Şeytan onların başlarına dikilip Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır.Satan has gained the mastery over them, and caused them to forget God's Remembrance.
Dileseydik gökten bir delil indirirdik onlara, onun karşısında başlarını eğerlerdi, kalakalırlardı.If We will, We shall send down on them out of heaven a sign, so their necks will stay humbled to it.
Bağış, kendi yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.And shave not your heads, till the offering reaches its place of sacrifice.
Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.And shave not your heads, till the offering reaches its place of sacrifice.
Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.And shave not your heads, till the offering reaches its place of sacrifice.
Dikkat et, başlarını asıl kendileri derde soktular.Have not such men fallen into temptation?
Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı öfkeden parmak uçlarını ısırırlar.And when they are alone, they bite their fingertips at you in rage.
Nihayet onu Fir'avn ailesi aldı ki, kendilerine bir düşman ve başlarına derd olsun.And the household of Fir'awn took him Up, that he should become unto them an enemy and a grief.
Allah onları(n evlerini, barklarını) yıkıp başlarına geçirmiştir.Allah annihilated them.
(Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir.Upon them shall be the evil turn of fortune.
Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.Allah hath sealed up their hearts, so they know not.
O çirkin belalar kendi başlarına olsun!Upon them shall be the evil turn of fortune.
Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?They await but the Hour: that it should come upon them of a sudden, while they perceive not.
Çünkü onlar öylesine bunaldılar ki dünya bütün genişliğine rağmen başlarına dar geldi.Thereafter He relented toward them, so that they might repent. Verily Allah!
İnsanlar, hiç farkında değillerken o kıyamet ansızın başlarına gelivermesini mi bekliyorlar?They await but the Hour: that it should come upon them of a sudden, while they perceive not.
Başlarına iyi bir şey gelse, "Bu ALLAH tarafındandır," derler.And if there betideth them some good, they say: this is from God.
Başlarına gelecek azab zamanı, sabah vaktidir.Indeed, morning is their appointed time.
Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.Verily! Fir'aun (Pharaoh), Haman and their hosts were sinners.
Başlarına iki misli olarak gelen felakete siz de uğrayınca, bu da nereden dediniz.And when a calamity befell you, even after you had inflicted twice as much, you said, “How is this?”
Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler.Divorced women shall wait by themselves for three periods.
Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.Divorced women shall wait by themselves for three periods.
Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır.He is with them, as they plot by night with words He does not approve.
Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.God has sealed their hearts, so they do not know.
(O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir).Allah is the best of those who scheme.
(Onların, müslümanlar için istedikleri) Kötü olaylar, kendi başlarına gelsin.They shall be afflicted with misfortune, Allah is wroth with them.
Ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, işte o zaman insan pek nankördür!But if any misfortune afflicts them on account of their deeds, man is utterly ungrateful.
Müslümanlar için bekledikleri kötülük çemberi başlarına gelsin!They shall be afflicted with misfortune, Allah is wroth with them.
Kötülük onların başlarına gelmiştir.They shall be afflicted with misfortune, Allah is wroth with them.
Geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde yine de onlar iman etmezler.This has been the wont of people of this kind from ancient times.
Kötülük, onların başlarına dönsün!They shall be afflicted with misfortune, Allah is wroth with them.
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.The evil of their deeds will appear to them, and they shall be encompassed by that they mocked,
Kendilerinden önce gelip geçmiş milletlerin başlarına gelen olaylara dair haber onlara ulaşmadı mı?Have they not heard the news of those who have gone before them?
Dini inkâr edenlere ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar sular dökülür.Garments of fire have been prepared for the unbelievers.
Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.They, too, will watch.
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir.They will become subject to punishment because of their injustice.
Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler.The wives of those of you who die have to wait for a period of four months and ten days.
Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.If you experience a seminal discharge, manage to take (the required) bath.
Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim.I gave a respite to the unbelievers (so that they would repent, but they did not).
Zaten kendileri de başlarına geleceği yakında göreceklerdir.They, too, will watch.
Başlarına inecek azabı gözetle!and watch.
Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı.But God struck at the foundations of their building, and the roof fell down upon them from above.
Kartuş Başlarını TemizleClean Print Heads
19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyılın başlarında yaklaşık 36.000 kişi Osmanlı'dan Meksika'ya göç etti.About 36,000 people under Ottoman rule left for Mexico between the late 19th and early 20th century.
Yüzyıl Başlarından Kamboçya Fotoğrafları ile Zamanda Yolculuk EdinTravel Back in Time With These Photos of Early 20th-Century Cambodia · Global Voices
Bu arada, Porto Rikalılar başlarına gelebilecek her şey için hazırlanıyorlar.Meanwhile, Puerto Ricans try to prepare for what comes ahead.
Bu yılın başlarında Orta Doğu'dan gelen göçmenlere karşı yürüyüş yaptılar.Earlier this year, they rallied against immigrants from the Middle East.
Dava Nisan ayı başlarında sona erdi.The trial ended in early April.
Festivalin başlarında yaşanan bazı olaylar gerilimi artırdı.A number of incidents early on in the festival raised the level of tension.
Temmuz ayı başlarında, avro 81,5 dinar civarındaki önceki seviyesine döndü.By early July, the euro reverted to its earlier level of around 81.5 dinars.
Aday, bu haftanın başlarında Brüksel'e yaptığı bir ziyarette Avrupalı liderlerle bir araya geldi.During a visit to Brussels earlier this week, he met with European leaders.
Bu haberlerden yola çıkan Milosavlyeviç, bu ayın başlarında sürüyü ziyaret etti.Prompted by these reports, Milosavljevic visited the herd earlier this month.
Düşük ücretler tek başlarına haksız rekabete yol açmazlar.Low wages, by themselves, are not an unfair competitive tool.
Bono ve basçı Adam Clayton bu ayın başlarında Maksimir Stadyumu'da görülüyor. [Getty Images]Bono and bass player Adam Clayton at Maksimir Stadium earlier this month. [Getty Images]
Topiç, "Kendi başlarına düşünebilen kritik bir aydın kitlesi yok."There is no critical mass of intellectuals who think on their own.
Bazı araç sahipleri kendi başlarına araştırma yapıyor.In an effort to get back their cars, some owners have been conducting investigations on their own.
Demokratik Hareket Partisi'nin (SDA) iki önemli üyesinin yasayla başları dertte.Two key members of the Party of Democratic Action (SDA) are in legal hot water.
Ülkelerin katılımı 2007 başlarında planlanıyor.Their entry has been scheduled for early 2007.
Aday statüsü ancak önümüzdeki yılın başlarında alınabilir.That could happen around the start of next year.
Atina Borsası, 2003 yılı başlarında yürürlüğe girecek yeni FTSE/ASE 140 Endeksini duyurdu.The Athens Stock Exchange announced the launch of its new FTSE/ASE 140 Index in early 2003.
Aday ülkeler aldıkları yardımı kendi başlarına yönlendirebilecekler.These countries will also be given the opportunity to manage assistance on their own.