20. yüzyılın başlarında, bu kedilerin en iyi özelliklerini geliştirmek için seçici bir üreme programı kuruldu.Im frühen 20. Jahrhundert wurden Zuchtprogramme aufgelegt, um die Vorzüge dieser Katzen herauszuarbeiten.
Eylül başlarında kız kardeşi Erika'nın yanına Berlin'e gitti.Anfang September folgte Klaus Mann seiner Schwester Erika nach Berlin.
Başları yakınına birer kap bırakılmıştır.Es wurden Mischanlagen in deren Nähe errichtet.
Başları ve gözleri iridir.Die Stirn, die Augenumgebung sowie die Kehle sind weißlich.
1990'larında başlarında Sovyet Rusya çökerken, Ben Küba'yım filmi tamamen bilinmiyordu.Als die UdSSR in den frühen 1990er Jahren zerfiel, war Ich bin Kuba praktisch unbekannt.
Sihistler dinlerinin bir parçası olarak başlarına sarık takarlar.Ihre Knochenzellen ähnelten denen der meisten Heringsartigen (Clupeiformes).
Boyun omurları başlarını döndürmek için kaynaşmıştır.Und so steigt auch Käte wieder hinab zu den Ihren.
Oyundaki yeni ve eski karakterlerin başlarına gelenler oynanır.Alte und neue spielbare Charaktere kommen darin vor.
1941 yılının başlarında firmalar tasarımlarını sunmaya başladı.Bis Ende 1961 sollten die Unternehmen entsprechende Angebote eingereicht haben.
10. yüzyıl başlarında Abbasilerin gücü azalmaya başladı.Gegen Ende des 10. Jahrhunderts begann die Macht der Abbasiden zu bröckeln.
1999 başlarında, Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü (OPEC) başkanı oldu.1999 wurde er Präsident der Organisation erdölexportierender Länder.
1968 başlarında Güney Vietnam'da çarpışan ABD askerlerinin sayısı 500 bin'e ulaşmıştı.Bis 1968 erreichte die Zahl der in Vietnam befindlichen US-Soldaten über 500.000.
Yeniçeriler, başlarına Börk ismi verilen beyaz keçeden bir başlık giyerlerdi.Die Mitglieder nannten sich bérets blancs aufgrund der Uniform, die sie tragen.
Yeniden iskan edilmesi MÖ 1. binyıl başlarına denk gelmektedir.Langfristig bleibt jedoch die Rückkehr in die 1. Liga das Ziel.
Bu madde 1960’lı yılların başlarında batılı ülkelerin yüzey aktif madde ihtiyacının % 65’ini karşılamaktaydı.Dieses Tensid deckte zu Beginn der 1960er Jahre 65 % des Tensidbedarfes der westlichen Welt.
Başları bulutlardan bile yüksektir.Aus ihm ragen in größeren Abständen Schlangenköpfe heraus.
312 yılı başlarında Constantinus Alpleri aşarak İtalya'ya girdi.Im Frühjahr 312 marschierte Konstantin in Italien ein.
Schochwitz'de kısa bir süre kaldıktan sonra ailesi ile birlikte 1946 başlarında Arjantin'e kaçtı.Nach kurzem Aufenthalt in Schochwitz setzte sich Alvensleben 1946 mit seiner Familie nach Argentinien ab.
2012 yılının başlarında tanıtım etkinlikleri hızlanmıştır.Ab 2012 wurden die Datenübertragungsgeschwindigkeiten allerdings verdoppelt.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.Da man nichts findet, werden die beiden alleine auf der Insel zurückgelassen.
Şehir, Celali isyanları sırasında 17. yüzyıl başlarında tahribata uğradı.Zugleich musste die Stadt unter den Aufständen des 17. Jahrhunderts leiden.
1530 ile 17. yüzyılın başları arasında, Red Bay büyük bir balina avcılığı bölgesi idi.Etwa zwischen 1543 und dem frühen 17. Jahrhundert war Red Bay ein Zentrum baskischer Walfang-Aktivitäten.
Spencer, 2012 yılının başlarında profesyonel dalga sörfçüsü Maya Gabeira ile birliktedir.Von 2010 bis 2013 war Spencer mit der Profi-Surferin Maya Gabeira liiert.
Eylül 1939 başlarında siyasi karşıtların öldürülmeleri talimatını verdi.Ab Anfang September 1939 gab er Anweisungen zur „Sonderbehandlung“ (Ermordung) politischer Gegner.
Daha sonra katılımcılardan başlarının birkaç adım ötesinde altın bir enerji topunu hayal etmeleri istenir.Jeder will wenigstens einige goldene Federn ergattern.
1944 başlarında, 100.Bereits 1910, zum 100.
Kadınları şalvar giymekte ve başlarına çember denilen yazma örtmektedirler.Ein Handbrevier für Hochstapler und solche, die es werden wollen.
Başlarının belaya gireceğinden korkabilirler.Sie befürchtet, dass man ihnen auf die Schliche kommen werde.
Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar.Sie sind auf der Stirn zwischen den Augen eingelenkt.
Söderhamn, 17. yüzyıl başlarında kuruldu.Masserberg wurde am Ende des 17. Jahrhunderts gegründet.
Dinlenirken ise başlarını omuzlarının arasına eğerler.Bei ihrer Rückreise wurden sie in der Ajoie (dt.
