bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Fikirlerinizi başkaları için zorlamaya çalışmamanız gerekir.You should not try to force your ideas on others.
Başkalarına bağlı olmak sık sık gereklidir.It is often necessary to depend upon others.
Başkalarının söyledikleri hakkında üzülme.Don't worry about what others say.
Başkalarının işlerine karışmayın.Don't interfere in others' affairs.
Başkalarının işlerine burnunu sokma.Don't pry into the affairs of others.
Bunu başka biri için değil, kendin için yap!Do it for yourself; not for someone else.
Başkalarından çalmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than steal from others.
Başkalarının duygularına dikkat etmelisiniz.You should be careful of the feelings of others.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
Başkalarının başarılarını kıskanmamalısın.You must not be jealous of others' success.
Başkalarını rahatsız etmemek için sessizce çalışın.Work quietly lest you disturb others.
Başkalarıyla alay etmemeliyiz.We should not make fun of others.
Başkalarını işaret etmek kabalıktır.It is rude to point at others.
Başkalarını göstermek kabalıktır.It's not polite to point at others.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Başkalarına güvenmemelisiniz.You should not rely on others.
Birçok insan için, o bir mucizeden başka bir şey değildi.To many people, it was nothing short of a miracle.
Taro sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi gitar çalar.Taro plays the guitar better than any other boy in his class.
Taro, başkanın güveninden hoşlanıyor.Taro enjoys the confidence of the president.
Onu alanın başka biri olduğuna memnun oldum.I am glad it was someone else who got it.
Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.Some children resort to suicide in order to escape from unbearable pressure.
Onun için beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing for it but to wait.
Başkan zorluklarla başa çıkabilir.The President is capable of handling the difficulties.
Başkanın ciddi sorumlulukları var.The president has grave responsibilities.
Devlet Başkanının korumaları girişin önünde konuşlandırıldılar.The President's guards are stationed in front of the entrance.
Başkan'ın konuşması Amerikan halkında bir değişiklik getirdi.The President's speech brought about a change in the American people.
Başkanın görev süresi dört yıldır.The president's term of office is four years.
Başkan bu sabah Amerika'ya hareket etti.The President left for America this morning.
Başkan planın lehinde miydi?Was the president in favor of the plan?
Başkan soruyu cevaplamayı reddetti.The President refused to answer the question.
Başkan o ay Fransa'yı ziyaret ediyordu.The president was visiting France that month.
Başkan yasa tasarısını veto etti fakat Kongre onun vetosunu geçersiz kıldı.The President vetoed the bill, but Congress overrode his veto.
Başkan TV'de ulusa seslendi.The President spoke to the nation on TV.
Başkan prensiplerinden vazgeçmedi.The President took a hard line.
Başkan, askeri güçleri çağırdı.The President called out the troops.
Başkan ulusa sesleniş konuşması yaptı.The President made an address to the nation.
Başkan, halkı yoksulluk ve hastalıklarla mücadelede birleşmeye çağırdı.The president called on the people to unite in fighting poverty and disease.
Başkan enerji tasarrufu yapmak için herkesi aradı.The President called on everyone to save energy.
Başkan kendine rağmen güldü.The president laughed in spite of himself.
Başkan arabaya biniyor.The president is getting into the car.
Başkan yeni bir plan önerdi.The President offered a new plan.
Başkan genel af ilan etti.The president granted a general pardon.
Başkan büyük bir dinleyiciye hitap etti.The president addressed a large audience.
Devlet başkanı köleliği kaldırdı.The president abolished slavery.
Başkan çoğunluğun oyu ile seçilecek.The president shall be selected by majority vote.
Başkan onu dışişleri bakanı olarak atadı.The President nominated him to be Secretary of State.
Başkan barış ister.The President desires peace.
Başkan barış istiyor, değil mi?The President desires peace, doesn't he?
Başkan Japonya ziyaretini erteledi.The president put off visiting Japan.
Başkan yarın bir açıklama yapacak.The President is to make a statement tomorrow.
Başkan şu an Miami'de.The president is presently in Miami.
Başkan gelecek ay Washington'dan Paris'e hareket eder.The President leaves Washington for Paris next month.
Başkan adayı olarak yetiştiriliyordu.He was being groomed as a presidential candidate.
Başkan bize şahsen ofisine kadar kılavuzluk etti.The president conducted us personally to his office.
Başka şekilde bakacağım.I will look the other way.
Ben başka birini istiyorum.I want somebody else.
Kim başkan seçilecek?Who will be elected chairman?
Kimin başkan olarak seçilmesi gerektiğine dair hararetli bir tartışma vardı.There was a heated argument as to who should be appointed chairman.

İlgili Sayfalar