Geleneksel olarak sezon başlarında düzenlenir ve Milan - San Remo klasiğine hazırlık yarışı niteliğini taşır.Dès le début de saison, il s'impose avec maestria dans la classique Milan-San Remo.
MÖ 5. yüzyıl başlarından itibaren de paralı ekonomiden söz edilebilir.Au VIIe siècle, il est aussi question d'un économe.
İsyanın ele başlarını idam ettirdi.Elle effectuait les exécutions d'otages.
Tanklar güçlü savaş makineleri olsalar da, nadiren tek başlarına hareket ederler.Si les photographes de guerre sont souvent près de l'action, ils combattent rarement eux-mêmes.
19. yüzyılın başlarında dünya dış ticaretinin %40'ı Liverpool limanından geçmekteydi.Au début du XIXe siècle, environ 40 % du commerce maritime de l'Empire britannique passe par Liverpool.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”Sa devise est "La tête, les mains, le cœur".
Türkiye'de buz hokeyinin oynanmaya başlanması 1980'li yılların başlarına dayanmaktadır.C'est dans la décennie 1980 que le hockey sur glace fit son apparition en Turquie.
Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler.Pour les articles homonymes, voir Les enfants d'abord.
2009'un başlarında en son modelliğini Abercrombie and Fitch için yapmıştır.Début 2009, Ritchson a fait sa dernière apparition dans Abercrombie and Fitch en tant que top model.
2010 yılı başlarında Pittsburgh temelli bağımsız plak şirketi Rostrum Records ile sözleşme yaptı.Début 2010, il signe un contrat avec la maison de disques indépendante Rostrum Records de Pittsburgh.
Norveç kralı III. Harald Eylül ayı başlarında İngiltere'nin kuzeyini işgal eder.Le roi norvégien Harald Hardrada envahit l'Angleterre au mois de septembre.
1998'in sonlarında ve 1999'un başlarında Michaels birkaç kez Raw'da gözüktü.Dès la fin de 1998 et le début de 1999, Chimaira enregistre plusieurs démos.
Şarkıcı, 2010 başlarında yıl içinde üç mini albüm yayımlamayı planladığını bahsetti.Début 2010, Robyn a annoncé vouloir sortir trois mini-albums dans l'année.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.C’est ainsi que deux filles se sont retrouvées sur une île isolée.
Spor tiyatrosu, Bertolt Brecht'in sanat yaşamının başlarında ortaya koyduğu bir tiyatro türüdür.La distanciation est un principe théâtral lié au départ à la dramaturgie de Bertolt Brecht.
Turnuva Kasım başlarında Belfast şehri Waterfront Hall de hali hazırda yapılıyor.Début novembre c'est au tour de la place de Belfort d'être assiégée.
Sonuçta FAAD sözleşmesi Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra 1990'ların başlarında iptal edildi.La ligne Kalix a été démantelée dans les années 1990, après la fin de la guerre froide.
Tek başlarına olmayı hiç sevmezler, tek başlarına kaldıklarında etraftaki nesneleri kemirmeye başlayabilirler.Vous ne vous ennuyez jamais Vous êtes vraiment en proie à ce qui se passe autour de vous.
(XVIII yüzyılın 40. yılları - XIX yüzyılın başları).(XIIIe siècle - fin XIVe siècle).
Temel çekimler Ağustos 2015'in başlarında Elstree Studios'da başladı.Le tournage se poursuivit aux studios d'Elstree à partir du 5 mai.
1943'ün başlarında teğmen olur.Ils deviennent lieutenants en 1943.
Başları yukarı olarak ağaçlarda tırmanırlar.Ils se grattent le dos sur les arbres.
312 yılı başlarında Constantinus Alpleri aşarak İtalya'ya girdi.En 312, Constantin envahit l’Italie.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.Au Proche-Orient, on entre dans l'âge du fer au début du Ier millénaire.
1530 ile 17. yüzyılın başları arasında, Red Bay büyük bir balina avcılığı bölgesi idi.Entre 1550 et 1625, Red Bay a été l'une des principales stations baleinières basques.
Tarihteki en eski futbol kulüpleri, 19. yüzyılın başlarında kurulmuştur.C'est le premier club de football créé dans la ville, à la fin du XIXe siècle.
Bu yüzden kendi başlarına geçimlerini sağlayamazlar ve "dinleyenler" onların ihtiyaçlarını temin ederler.Pourtant, ceux-ci ne parviennent pas à émerger et à voir leurs œuvres lues.
Lesbos 18 yılı başları, - ö.Équipe de France des - de 18 ans.
Bu kayıpların büyük bölümü Ekim ayı başlarından itibaren uğranılan kayıplardı.L'effet fut amplifié parce qu'en ce début d'octobre, les arbres n'avaient pas encore perdu leurs feuilles.
