Ana içeriğe geç
Sözlük

basları ile cümle

basları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.They shall know that I am Yahweh: I have not said in vain that I would do this evil to them.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.They are feared and dreaded. Their judgment and their dignity proceed from themselves.
Başlarını kaldırınca İsadan başka kimseyi göremediler.Lifting up their eyes, they saw no one, except Jesus alone.
Sonra öğrenciler tek başlarına İsaya gelip, ‹‹Biz cini neden kovamadık?›› diye sordular.Then the disciples came to Jesus privately, and said, "Why weren't we able to cast it out?"
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.They went away in the boat to a deserted place by themselves.
Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler.for it was very big. Looking up, they saw that the stone was rolled back.
Bunların hepsi soy kütüğüne göre boy başları ve önderlerdi. Yeruşalimde yaşadılar.These were heads of the fathers, by their generations, chief men. These dwelt in Jerusalem.
Başlarına gelecek azab zamanı, sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?"Their hour of doom is in the morning: Is not the morning nigh?"
(Ey Muhammed), bu sana anlattıklarımız, o kentlerin haberlerinden(başlarına gelen olaylardan)dır.These are a few accounts of settlements that We narrate to you.
Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: "Ne zaman o?" diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Böyle bahçelerde, çeşme başlarında?In these gardens and these springs,
(Başları öne eğik, utançtan yüzleri kızarmış. Cevap verecek durumda değillerdir).They will submit to questioning then,
Tomurcukları, şeytanların başları gibidir.Its spathes are like the prickly pear.
Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.And wait; they will come to know soon.
Kazandıklarının kötülükleri, sonunda başlarına geldi.Then the worst of what they had done overtook them.
Yaptıkları işler başlarına inerken zalimlerin, korkudan titrediklerini görürsün.You will see the evil-doers full of fear of what they deserve, yet it will come to pass.
Bahçelerde ve çeşme başlarında.In the midst of gardens and of springs,
Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir).So you wait. They are also waiting.
(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.Unheady, uninebriating;
Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalpleri (sanki) bomboştur.(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.
Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?"They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.Every one of them will come before Him all alone on the Day of Resurrection.
Onun tomurcukları, şeytanların başları gibidir.Its spathes are like the prickly pear.
Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.Unheady, uninebriating;
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar-başlarındadır;Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Şüphe yok ki, inkar edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.As for those who deny, it is all the same if you warn them or not, they will not believe.
Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar?Can they expect anything but what the people before them had known?
Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır.That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise.
Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Dilesek onları yere geçirir veya göğün bir parçasını başlarına indiririz.We could cleave the earth and sink them, if We pleased, or drop a fragment of the sky upon them.
Bunun için, işledikleri kötülükler başlarına geldi.Then the worst of what they had done overtook them.
Bunlar içinde zulmedenlerin de kazandıkları kötülükler başlarına gelecektir.So will the evil deeds of those who are sinners among them recoil back on them.
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken, zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün.You will see the evil-doers full of fear of what they deserve, yet it will come to pass.
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Şeytan onların başlarına dikilip Allah'ı anmayı unutturmuştur.Satan has got the better of them. and made them forget to remember God.
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Sonra başlarını eğdiler ve andolsun ki dediler, sen de bunların konuşmadığını bilirsin.Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Yoksa çokları dinlerler ve akıllarını başlarına alırlar mı sanıyorsun?Or do you think that most of them hear or understand?
Tomurcukları Şeytanların başlarına benzer.Its spathes are like the prickly pear.
Onlar, kıyametin gelmesinden, apansızın başlarına kopuvermesinden başka bir şey mi bekliyorlar?Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, ırmakların başlarında.Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and light,
O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.Unheady, uninebriating;
Şüphe yok ki çekinenler, gölgeliklerdedir ve pınar başlarında,Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Bunun üzerine başlarını sana doğru alaylı bir biçimde sallayarak şöyle konuşacaklar: "Ne zaman o?"They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Başlarının üstünden de kaynar su dökülmektedir.Boiling water will be poured down over their heads
Tomurcukları tıpkı şeytanların başlarıdır.Its spathes are like the prickly pear.
Bahçelerde, pınar başlarında.In the midst of gardens and of springs,
Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.Unheady, uninebriating;
Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
(Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve "Ne zamanmış o?" diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!Boiling water will be poured down over their heads
Hala (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti.Will they not fear and take heed?"
"Böyle bahçelerde, çeşme başlarında?"In these gardens and these springs,
Sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!And then what they were promised comes upon them,
Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizlige düşüverirler.When misfortune befalls them as a result of what they have done themselves, they begin to despair.
Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir.Its spathes are like the prickly pear.
Bunlardan da zulmedenlerin işledikleri kötülükler, başlarına gelecektir.So will the evil deeds of those who are sinners among them recoil back on them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod