1900-luvulla kaupunki oli merkittävä tekstiiliteollisuuskeskus.
Recep Tayyip Erdoğan'a siyasi hayatının başlarından itibaren çeşitli eleştiriler yapılmıştır.Franjo Tuđmania arvosteltiin voimakkaasti Kroatian sodan alkuvaiheessa hänen epäröivän politiikkansa takia.
1900'lerin başlarında Paris ve İtalya'da okudu.Hän asui vuodesta 1913 Pariisissa ja Italiassa.
1944 başlarında, 100.100 valmistui vuonna 1944.
Bu yeni terimin bir film tarzı olarak benimsenmesin 21. yüzyılın başlarına rastlar.Näin ollen filmistä on vaikea löytää yhtymäkohtia hänen 2000-luvun aikaisempiin filmeihinsä.
1980'lerin başlarında bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmaya başlanmıştır.Alueen öljy- ja kaasuvarojen aktiivinen tutkiminen alkoi 1960-luvulla.
20. yüzyılın başlarında, başka birçok sporlu etkinlik olan Kuzey Oyunları düzenlenmeye başlandı.1900-luvun alkupuolella yhä useammat ottelut olivat järjestettyjä.
1935 yılının başlarında, ilk silahlı kavga gerçekleşti.Vuoteen 1935 mennessä asevarustelu olikin täydessä vauhdissa.
Gömütler başları güneybatıya bakacak biçimde gömülmüşlerdir.Kuolleet haudattiin pää kohti itää.
Windows versiyonu ise 1990 başlarında piyasaya çıktı.Lyocell-kuitu tuli markkinoille 1990-luvun alussa.
1950'lilerin başlarında John Coltrane, Red Garland, Paul Chambers, Philly Joe Jones gibi isimlerle çalıştı.Hän kokosi klassisen kvintettinsä, jossa soitti John Coltrane, Red Garland, Paul Chambers ja Philly Jo Jones.
Albüm kısa sürede Amerikan listelerinin başlarına yükseldi.Albumi sijoittui heti korealaisten listojen kärkeen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod