Nerede başlarım?Where do I begin?
Önümüzdeki yılın başlarında Avustralya'ya gitmeyi planlıyoruz.We plan to go to Australia early next year.
Yarın erken başlarım, belki erken uyumalıyım.I start early tomorrow, maybe I should go to sleep soon.
Gerildiğimde, ben saatlerce yemek pişirmeye başlarım.When I'm stressed, I start cooking for hours.
Tom bu senenin başlarında öldü.Tom died earlier this year.
Bunu tek başlarına yapıyorlar.They're doing it by themselves.
Kötü bir ruh hali içinde olduğumda, şarkı söylemeye başlarım.When I'm in a bad mood, I start to sing.
Yerinde olsam hemen başlarım.If I were you, I'd start immediately.
Tom bu yılın başlarında emekli oldu.Tom retired earlier this year.
Öğlen başlarım.I start at noon.
Tom'la ilk tanıştığımda ergenlik yıllarımın başlarındaydım.I was in my early teens when I first met Tom.
Onu yaparlarsa o kadar hızlı dava edilecekler ki, bu nedenle başları dönecektir.If they do that, they'll be sued so fast it'll make their head spin.
Tom bu yılın başlarında tutuklandı.Tom was arrested earlier this year.
Tom bunu tek başlarına yapabilirdi.Tom could've done it by himself.
Tom ve Mary'nin ikisi de başlarını hayır anlamında salladılar.Tom and Mary both shook their heads no.
Onlar tek başlarına nasıl yaşayabilirler?How can they live with themselves?
Tom ve Mary yalnız başlarına biraz zaman istediler.Tom and Mary wanted some time alone.
Nasıl başlarız?How do we get started?
Başlarını bana getirin.Bring me their heads.
Tom ve Mary onu kendi başlarına yapıyorlar.Tom and Mary are doing that by themselves.
Tom ve Mary bunu tek başlarına yapıyor.Tom and Mary are doing that by themselves.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yapıyorTom and Mary are doing that on their own.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yapabileceklerini düşündüler.Tom and Mary thought they could do that by themselves.
Tom ve Mary kendi başlarına eve gitmek istemiyorlar.Tom and Mary don't want to walk home by themselves.
Tom ve Mary bunu tek başlarına yapmak istemiyorlar.Tom and Mary don't want to do that by themselves.
Tom ve Mary kendi başlarına evlerine dönebilirlerdi.Tom and Mary could've gotten home by themselves.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yapabildiler.Tom and Mary were able to do that on their own.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yapabilirlerdi.Tom and Mary could've done that by themselves.
Tom ve Mary tek başlarına eve döndüler.Tom and Mary got home all by themselves.
Tom ve Mary bütün bunları kendi başlarına yaptılar.Tom and Mary did that all by themselves.
Tom ve Mary kendi başlarına evlerine gitti.Tom and Mary got home by themselves.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yaptılar.Tom and Mary did that by themselves.
Tom ve Mary bunu kendi başlarına yaptı.Tom and Mary did that by themselves.
İslam'da kadınların dışarı çıktıklarında başlarını örtmeleri gerekir.In Islam, women should cover their heads when they go out.
Tom ve Mary tek başlarına sahildeydi.Tom and Mary were on the beach by themselves.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmak zorunda kaldılar.Tom and Mary had to do that by themselves.
Tom, Mary ve John'u tek başlarına bıraktı.Tom left Mary and John by themselves.
Tom ekim ayı başlarında Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston in early October.
Shag halıları 1960'ların başlarında popülerdi.Shag carpets were popular in the early 1960s.
Başları belada olabilir.They may be in trouble.
Tom ve Mary'nin başları dertte olabilir.Tom and Mary may be in trouble.
Tom ve Mary onu kendi başlarına yapmayı bitirdiler.Tom and Mary finished doing that on their own.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said that they knew they should do that alone.
Tom ve Mary her şeyi kendi başlarına halletmeyi başardılar.Tom and Mary managed to sort everything out on their own.
Tom ve Mary'nin bunu kendi başlarına yapmaları pek olası değil.Tom and Mary are unlikely to do that by themselves.
Başlarının belada olduğunu biliyorlardı.They knew they were in trouble.
Otuzlarının başlarındaydı.He was in his early thirties.
Günüme her zaman bir fincan kahveyle başlarım.I always start my day with a cup of coffee.
İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde çoğu kadın başlarını örtmüyor.In cities like Istanbul and Ankara most women do not cover their heads.
Ocak’ın başlarında Jacqueline Port-Royal’e gitmek üzere ayrıldı.In early January, Jacqueline left for Port-Royal.
1931'in başlarında, Luciano patronu Masseria'yı temizlemeye karar verdi.In early 1931, Luciano decided to eliminate Masseria.
(1900’lerin başlarında kadınların teleskop kullanmalarına izin verilmemekteydi.)(In the early 1900s, women were not allowed to operate telescopes.)
2009 yılının başlarında, PepsiCo, PepsiAmericas'ta% 41,1 hisseye sahipti.By early 2009, PepsiCo held a 41.1% stake in the PepsiAmericas.
İranlı kadınlar için hakları ve yasal statüleri 20. yüzyılın başlarından bu yana değişmiştir.For Iranian women, their rights and legal status have changed since the early 20th century.
1940'ın başlarında, Horowitz'in kayıt etkinliği Amerika'dayken yine yoğunlaşmıştır.Beginning in 1940, Horowitz's recording activity was again concentrated in the US.
Marr 1987'nin başlarında NME'ye şöyle söylemiştir: "Bütün plak şirketleri bizi görmeye geldi.Marr told NME in early 1987, "Every single label came to see us.
Pek çoğu Ekim başlarına kadar kabul etmedi.”Most did not accept it until early October."
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.The airport was heavily damaged during the civil war in the early 1990s.
Almanya ve Sovyetler Birliği arasındaki savaş durumu 1955 başlarında sona erdi.The state of war between Germany and the Soviet Union was ended in early 1955.
Kariyerinin başlarında, Wehner Monitor Group ve Hambrecht & Quist'te çalıştı.Early in his career, Wehner worked at Monitor Group and Hambrecht & Quist.