Başları bulutlardan bile yüksektir.C'est par les trous du visage que sortent d'immenses flammes.
Bu ilişki 2008 yılının başlarında sona erdi.Elle devrait se terminer au début de l'année 2008.
1970'lerin sonları ve 1980'lerin başlarına kadar aktif olmuştur.Il est actif de la fin des années 1970 jusqu'en 1983.
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Ils étaient disposés de telle sorte que le défunt ait les pieds tournés vers l'est.
Elektrik enerjisi üretimi amaçlı santrallar 20. yüzyılın başlarından itibaren kurulmaya başlanmıştır.Le support des lampes électriques est standardisé depuis le début du XXe siècle.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.La grande famine de 1315-1317 est une famine qui se déroule de 1315 à 1317 en Europe.
19.yüzyılın başlarında Mütercim Âsım'ın da şöhreti iyice artar.Au début du XXe siècle, l'asile départemental jouit d'une excellente réputation.
Muhtemelen 14. yüzyıl başlarında ölmüştür.Il mourut sans doute vers le milieu du siècle.
Gömütler, başları doğuya gelecek şekilde ve büzülmüş durumda gömülmüştür ve hiçbirinde gömüt hediyesi yoktur.Leurs corps sont enterrés sans ménagement dans des champs en banlieue, sans aucune stèle tombale.
1995 başlarında Malenko, Chris Benoit ve Shane Douglas üçlüsü Triple Threat adına bir grup kurdu.Il s'allie avec Chris Benoit et Shane Douglas en 1995 et forment le clan Triple Threat.
19. yüzyılın başlarında bataklık kıyıları sadece bir avuç fakir köylüye ev sahipliği yapıyordu.Au début du XIXe siècle, les rives marécageuses n'étaient habitées que par des paysans peu fortunés.
Geceleri yalnız başlarına ava çıkar ve her gece 7–11 km yürürler.Elle se perche dans les arbres la nuit, seule, à 8-10 m de haut.
Fakat tek başlarına etkili olamazlar.Ils n’auraient cependant pas pu les obtenir seuls.
Violent Femmes 1980'lerin başlarında Milwaukee, Wisconsin'de kurulan Amerikalı folk punk grubu.Violent Femmes est un groupe de punk folk américain, originaire de Milwaukee, dans le Wisconsin.
19. yüzyıl başlarında şehrin nüfus yapısında köklü değişiklikler oldu.C’est à la fin du XIXe siècle que des changements importants se produisent dans la vie de la commune.
2001'in başlarında Spike Dudley onlara katıldı.Début 2001, ils sont joints à la WWF par Spike Dudley.
Dünyanın tarihinin başlarında farklı yaşam biçimleri yaklaşık eş zamanlı olarak belirmiş olabilir.Nous pouvons dans les différentes heures distinguer les âges successifs d'une vie humaine.
Mayıs ayı başlarında Martin Freeman belirsiz bir rol aldı.En mai 2015, Martin Freeman intègre le casting dans un rôle non dévoilé.
Başları ve kuyrukları beyazdır.La tête et la queue sont blanches.
1980'lerin başlarında bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmaya başlanmıştır.L'exploitation du pétrole et du gaz naturel ont commencé dans les années 1990.
Başlarında ise üst rütbeli bir görevli olarak Aşçıbaşı yer alırdı.J'ai fini par trouver un poste en tant que cuisinier.
15. yüzyıl başlarında kent, o zamanki sınırlarının dışına taşmaya başladı.Dès les années 1930, la ville excède ses limites administratives.
Çıkış albümünün ise 2011 başlarında yayınlanması beklenmektedir.Le prochain album est prévu pour début 2011.
Yolda başlarına kötü olaylar icra eder.Ils rencontrent des problèmes sur le trajet.
Kurak ve ılıman kış Kasım ayının sonlarında başlar ve Şubat ayının başlarına kadar devam eder.Un hiver sec et doux commence en novembre et dure jusqu'en février.
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.La tour a été gravement endommagée à la fin des années 1980 par la guerre civile.
Tapınak mensuplarından Christine Miller, ses kaydının başlarında bu görüşe karşı çıkmaktadır.Christine Miller, une adepte de la communauté, exprime son désaccord au début de la bande.
Başları kestikten sonra, hâlâ ondan pişmiş çorba umulduğu gibi umuyorsunuz!Sans un mot, elle lui sert une soupe chaude.
1966'nın başlarında, Perwoll'un yeni ince deterjan formülasyonu, liflerin korunmasına odaklandı.À partir de l'été 1941, un clôture en fils de fer barbelés fut construite pour regrouper les otages.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Entre mi-août et mi-décembre, des baleines à bosse viennent y mettre bas.
Kalyatalar başlarına toplar bulunmaktaydı.Les tableaux ont pris leur revanche.