Kendi başlarına albümler yaptılar; veya başka gruplara girip oralarda devam ettiler kariyerlerine.Man tar egenskaper eller känslor som (man tror) finns hos andra och tillskriver dem sin egen person.
1950'lerin başlarındayken, düzenli olarak yapılan motosiklet yarışlarıyla popüler olmuştur.Under 1950-talet byggde man flera populära motorcyklar.
Başları uzun yapılıdır.Huvudet är långsmalt.
Sürekli şerifin astığı ilanlardaki suçluları yakalar ve başlarına konan ödülleri alırlar.Till slut blir förbrytarna gripna och detektiverna får sin belöning.
Ancak tohumlar tek başlarına 0.4 gram ağırlığındadır.Varje enskilt frö är dock litet och väger i medel endast 0,4 gram.
Bu efsane 18. yüzyılın başlarında popüler oldu.Konstformen blev populär i början av 1700-talet.
2013'ün başlarında kanal Bulgaristan'da yayına başladı.2013 började kanalen även sändningar på ungerska.
Merkez, 2009 yılının başlarında 40 milyon dolarlık bir maliyetle genişletilmiştir.Under mitten av 2005 hade priserna sjunkit till 40 dollar per kilo.
1964 yılının başlarında "sürekli askerlik yapamaz" raporu verildi.I början av 1964 blev han slutligen förklarad "oduglig till krigstjänst".
Tarihi, yaklaşık olarak 1900'lü yılların başlarına dayandığı düşünülmektedir.Dessa händelser brukar påstås ha inträffat omkring 2000 före vår tideräkning.
1960'ların başlarında Çekoslovakya, ekonomik bir gerileme dönemi geçirmeye başladı.I slutet av 1950-talet och början av 1960-talet hade Tjeckoslovakien en ekonomisk tillbakagång.
90'lı yılların başlarında Türkiye'ye geri döndü.I början av 1990-talet flyttade hon tillbaka till Sverige.
14. yüzyıl başlarında Coventry İngiltere'nin en önemli tekstil ticaret merkezi olmuştur.Under 1200-talet och 1300-talet växte Coventry i betydelse och blev ett centrum för textilhandeln.
16. yüzyılın sonunda ve 17. yüzyılın başlarında Rusya siyasi ve ekonomik bir kriz içindedir.Under slutet av 1600-talet och i början av 1700-talet drabbades Sverige av krig och svårigheter.
19. yüzyılın başlarına kadar Alman nüfus asimile edilmişti.Under det tidiga 1800-talet assimilerades den tyska befolkningen.
Arkeolojik bulgulara göre kasaba, 13. yüzyıl başlarında madencilerin yerleşimiyle kurulmuştur.Det finns arkeologiska belägg för att platsen har varit bebodd åtminstone sedan 900-talets början.
Tüm hazırlıklar MÖ 480 yılı başlarında tamamlandı.Den tog honom fyra år att färdigställa, med början 1008.
2013 yılı başlarında Halk TV Genel Yayın Yönetmeni oldu.Från och med hösten 2011 var han divisionschef för allmän-TV.
Gözleri, burunları ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur.Ögonen, öronen och näsan sitter högt uppe på huvudet.
Zamanla ilhak edildiyse de Malwa 19. yüzyılın başlarına kadar bağımsızlığını kordu.Dessa rättigheter gick förlorade när Venedig förlorade sin egen självständighet i slutet av 1700-talet.
15. yüzyıl başlarında kent, o zamanki sınırlarının dışına taşmaya başladı.Under 1600-talet började London växa utanför sina medeltida gränser.
Sonuçta FAAD sözleşmesi Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra 1990'ların başlarında iptal edildi.Mugabes position påverkades av kalla krigets slut i början av 1990-talet.
Köy, 20. yüzyıl başlarına kadar Osmanlı'nın bir müdürlüğü idi.Byn var en separat församling fram till 1900-talet.
Kitabesi bulunmamakla beraber vakıf kayıtlarından 14. yüzyılın başlarında yapıldığı öğrenilmektedir.När denna kommit till är inte känt, men dess upptecknande i skrift härrör från början av 1300-talet.
Grup, kendi başlarına yayınlayacakları bağımsız bir CD kaydını tamamlamıştı.Gruppen har släppt en LP-skiva som även har kommit ut som CD.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.I slutet av augusti och början av september samlas renar till slakt.
Balinalar tek başlarına bir klâd ya da takım oluşturmazlar.Man bör inte röra en död fågel utan handskar eller annat redskap.
Gönderilen ekipte 3 yetişkin ve 1 çocuk yer almak üzere başlarına birçok çeşitli olaylar gelir.Bilen har plats för tre vuxna och ett barn.
1980'lerin başlarından ortalarına kadar gelişen Alman heavy/speed/power metal akımının bir parçası olmuştur.Grave Digger är ett tyskt speed-/power-/heavy metal-band som bildades i början av 1980-talet.