Ağabeyleri bu başlarına gelenlerin Yusuf'a yaptıklarının cezası olduğunu düşündüler.Inzwischen bereut er, was sie ihrem Bruder Joseph angetan haben.
1933 yılı başlarında Hannover'de Piyade Lideri VI'ya transfer oldu.Im Frühjahr 1933 erfolgte die Versetzung auf die Stelle des Infanterieführers VI in Hannover.
Yeni aracı Ford Focus olarak adlandırma kararı 1998 başlarında alınmıştır.Als Nachfolger lässt sich die Anfang 1999 eingeführte Stufenheckvariante des Ford Focus betrachten.
20. yüzyılın başlarında da sanayi gelişmeye devam etti.Anfang des 20. Jahrhunderts wuchs das Werk weiter.
20. yüzyıl başlarında yerleşim tren yolu sayesinde gelişti.Anfang des 20. Jahrhunderts erfolgte der Bau der Eisenbahnstrecke.
1990'ların başlarında Kafkasya Seyahat ajansında bir dağ rehberi olarak çalıştı.Dort begann er Anfang der 70er Jahre als Träger im Bergtourismus zu arbeiten.
2008 yılının başlarında, kent belediyesi elektronik arabalar için pilot uygulama başlattı.Seit Anfang 2012 erprobt die Berliner Polizei Elektroautos.
1980'li yılların başlarında ekonmik bunalım Macaristan'ın dışa açılmasını hızlandırdı.Sinkende Zuckerpreise Anfang der 80er Jahre verschärften die Krise zusätzlich.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Aristobul und seine Söhne führte er gefangen nach Rom.
Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.Oder man redet gar nicht mit ihnen selbst.
Fakat şeytanın işi yoktur ve yolculuklarında başlarına bela olacak çoraplar örer.Er ist zwar keine Inkarnation des Teufels, trägt aber seine Züge.
1967 yılı başlarında Esquire dergisinin atıl durumdaki müzik bölümünde yazması üzere teklif aldı.1967 übernahm er die Musikkolumne in der Zeitschrift Esquire.
2007 yılının başlarında, Teška industrija yeni bir albümün yayımlanmasıyla tekrar bir araya geldi.Erst Ende 2007 fand sich die Gruppe wieder zusammen, um an einem neuen Album zu arbeiten.
Bu yüzden kendi başlarına geçimlerini sağlayamazlar ve "dinleyenler" onların ihtiyaçlarını temin ederler.Die Oberen dürfen nicht die Beichte Untergebener hören, es sei denn, diese bitten von sich aus darum (can.
1933 yılının başlarında Tedbir (Die Maßnahme) adlı oyun polis tarafından yasaklandı.Zu Beginn des Jahres 1933 wurde eine Aufführung von Die Maßnahme durch die Polizei unterbrochen.
Kendi başlarına doğru veya yanlış değillerdir.Sie können nicht für sich wahr oder falsch sein.
(XVIII yüzyılın 40. yılları - XIX yüzyılın başları).(74 Kurzgeschichten aus dem 20. Jahrhundert)
İstilanın başlarında Pers kuvvetleri açık bir üstünlüğe sahiptiler.Ein Krieg zwischen den Großmächten schien unmittelbar bevorzustehen.
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Die Toten waren mit dem Kopf nach Westen und den Füssen nach Osten im Grab abgelegt worden.
Daha çok 1970'li yıllarda ve 1980'lerin başlarında Clint Eastwood'la birlikte çektikleri filmlerle tanınır.Bis zu Beginn der 1980er Jahre war Green an mehreren Filmen von und mit Clint Eastwood beteiligt.
En büyük başarısı, 1038 başlarında, Sicilya'yı Araplardan kısmen yeniden feth etmesidir.Sein größter Erfolg war die teilweise Rückeroberung von Sizilien von den Arabern ab 1037.
Bu yöntemler tek başlarına değil genellikle birkaç tanesi ardışık olarak uygulanmıştır.Diese Methode wird häufig angewandt, jedoch selten als Einzelverfahren.
Ancak 20. yüzyılın başlarında Finler arasında bağımsızlık istekleri arttı.Seit Anfang des 20. Jahrhunderts gab es immer stärker werdende Unabhängigkeitsbestrebungen.
20. yüzyıl başlarında Alman futbolunun en başarılı teknik adamlarından olmuştur.Er zählte Anfang der 1980er Jahre zu den besten Technikern der deutschen Skinationalmannschaft.
1903 yılının başlarında işlerini sergiledi.Erst Anfang 1903 gründete er das Unternehmen.
Kanije Kalesi 13. yüzyıl sonu ya da 14. yüzyıl başlarında inşa edildi.Die Saalkirche wurde am Ende des 13. oder Anfang des 14. Jahrhunderts errichtet.
Ağustos ayı başlarında imha olunan orduların yerini yenileri almıştı.Ende Dezember hatte die Armee die übrigen Pioniere entwaffnet.
Orta Çağ'ın başlarında Bari ve Otranto'da büyük Yahudi cemaatleri bulunmaktaydı.Bereits in Mittelalter und früher Neuzeit gab es jüdische Einwohner in Warburg.
1980'lerin başlarında hükümet, ilk özel okulun açılmasına izin verdi.Sie wurde Anfang der 1970er Jahre abgerissen, um der städtischen Hauptschule Platz zu machen.