1960'ların başlarında, tarihi destanlar seyircinin gözünden düşmüştü.I början på 1960-talet återupptäcktes hon av en journalist.
Grup 1990'lı yılların başlarında başarı kazanmıştır.Gruppen hade sina största framgångar under tidigt 1990-tal.
Violent Femmes 1980'lerin başlarında Milwaukee, Wisconsin'de kurulan Amerikalı folk punk grubu.Violent Femmes är ett alternativ-rockband från Milwaukee, Wisconsin, grundat under det tidiga 1980-talet.
Omuz başları kol gibi uzanır.Armarna sträcks ut uppåt med knutna nävar.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Голови Максиміна та його сина на списах були відправлені до Риму.
Hikâyede, Daenerys Dar Deniz'in karşısındaki Essos'ta yaşayan ergenliğinin başlarındaki genç bir kadındır.За сюжетом, Данерис — молода дівчина, що живе в Ессосі за вузьким морем.
1972 başlarında Newsday'de müzik eleştirmenliği yapmaya başladı.На початку 1972 року він влаштувався на повноцінну зайнятість як музичний критик в Newsday.
Makedonya'da futbolun başlangıcı 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.Поява футболу в Македонії відбулась на початку 20 століття.
1260ların başlarında, Bizans donanması hala zayıftı ve büyük oranda Ceneviz yardımına ihtiyaç duyuyordu.На початку 1260-х візантійський флот був ще слабким, та значною мірою залежав від генуезької допомоги.
Lesbos 18 yılı başları, - ö.牧瀬 紅莉栖) Сейю: Асамі Імаі Вік — 18 років.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.Вона залишається одна на острові.
1990 başlarında Linux çekirdeği geliştiricileri glibc'yi çatalladılar.На початку 1990-х років розробники ядра Linux створили форк glibc.
İki ülke arasındaki olaylar, 19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar sürdü.Ситуація для обох країн змінилося в останнє десятиліття 19 століття.
Bring Me The Horizon 2. stüdyo albümünü 2008’in başlarında yazıp kaydetmeye başlamıştır.Bring Me The Horizon записали другий студійний альбом на початку 2008 року.
1189 yılı başlarında Üçüncü Haçlı seferi Papa tarafından başlatılmıştı.1189 року починається Третій хрестовий похід.
1990’ların başlarında bölgede etnik çatışmalar başladı.Етнічні конфлікти почалися в 1990.
Richard evi arayıp başlarından geçen olayı bildirir.Річард, сховавшись, чує їхню розмову.
Kendi başlarına doğru veya yanlış değillerdir.Унікальність не є неправильною або правильною.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Спосіб приготування дозволяв довготривале зберігання свинини.
19. Yüzyıl başlarında Sir Charles Wheatstone ve Sir Fothergil Cooke 1837 de elektrili telgrafı icat ettiler.Сір Чарльз Вітстон та сір Вільям Кук винайшли електричний телеграф у 1837 році.
1980'lerin başlarında Çoğunluk grubu yarı-açık politik etkinlik sürdürdü.У середині 80-х років почав активну громадсько-політичну діяльність.
2005 yılının başlarında kurulmuştur.Заснована на початку 2005 року.
16. yüzyılın başlarında Norveç, dört “len”e bugünkü adıyla eyalete ayrılmıştır.На початку XVI століття, Норвегія була розділена на чотири лена.
Schochwitz'de kısa bir süre kaldıktan sonra ailesi ile birlikte 1946 başlarında Arjantin'e kaçtı.Після короткого перебування в Шохвіці Альвенслебен зі своєю родиною в 1946 році оселився в Аргентині.
2013 yılının başlarındaysa "Orda Olmak" adlı parçasını internet üzerinden yayınlamıştır.На початку квітня «Even If I Could» був нелегально викладений в інтернет.
Başlarının üzerindeki tüylerin rengi ise açık pembe renktedir.Переважаючий колір обох сторони — рожевий.
2014 yılının başlarında bünyesine Digigame'i katmıştır.Отримав особливу популярність на початку 2014 року.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Рурк, підсівший на героїн, на початку 1986 року, був звільнений з групи.
2009'un başlarında büyük resesyon ile inşaat ve istihdam sektörü daha da kötüleşti.На початку 1995 року становище біженців та миротворців іще більше погіршилось.
2009'un sonlarından 2010'nun başlarında kadar adı müzisyen John Mayer'le anıldı.Із листопада 2009 по лютий 2010 Свіфт зустрічалася із співаком Джоном Мейєром.
Avery daha sonra 2010 yılının başlarında, grup yeni eserler üzerinde çalışmaya başlayınca gruptan ayrılmıştır.На початку 2010го року Евері покинув групу і вони почали роботу над новим матеріалом без нього.